İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 51. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türk ticaret kanunu (s.s.96)

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 51. Birleşim · 5. yasama yılı · 13 Ocak 2011 · 893 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 13 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)); konuşma 893 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Türk ticaret kanunu (s.s.96)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 13 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2011-01-13-turk-ticaret-kanunu-s-s-96 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin)Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonunun Raporu üzerinde yapılan müzakerelerde, dördüncü bölüm üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, gerçekten ülkemizin ekonomik hayatı için çok temel değerde bir temel kanunu görüşüyoruz. Bu kanun 2005 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş. Beş yıldan bu yana Mecliste bekliyor. 1957 yılında kabul edilmiş. Yaklaşık elli yılı geçkin bir süredir birtakım değişiklikler yapılmış olmasına rağmen değiştirilememiş ve Türk ekonomisini, ticaret hayatını bütünüyle tanzim eden bir işlev ortaya koymuş. Ama bugün siyasi iktidarın, AKP İktidarının kararıyla bu Kanun bütünüyle değiştiriliyor, bütünüyle ortadan kaldırılıyor; yeni bir kanun, yeni bir Türk Ticaret Kanunu işleme konuluyor.

Öncelikle, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, temel yanlışlık bence burada. Bu tür temel kanunlar günün ihtiyaçlarına dayalı, gerek Türkiye’de gerekse dünyadaki gelişmelere paralel birtakım değişikliklere uyarlanmalı. Ama bütünüyle ortadan kaldırdığınız takdirde bu Kanunu uygulayarak oluşan hafızayı, oluşan kültürü, uygulama alışkanlıklarını ve buna dayalı gelenekleri, buna dayalı kurulan kurumları bütünüyle ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Bu, bir kaosa sebep olacak, özellikle yargının üzerinde çok ciddi bir ilave yüke sebep olacak. Dolayısıyla bu türlü temel kanunları böyle kökten değiştirerek kökten ortadan kaldırıp yenisini ikame etmek yerine, ihtiyaca binaen değiştirilmesi yolu çok daha uygun olacaktır.

Bir başka hususu da konuşmanın başında ifade etmem gerekiyor: Değerli milletvekilleri, bu üç temel kanun ve iki uygulama kanununun bu dönemde görüşülmesi bir ihtiyaç olarak, toplumsal ihtiyaç, kurumsal kurumların, ekonomiyi yöneten kurumların ihtiyacı olarak önümüze getirildiğinde maalesef bir uzlaşma temin edilemediği için, gelecek döneme ertelenmek gibi bir sonuçla karşılaşıldı. Bu, doğru olmayacaktı. Bu yanlışı ortadan kaldırabilmek için, özellikle de Milliyetçi Hareket Partisinin öncülüğünde, dört parti grubumuzun ortak uzlaşmasıyla bu kanunların bu dönemde, bu Meclisten kanunlaştırılarak çıkarılması ve ekonominin ihtiyacına, beklentisine cevap verilmesi sağlanmış oldu. Ancak, bu bir istisna.

Değerli milletvekilleri, yasama, Genel Kuruldaki müzakereyle tamamlanmalı. Genel Kurul müzakerelerinin yapılmadığı bir yasama, eksik kalacaktır. Hele bu çoğunlukta veya doğru tabiriyle “bu yoklukta bir müzakere” bence, sistemin, parlamenter sistemin özüne de ruhuna da aykırıdır. Komisyonlar hukuki olarak, teknik olarak bu kanunları tartışıyor ama burada da siyaseten tartışmamız lazım, müzakere etmemiz lazım.

Bir istisna olarak bu temel kanunların bir sonraki döneme kalmasının önünü kesebilmek için, bu defa, işte, maddeler üzerinde konuşmayarak, önerge vermeyerek, uzlaşma dışı önergeler vermeyerek böyle hızlandırılmış bir süreçte bu kanunları gerçekleştirmek, kanunlaştırmak, buradan çıkarmak yönündeki bu karar istismar edilmemeli. Bunu, özellikle Milliyetçi Hareket Partisi olarak dikkatinize sunmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, tekrar ediyorum; bu tür temel kanunlar, yani ekonominin, sosyal hayatın, hukukun, sistemin temellerini tanzim eden temel kanunlar kökten ortadan kaldırılmamalı, ihtiyaca binaen değiştirilmesi gereken kısımları değiştirilmeli, yenilenmeli. Onun için, bu Türk Ticaret Kanunu’ndaki takip edilen bu yeniden yazmak, yeniden bir kanun yazmak yöntemi yanlış olmuştur. Yargıda, ekonomide, iş hayatında meydana getireceği çöküntünün, tahribatının zararını yine bu millet çekecektir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz ısrarla bu konuyu Sayın Faruk Bal’ın konuşmalarıyla dile getirdik ve dedik ki: “Bu, yargının yükünü artıracağı için iş iyice çıkmaza girecektir.” Bunu bir yıl önce, 2008 yılında söyledik.

İşte bir başka konu da, Türk Ticaret Kanunu’nun ve Usul Muhakeme Kanunu CMUK’un uygulamalarından kaynaklanan sonuç ortada: Hiç istenilmeyen, kamu vicdanını yaralayan tahliyeler. İşte, geleceği öngöremeyen siyasetin alınması gereken tedbirleri zamanında ve yeterince almayışının sonucunda, bugün maalesef kamu vicdanını yaralayan birtakım tahliyelerin karşısında iktidar partisinin acziyetini veya Yargıtayı suçlamak gibi bir aymazlığını seyretmek durumunda kaldık. Aynı şeyin Ticaret Kanunu’nda, Borçlar Kanunu’nda da yaşanacağı endişesiyle tekrar uyarımızı yapıyoruz. Bu kanunlar gerçekten değiştirilirken çok dikkatli olmak gerekiyor ve bu değişikliklerin hem zamanın hem de toplumun, kurumların mutabakatıyla oluşturulması gerektiğini tekrar ifade ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, gerçekten, hazırlandığı ve kanunlaştırıldığı dönemin çok ilerisinde modern bir kanun. Türk Ticaret Kanunu, çağdaşlarının önünde, Avrupa ülkelerinin ticaret kanunlarının önünde bir kanun olarak Türk ekonomisine, ticari hayatına yön vermiş, onu kurumsallaştırmış, onu kurallar bütünlüğüne kavuşturmuş, çok önemli fonksiyonlar ifa etmiş bir değerli temel kanundu. Bugün itibarıyla artık tarihe karışıyor. Geçmişin arkasından hayırla yâd etmek gerekir. Bugün yürürlükten kaldırdığımız Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hayatında önemli fonksiyonlar ifa etmiş değerli bir temel kanundur. Getirilen Kanunun bu Kanunu aratmamasını temenni ediyorum. Bunun için, aramızda vardığımız mutabakatla, uzlaşmayla yürürlüğünü bir buçuk yıl sonraya erteliyoruz. Yani, yeni çıkacak Türk Ticaret Kanunu 2012 yılının 1 Temmuzunda yürürlüğe girecek. Bunu önemli bir adım olarak görüyoruz. Çünkü biliyorum ki, Türk Ticaret Kanunu, görüştüğümüz bu Türk Ticaret Kanunu üzerinde gerek kurumların gerek üniversitelerin gerekse siyasetin yeterince tartışıp bilgi sahibi olarak olması gerekenleri doğru tanzim etmedikleri, yeterince bilgilenmedikleri, katkı vermedikleri gibi bir gerçek ortada bulunmakta. Dolayısıyla, bu Kanun yürürlüğe girmeden önce, tüm eksiklikleriyle, ortaya çıkartacağı tüm anlaşmazlıklarıyla tartışılıp, düzeltilmesi gereken hususların tekrar düzeltileceğini de ümit ediyorum. Buna fırsat vermek için yürürlüğünün Temmuz 2012’ye ertelenmiş olmasını da doğru bir yaklaşım olarak görüyoruz.

Değerli milletvekilleri, bu Kanun, bugünün kanunu da değil; şimdi görüşülen ve kanunlaştırılacak olan Türk Ticaret Kanunu, aslında bugünün kanunu değil. Bugün buna katkı verenlere teşekkür ediyorum. Ama bu Kanun, 57’nci Cumhuriyet Hükûmeti döneminde, o zaman Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan bir komisyon marifetiyle beş yıllık bir çalışmayla -2000 yılının nisan ayında başlayan o çalışma kesintisiz beş yıl devam ederek-bugünkü sonuca ulaşmıştır. Çok önemli prensipler, ilkeler koyarak, önemli hedefler koyarak, bu hedefler etrafında günümüzün şartlarına uygun, ihtiyaçları karşılayacak bir ticaret kanunu tanzim edilmeye çalışılmıştır; ama, görülüyor ki, hazırlanan bu kanun tasarısı da yine günümüzün şartlarını karşılamak noktasında eskimiştir, çünkü beş yıl oldu. 2005 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilip burada raflarda bekleyen…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 13 Ocak 2011

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook