İçtüzük 63'e göre
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Ekim 2010 · 870 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şandır (MHP), 20 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜK 63'E GÖRE); konuşma 870 kelime.
Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “İçtüzük 63'e göre”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-10-20-ictuzuk-63-e-gore (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkanım, tabii, İç Tüzük’te bir başka imkân olmadığı için İç Tüzük 63’e göre usul tartışması başlattık; yoksa, maksadım, yapılan bir yanlışlığı sayın milletvekillerinin takdirine ve bilgisine sunmak amacı taşımaktadır.
Değerli milletvekilleri, öncelikle yüce heyetinize saygılar sunuyorum.
Bakınız, bu Sayıştay Kanunu, uzun müddetten bu yana Meclisimizin ilgili Komisyonunda tartışılıyor. Ben ölçüm yaptırdım, bu Kanun yaklaşık 25 bin kelimeden oluşuyor. Plan ve Bütçe Komisyonundan çıkan kanun 25.651 kelime, buna yazılan muhalefet şerhlerinin toplamıysa yine yaklaşık 23 bin kelime. Yani, bu kanun, Komisyonda, Parlamento tarafından, iktidar partisi grubu, muhalefet partileri grupları tarafından ısrarla tartışılmış, muhtemel bürokratların da katkılarıyla bir şekle ulaştırılarak buraya getirilmiştir, ama burada, iktidar partisinden bir grup arkadaşın verdiği bir önergeyle bu kanunun esası olan, yani Sayıştayın denetim yetkisini tanımlayan 2’nci maddesinin (d) fıkrasındaki performans denetiminin tanımını ortadan kaldırıyor.
Değerli arkadaşlar, bakın, bu kanunun gerekçesinde, bu kanun teklifini getiren sayın milletvekillerinin de ifade ettiği “Dağıtılan kaynakların etkin, verimli ve tutumlu kullanımını sağlamak…” yani, kamu kaynaklarının etkin, verimli ve tutumlu kullanımını denetlemekle görevli Sayıştay ve bu şekilde tanzim edilmiş, gayet de doğru tanzim edilmiş. Deniliyor ki (d) fıkrasında: “Performans denetimi: Hesap verme sorumluluğu çerçevesinde idarelerce belirlenen hedef ve göstergeler ile ilgili olarak faaliyet sonuçlarının ölçülmesi…” Tamam, burayı muhafaza ediyor ama şu kısmı çıkartıyor, diyor ki: “değerlendirilmesi, kamu kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının incelenmesini...”
Sayıştayın bu yetkisini bu önergeyle bu kanun metninden çıkartıyoruz. O zaman Sayıştay neyi denetleyecek? Değerli arkadaşlar, Sayıştay neyi denetleyecek? Bu Sayıştay, sizin adınıza, Türk milleti adına kamu kaynaklarının etkin, verimli ve tutumlu denetimini yapmadıktan sonra görevini yapmış olacak mı?
Ben Sayıştay Başkanını da açıklama yapmaya davet ediyorum. İç Tüzük 62’ye göre Sayıştay Başkanı burada görüş bildirebilir.
Bir başka soru soruyorum: Bu kanun Hükûmet tarafından veya işte kanun hazırlayıcıları tarafından uzun müddet düşünülerek, danışılarak hazırlanmış. Hükûmet tarafından, ilgili kurumlar tarafında tartıştırılmış, Meclis Komisyonunda çok uzun müddet tartışılmış. Dediğim gibi 23 bin kelimelik muhalefet şerhi yazılmış bu kanuna. Yani Meclisimiz bu kanuna verdiği önemi orada ifade etmiş ve kararlaştırılmış. Hükûmetten gelen tasarı belli, teklif belli veya işte teklif sahiplerinin teklifi belli, Komisyondan çıkan teklif de belli, şimdi burada bir önergeyle Sayıştaya danışmadan, Komisyona danışmadan 5 milletvekilinin getirip burada bir önergeyle hem Komisyonu zor durumda bırakıp takdire bırakmasını hem de konuyla ilgisi olmayan Sayın Bakanın bir mecburiyetiyle sizleri de parmak kaldırıp parmak indirmek gibi görüntüyle mecburiyete bırakan, böyle bir duruma düşüren bu düzenlemeye itiraz etmemiz lazım.
Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak hukuk koyucu bir müessesedir, hukuk bozucu bir görev yapamaz, yapmamalıdır.
Sayın Ahmet İyimaya’nın, çok yetkin bir şeklide tanımladığı hukuk bozuculuğun maalesef şimdi bir örneğini yaşıyoruz burada. Ben şimdi bu önergeyi veren arkadaşlarımın neden böyle bir tanım değişikliği yaptıkları gerekçesini burada anlatmalarını istiyorum ve bu anlatıma karşı Komisyonun görüş ifade etmesini, Sayıştay yetkililerinin burada görüş ifade etmesini istiyorum. Bunları yapmadan, el kaldırıp, el indirerek, parmak sayarak, böyle kararlaştırılmış ve gerçekten uluslararası düzlemde tanımlanmış bir hususu böyle değiştirmeye kalkarsanız -buranın görevi hukuk kurmak- ihtiyaca cevap verecek, evrensel normlar getirecek bir hukuk kuruculuğu, koyuculuğu değil, hukuk bozuculuğu olur. Türkiye Büyük Millet Meclisini hukuk bozuculuğuna alet etmeye de kimsenin hakkı yok.
Değerli milletvekilleri, söylediğimizin gerekçesi olarak ifade ediyorum. Lütfen dikkat ediniz. El kaldırıp, indiriyorsunuz. Geleceğe karşı sorumluluğunuz var, hukuka karşı sorumluluğunuz var.
Bakınız, uluslararası denetim standartları içinde kabul edilen INTOSAI (Uluslararası Yüksek Denetim Kurumları Teşkilatı) performans denetimini aynen Plan ve Bütçe Komisyonundan çıktığı şekliyle tanımlıyor. Yani uluslararası normların dışında yeni bir hukuk performans denetimi getirmenin gerekçesi nedir? Nedir sizin mecburiyetiniz? Kamu kaynaklarının etkin, verimli ve tutumlu kullanılmasının denetlenmesinden niye korkuyorsunuz? Neden kaçınıyorsunuz? Nedir amaç? Yani bu soruların cevabı verilmeden, gerekçe anlatılmadan, konunun uygulayıcısı Sayıştayın onayı alınmadan, burada, geçiştirerek -dikkatimizi çekmese geçip gidecek- böyle bir düzenleme yapmaya niye gerek duydunuz ve niye Türkiye Büyük Millet Meclisini böyle bir şeye alet ediyorsunuz? Bunu sorgulamanızı istiyorum değerli milletvekilleri. Burada kaldırdığınız ellerle, burada verdiğiniz oylarla Türkiye'nin geleceğini uluslararası standartlara uygun bir hukuka kavuşturmak gibi bir sorumluluğunuz var. Yoksa, birtakım ihtiyaçlara cevap vermek, birtakım endişelerden korkarak denetimden kaçmak için sizlerin iradesinin -yani bağışlayın- alet edilmesine müsaade etmemek gerekir. Bizim gönlümüz buna razı değil.
Tekrar ifade ediyorum: Uluslararası standartlarda Sayıştayın denetim performansının tanımı bellidir ve bu performans tanımına uygun bir değişiklik, bir kanun hazırlanmıştır, komisyondan da böyle geçmiştir, gerekçede de böyle ifade edilmiştir ama burada verilen bir önergeyle bunların tamamı ortadan kaldırılmıştır. Buna hakkınız yok; bu, doğru değil; bu, bu soruları ortaya getirir.
Siz kamu kaynaklarının etkin, verimli ve tutumlu kullanılmasını Sayıştay denetiminden niye kaçırıyorsunuz? Nedir bunun amacı? Nedir bunun endişesi? Dolayısıyla, geliniz, bu önergeyi geri çekiniz. Eğer gerçekten bunun düzenlenmesine ihtiyaç varsa kanunu Komisyona getiriniz, orada bir daha tartışalım. Böyle Genel Kurul görüşmelerinde bir önergeyle kanunun özünü boşaltan, amacını boşaltan düzenlemeler yapılması bana göre hak değil, bana göre iktidar partisi grubunun uzlaşma arayışıyla ters düşmektedir. Uzlaşılarak buraya getirilen, uzlaşma olmamış olsa bile buraya getirilip görüşmeye açılan bir konuyu böyle bir önergeyle değiştirmeye kalkmak bence birtakım maksatları… İyi niyet, kötü niyet sorgulaması yapmıyorum ama cevabı verilmeyen soruların altında ezilecektir. Bunu doğru bulmuyorum. Bunu siz iktidar partisi grubu sayın milletvekillerine de bir eziyet olarak görüyorum, yakıştıramıyorum. Gelin, bunun gerekçesini anlatın, bu konuda Sayıştay ilgilileri görüş ifade etsinler, Komisyon da bunun takdire bırakma gerekçesini burada anlatmalı. Yoksa “Ben yaptım, oldu.” anlayışıyla yaptığınız iş hukuk kurmak olmaz, hukuk bozuculuğu olur değerli arkadaşlar.
Takdirinize sunar, saygılar sunarım.
Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 20 Ekim 2010