İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 138. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 138. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Temmuz 2010 · 995 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 21 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 995 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bugün, yerel basının sorunlarının tartışılmasını, bir komisyon kurularak bu tartışmaların katılımı da temin ederek sonuçlandırılmasını ve alınması gereken tedbirlerin yetkililere iletilmesini amaçlayan bir araştırma önergemiz var, bunun gündeme alınmasını talep etmiştik. Bunun gündeme alınmasının gerekçelerini yüce heyete arz etmeye çalışacağım.

Değerli milletvekilleri, bu Meclisin, siyasi partilerimizin, siyasi kimliklerimizin, hatta ülkemizin, milletimizin en önemli ortak paydası demokrasimizdir. Demokrasi, milletimizin kendi geleceğine kendi özgür iradesiyle karar verebilmesi, bu kararı bir katılımla gerçekleştirmesi meselesidir. Çok sorunlarımız olur, bu sorunların çözümü konusunda en azından tarafları katamazsak, milleti katamazsak oluşturacağımız çözümlerin kalıcı olmasını, etkili olmasını beklememek lazım.

Demokrasi bu ülkenin en önemli ortak paydasıdır. Demokratik sistem içinde basın, medya, en az taraflar veya siyasi partiler kadar, yasama kadar, yargı kadar yani bu toplumun adına karar veren, yetki kullanan üç kuvvet olarak tanımladığımız yasama, yürütme ve yargı kadar önemli bir kamusal güçtür, bir kamu gücüdür. Dolayısıyla, demokrasinin olmazsa olmaz şartı özgür bir medyadır, özgür bir basındır. Bu şekilde toplum kendi geleceğine kendi sözcüleri vasıtasıyla, siyaset vasıtasıyla, yasama vasıtasıyla, milletvekilleri, siyaset kurumları vasıtasıyla katkı verecektir; medya vasıtasıyla da iktidarı ve muhalefeti hem yönlendirecek hem de denetleyecektir. Basın, demokrasilerde en az siyasi partiler kadar önemlidir, en az özgür bir yasama kadar önemlidir. Bu sebeple, basının sorunları demokrasinin birincil sorunlarıdır. Demokrasi konuşulunca mutlaka basını, basın özgürlüğünü ve basın kurumunun sorumluluklarını ve sorunlarını konuşmak bir zorunluluktur.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde, gerçekten, birçok yanlışına, eksiğine rağmen çok güçlü bir basın, medya sektörümüz bulunmaktadır. Yetişmiş basın mensupları, kurumlar, kurallar, demokrasiyi güçlendiren, zenginleştiren bir medya katkısını, basın katkısını bir kazanım olarak, milletimizin, ülkemizin bir başarısı olarak değerlendirmek mümkündür. Her ne kadar özellikle son dönemlerde siyasi iktidar basını kontrol etmek, basın üzerinden bir yönlendirmeyle kamuoyunu yönlendirmek gibi bir niyet taşıyorsa da, bu yönde çok ağır birtakım uygulamalar yaşanıyorsa da ve buna maalesef basın mensupları işletmenin kârlılığı hassasiyetiyle boyun bükmek durumunda kalmışlarsa da yine de basının demokrasimizde, ülkemizin yönetiminde ve geleceğinde önemini vurgulamak bir zorunluluktur diye düşünüyorum.

Basını ayırmamak gerekiyor yani yaygın basın veya yerel basın olarak ayırmamak gerekiyor denilebilir ama bence demokrasinin toplumsallaşmış yüzü olarak yerel basını bir ayrı değerlendirmemiz gerekir. Basın, medya dediğimiz, özellikle reklam verenlerin yönlendirdiği, etki altında tuttuğu yaygın basın dediğimiz yazılı ve görsel basının demokrasiye katkısı mutlaka siyasetin etkilenmesiyle sınırlı, objektif olmayabiliyor. O noktada muhalefet partileri olarak bizim çok yoğun tepkilerimiz de var, tenkitlerimiz de var ama yerel basın öyle değil. Türkiye'nin her bölgesinde, en ücra yerlerinde bile bir gazete çıkmaktadır. O gazete vasıtasıyla o bölgenin insanları sorunlarını yetkililere, siyasete, karar vericilere ulaştırmaktalar. O yerel basın, hem yerel yöneticileri hem genel siyaseti, bulundukları yerden gördükleriyle değerlendirmekte, dillendirmekte ve toplum adına doğrunun yapılması, hakkın yerine gelmesi için bir hizmet üretmektedirler. Bunun için basın özgürlüğü, basının demokrasi içerisindeki yeri konuşulurken özellikle yerel basını ayrıcalıklı olarak ve öncelikli olarak konuşmak bir zorunluluktur diye düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, yerel basınımızın birçok sorunu bulunmaktadır. Bu araştırma önergemizin amacı ve gerekçesi yerel basının önemini ifade etmekle birlikte sorunlarını ifade etmek için verilmiştir. Aslında mümkün olabilse -Genel Kurulumuzda bu dönemde çok sayıda basın mensubu arkadaş milletvekili olarak bulunmaktadır- bu Genel Kurulun, bu Meclisin, basının sorunlarını izlemek, takip etmek, çözümlerini üretmek noktasında sürekli çalışan bir komisyonunun olması çok daha doğru olur, çok daha gerekli olur çünkü basın mensupları siyaset ve siyasetin fonksiyonuyla iç içe bir görev yaptıklarından, burada onların bir ayağının olmasının, onların adına burada milletvekillerinden oluşan bir komisyonun olmasının birçok faydası olacaktır diye düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, yerel medyanın bir başka özelliği de küçük olmalarıdır. Bu sebeple, farklı olanın, küçük olanın, hatta aykırı olanın korunması, demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından biridir. Büyük medya kuruluşları, güçleriyle kendi işletmelerinin çıkarlarını koruyabilir veya işte, kendi yayın politikaları doğrultusunda siyasi iktidarın baskılarına direnebilirler ama yerel medyanın, kıt kanaat, kıt imkânlarla görev yaptıkları için mutlaka korunmaları gerekir. Burada, kısaca, yerel basının…

Yerel basının şu özelliğini de bir ifade etmek gerekir: Kabul etmek gerekir ki son zamanlarda yerel basın kuruluşları kendi aralarında bir örgütlü güç de oluşturmuşlardır. Bu örgütlü gücün yerel medyayı geliştirmek ve korumak noktasında çok önemli fonksiyonlarının olduğunu da ifade etmek lazım ve bu yerel örgütlenmeyi -yerel basın kuruluşları arasında bu örgütlenmeyi- başaran insanlara da buradan şükranlarımı sunuyorum.

Yerel medyanın çok önemli sorunu iktisadi sorunlar, ekonomik sorunlardır. Bu noktada hükûmetin, iktidarların yerel medyayı bu anlamda desteklemesi lazım. Özellikle önümüzdeki dönemde RTÜK Yasası’nda yeni değişiklikler yapılacak. RTÜK Yasası’nda mutlaka küçük basını, yerel basını koruyucu birtakım tedbirleri geliştirmemiz gerekiyor. Yerel medyada önemli teknolojik yenilenme zorlukları yaşanmaktadır. Eleman yetiştirme, eğitim zorlukları yaşanmaktadır ve yerel medyada bir ömür tüketmiş olan insanların sosyal güvenliklerini düzenlemek gerekiyor, desteklemek gerekiyor. Onun için önümüzdeki dönemde çıkartılacak RTÜK Yasası’nda yerel medyanın sorunlarının çözümüne bir hukuk oluşturmak, inanınız ki burada yapabileceğimiz en hayırlı görevlerden de biri olacaktır.

Bu sebeple, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bugün bu araştırma önergesini buraya getirerek dikkatinize sunmak istediğimiz husus, siyaset eğer bu millet adına görev yapıyorsa ve bu görevi başarıyla yapmak gibi bir kaygısı varsa, böyle bir amacı varsa, yerel basını yani yerelde, taşrada yaşayan, küçük beldelerde, ilçelerde yaşayan insanlarımızın sorunlarına çözüm hatta çözümlerine sözcülük yapan gazetelerimizin, televizyonlarımızın, yerel medyamızın sorunlarını sürekli takip edecek, dillendirecek ve ona uygun hukuk geliştirecek bir komisyonun kurulmasını çok gerekli, çok faydalı, çok hayırlı bir iş olarak görmekteyiz. Bu önergeyi bunun için verdik.

Tabii diyeceksiniz ki “Meclisimizin gündemi yoğundur, komisyonlar da doludur, boş oda yoktur.” Ama inanınız ki Türkiye’de iki bine yaklaşan gazete, beş yüze yaklaşan televizyonla devasa bir yerel medya ordusunun sorunlarına çözüm üretecek böyle bir komisyona bu Meclisin vereceği bir oda mutlaka olmalıdır, çünkü bu Genel Kurulda, her partide, gazeteci olan, televizyoncu olan, yerel medya mensubu gazeteci olan arkadaşlarımız bulunmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Başkan.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Bu arkadaşlarımızın katılımıyla, bana göre sürekliliği olan bir komisyon kurulmasının hem bize hem ülkemize hem yerel medyaya ve tüm anlamda da basına bir katkı vereceğini, bunun da demokrasimize bir katkı vereceğini, ülkemizin geleceği açısından, milletimizin kendi geleceğine kendi özgür iradesiyle karar vermesi açısından çok değerli, çok hayırlı bir iş olacağını düşünüyorum. Böyle bir komisyon kurulmasını sizin takdirlerinize sunuyorum.

Saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

61 konuşma daha · 21 Temmuz 2010

61 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook