İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 49. BİRLEŞİM · SALI

TEBLİGAT KANUNU İLE ADLî SİCİL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE TEBLİGAT KANUNU İLE KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:474)

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 49. Birleşim · 5. yasama yılı · 11 Ocak 2011 · 860 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 11 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEBLİGAT KANUNU İLE ADLî SİCİL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE TEBLİGAT KANUNU İLE KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:474)); konuşma 860 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “TEBLİGAT KANUNU İLE ADLî SİCİL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE TEBLİGAT KANUNU İLE KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:474)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2011-01-11-tebligat-kanunu-ile-adli-sicil-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-k (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten, burada olması gereken bir konuda, Meclisimiz, iktidarıyla muhalefetiyle uzlaşarak yeni bir düzenleme yapıyor, madde ihdası yapıyor. Komisyon üyelerini hazır bulunduruyor, birlikte bir madde düzenliyorlar ve toplumun ihtiyacı olan, adaletin temin edilmesi gerekli bir konuda, özellikle de Anayasa’nın 125’inci maddesinin emri doğrultusunda bir düzenleme yapıyoruz. Nedir o düzenleme? Bu önergenin içeriği olarak söylüyorum, idarenin kusurlarından dolayı… “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” Anayasa hükmünü Kadastro Kanunu’nun 36’ncı maddesine ilave ediyoruz. Böylelikle, özellikle benim bölgem olan, hatta Türkiye’nin her bölgesinde sıkça yaşanan, kadastro çalışmaları sonrasında vatandaşların tapu iptal davasıyla karşı karşıya kalmaları sonucunda mahkemedeki işlemlerin, uzun süren işlemlerin takibi de mümkün olmadığından, doğan dava sonucunun gereği vatandaşa yüklenen bir yükümlülük var: Mahkeme masrafları ve vekâlet ücreti. Düşünün, insanımız, devletin kendisine verdiği tapuyu, yine devletin mahkemede açtığı dava sonucu kaybediyor. Hem tarlasını kaybediyor hem kaybettiği davadan dolayı mahkeme masrafları ve vekâlet ücreti gibi taşıyamayacağı, ödeyemeyeceği bir meblağla, bir cezayla karşı karşıya kalıyor. Bu, Türkiye’de o kadar yaygın ki… Dün gazetelerde buna benzer bir olay da gördük. Köy, kendini toptan satışa çıkartmış! Bu tapu iptal ve kadastro çalışmalarından dolayı her köylüye tahakkuk eden cezayı ödeyememekten dolayı köy topluca kendini satışa çıkarıyor! Toros Dağlarında bu o kadar çok yaşanıyor ki, kadastro çalışmaları oluyor, kadastro çalışmaları sonrasında köylünün ata öte, dedesinden babasından kalan arazisini elinden alıyorsun, bir sebep geliştiriyorsun tapu iptal davası açıyorsun. Netice? Vatandaş bunu takip edemiyor, zamanında itiraz edemiyor, avukat tutup kendini savunamıyor ve sonuç itibarıyla tarlasını kaybediyor. Kaybettiği tarlayla kalmıyor, bir de mahkeme masrafları, Yargıtay masrafları, vekâlet ücreti gibi ağır bir yükle karşı karşıya kalıyor.

Bu konunun düzeltilmesi için Kadastro Kanunu’nun müzakeresi sırasında ısrarla söyledik. Bu adaletsizlik, bu Anayasa’ya da aykırı. Anayasa’nın 125’inci maddesinde çok açık deniliyor ki: “İdare, eylem ve işlemlerinden dolayı ortaya çıkacak cezayı, yükümlülüğü yüklenmek mecburiyetinde.” Dolayısıyla bugün bir başka kanun, Tebligat Kanunu’nun görüşülmesinde gruplar arasında ulaşılan bir mutabakatla böyle bir önergeyle böyle bir düzenleme yapılmış olması Meclisimize yakışmıştır, siyaset kurumuna yakışmıştır, iktidarıyla muhalefetiyle hepimize yakışmıştır.

Değerli milletvekilleri, bu örnekte de görüldüğü gibi, dönemin sonunda geriye dönüp baktığımızda gerçekten şu üç seneyi, şu dört seneye yakın süreyi bence yeterince değerlendiremediğimiz gibi bir sonuca ulaşıyoruz. Burada uzlaşarak nelerin başarılabileceğini şu gün öğleden sonrası itibarıyla bütün Türkiye seyretti, 650 maddelik kanun burada çıktı. Bir kanunun bir maddesinin üç saat müzakere edildiği bu Genel Kurulda, üç saatte 600 madde kabul edildi ve Borçlar Kanunu gibi seksen beş yaşında bir kanun zamanın ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda değiştirildi. Sekiz yıl emek verilerek hazırlanan, üç yıldır da Meclisimizde görüşülmeyi bekleyen Borçlar Kanunu, Genel Kurulun uzlaşmasıyla, siyasi parti gruplarının uzlaşmasıyla burada, bugün öğleden sonra gerçekleşti. Bu, uzlaşmanın eseri; bu, gerçekten ülkenin, insanımızın ihtiyaçları etrafında siyasetin sorumluluğunun idrakinin eseri. Bu sebeple söylüyorum, geçen üç senenin hesabını bu millet, önce iktidardan ve tüm siyasetten soracak.

Bakın, burada yaptığımız bu düzenleme, bu önergeyle yaptığımız düzenleme bile, binlerce insanımızı rahatlatacak. Tekrar söylüyorum, adamın hem tarlasını alıyorsun, dedesinin tapusunu iptal ediyorsun, sonra da diyorsun ki “Şu kadar avukat ücreti ödeyeceksin, bu kadar mahkeme masrafı ödeyeceksin.” Bunun adı zulüm. Özellikle orman içi ve orman kenarı köylerinde bu o kadar çok yaşanıyor ki. Bir Orman Yüksek Mühendisi olarak, orman teşkilatında çalışmış, orman köylüsüyle iç içe yaşamış bir insan olarak, bunun ızdırabını bilen bir insan olarak söylüyorum ama bunu bugüne kadar kaldırmamışız.

Yani bu Meclis, bu siyaset kurumu, iktidarıyla muhalefetiyle -millet soruyor- neye yarar? Eğer uzlaşırsak işe yarayacak çok şeyi gerçekleştirebileceğimizi işte bugün ortaya koyduk. Bugünkü Borçlar Kanunu uzlaşmasında Sayın Devlet Bahçeli’nin, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanının bize ulaşan, bize verilen talimatı önemli. O uzlaşmayla, siyasi parti gruplarımızın da katılımıyla, iktidar partisi de bu noktada ifade ettiği sözleri bir kenara koyarak, bu uzlaşmanın arkasında durarak, bugün, dediğim gibi, seksen beş yaşındaki bir kanun, burada üç saatte değiştirilerek...

Bir güzellik daha yapıldı, onu da söylemem lazım. Biz bu kanunun içeriğinde mutabık değiliz, çok eksiklikler var. Özellikle dili konusunda itirazımız devam ediyor. Bu kanunun içerisinde Borçlar Kanunu’nun içerisindeki bütünlük sağlanamadığı için yarın uygulamada birçok sorun çıkacağını biliyoruz. Türk Ceza Kanunu’nda çıkan sorunlar gibi burada da çıkacak ama burada birlikte bir güzellik daha yaptık. Yine bir önergeyle Borçlar Kanunu’nun uygulamasını bir buçuk yıl sonraya erteledik. Oluyor, yani yanlış da yapılsa yanlışa tedbiri, eğer uzlaşırsak, ortak aklı üretmek gibi bir iyi niyet ortaya koyarsak gerçekleştirebiliyoruz. Bu bir buçuk yıl içerisinde yani 2012 yılının Temmuz ayına kadar bu kanunu uygulayacak olanlar ve bu kanunun muhatabı olan özel kişiler, şirketler bütün eksikliklerini tekrar tartışarak düzeltilmesi için muhtemelen siyasetin önüne tekrar gelecekler ve biz bu Mecliste tekrar bu Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerini düzeltecek bir kanunu daha kabul edeceğiz ama sonuç itibarıyla seksen beş yıldır değiştirilemeyen Borçlar Kanunu yenilenmiş olacak.

Tekrar ediyorum değerli arkadaşlar, uzlaşma önemli bir hadisedir. Uzlaşmanın sonuçları milletimizi, ülkemizi çok yakından ilgilendirdiği için uzlaşma kültürünü bir ahlak, bir sorumluluk ahlakı hâline getirmemiz gerekiyor. Bunun en canlı sonuçlarını bugün yaşadık.

Kadastro Kanunu’nun 36’ncı maddesine bu ilavenin yapılmasında emeği olan Sayın Rıdvan Yalçın, Milliyetçi Hareket Partisi Ordu Milletvekili ve buna katılan Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Ahmet İyimaya’ya ve tüm gruplarımıza çok teşekkür ediyorum. Gerçekten toplumun en fakir kesimini çok acı, çok haksız, zulme dönüşen bir yükten kurtarmış oldunuz. Hepinize de buna katkı verdiğiniz için çok teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 11 Ocak 2011

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook