İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 52. BİRLEŞİM · SALI

Grup önerisi hk.

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 52. Birleşim · 5. yasama yılı · 25 Ocak 2011 · 926 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 25 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 926 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 25 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2011-01-25-grup-onerisi-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, Danışma Kurulunda bir uzlaşma temin edilemediği için, gruplar kendi önerilerini getirip Genel Kurulun takdirine sunuyorlar.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, ülkemizin ve halkımızın gündemindeki acil, önemli sorunlarla ilgili, gündemle ilgili daha önce vermiş olduğumuz araştırma önergelerinin gündeme alınarak burada konuşulmasını, en azından toplum kesimlerinin, bu sorunlarla boğuşan ve çözüm üretmekte zorlanan toplum kesimlerinin sorunlarını, Meclis Genel Kurulunda, siyasi partilerin fikirlerini, düşüncelerini, önerilerini halkımızla paylaşmanın imkânı olarak grup önerilerini veriyoruz ve her gün bu Meclisin gündemine bir konuda bir araştırma önergesinin gündeme alınması teklifimizi getireceğimizi ifade ediyoruz, buna ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.

Değerli milletvekilleri, 23’üncü Dönem tamamlanmak üzeredir. 23’üncü Dönemde, Türkiye Büyük Millet Meclisi, maalesef, ülkemizin ve halkımızın, milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda düzenleme yapmak, gereken kanunları, hukuki düzenlemeleri tanzim etmek noktasında bir uzlaşma ortamı temin ederek buradan doğru kanunların çıkmasını başaramadı, bunu üzülerek ifade ediyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanının grubumuza verdiği talimat doğrultusunda, Adalet ve Kalkınma Partisinin her ne hikmetse Genel Kurula getirmekte ayak sürüdüğü Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve bunların uygulama kanunlarıyla ilgili beş tane temel kanunun gündeme alınarak uzlaşmayla görüşülmesi ve kanunlaştırılmasını geçen haftalar içerisinde birlikte tamamladık. Bu noktada Milliyetçi Hareket Partisinin talebine olumlu cevap veren Sayın Meclis Başkanını ve diğer siyasi partilerimizin gruplarını teşekkürle anıyorum. Gerçekten iş hayatımızın, ekonomik hayatımızın büyük bir umutla beklediği ve mutlaka çıkartılması gereken, günün şartlarına uyarlanması gereken bu üç konuda, bu üç temel kanunun çıkartılmasında, evvelki hafta sonu itibarıyla 2.800 maddeye yakın bu beş kanunda gruplarımızın uzlaşmasıyla, buradan bu kanunları çıkarttık. Hâlbuki normal bir müzakereyle bu kanunlar burada görüşülseydi, değil bir ayda bir dönemde bile yani dört yılda bile tamamlanabilmesi çok da mümkün değildi.

Değerli milletvekilleri, bu uzlaşma havasının, bu, birlikte çalışarak ülke ihtiyaçlarına hukuk zemini oluşturacak kanunların burada görüşülerek çıkmasını temin eden bu uzlaşma havasının devam etmesi bizim de talebimizdir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak her defasında buradan ifade ediyoruz: Ülkenin gündemini belirlemek, ülkenin gündemindeki konularla ilgili kanunların önceliklerini belirlemek ve bunların görüşülmesini temin etmek sorumluluğu siyasi iktidara aittir. Takdiri de siyasi iktidara, sorumluluğu da siyasi iktidara aittir. Bugün ülkemizde dünden devam eden ve bir türlü çözüme kavuşmayan o kadar çok toplumsal, sosyal sorun bulunmaktadır ki, artık, bugün bile yaşadığımız bir sonuç olarak söylüyorum, Meclis koridorları bile sorunlu insanların bir anlamda baskınına uğramaktadır. Siyasetin, siyasi iktidarın bunlara bigâne kalması, kulak tıkaması hak değildir.

Bugün Milliyetçi Hareket Partisi olarak vermiş olduğumuz çek mağdurlarının sorunlarının araştırılarak kalıcı bir çözüm üretilmesi yönündeki talebimiz, maalesef Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu tarafından reddedilmiştir. Ama “çek mağduru” diye tanımladığımız, verdiği çek karşılıksız çıkan, aldığı çek karşılıksız çıkan çok sayıda insanımızın mağduriyetine bu Meclisin, bu Genel Kurulun, siyasetin, özellikle de siyasi iktidarın böyle seyirci kalması hak değil, doğru değil. Bu sorunların çözümü için burada birlikte uzlaşarak bir hukuk düzenlemesi yapmak bizim ısrarla ortaya koyduğumuz bir talep ama maalesef, bu yönde bir adım atılamamaktadır, bu yönde bir çözüm üretilememektedir.

Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun bugün Danışma Kuruluna getirdiği çalışma programına göre, değerli milletvekilleri, ayın 9’una kadar, 9 Şubata kadar yaklaşık on beş gün saat 15.00’te ve 14.00’te -bazı günler 14.00’te, bazı günler 15.00’te- başlayarak belirlenen sayıda kanun maddesini geçirmek üzere, bu kanun maddelerinin bölüm olarak, ifadesi olarak, “Birinci bölüm” “İkinci bölüm” diye otuz maddelik bölümlerin bitimine kadar bir çalışmayı tekrar getirdiler, Meclis çalışmasında bir usul olarak önümüze koydular.

Değerli milletvekilleri, tabii, bu Meclis çalışmalı, dönemin sonunda ülkenin ihtiyacı olan, bekleyen, geç kalmış konularda kanunlar hızla buradan çıkartılmalı, cuma günü de çalışılmalı, saat 14.00’te de başlamalı, gerekiyorsa saat 10.00’da da başlamalı. Bu Meclis çalışmalı ama bitime kadar çalışma usulü, değerli milletvekilleri, bu Meclise yakışmıyor. “Bitime kadar” diye İç Tüzük’te bir çalışma usulü bulunmamaktadır. Gece 23.00’e kadar çalışabilirsiniz, sabahın 10.00’unda başlayabilirsiniz, hatta cumartesi-pazar çalışabilirsiniz ama “bitime kadar” diye angarya… Anadolu’da bir tabir vardır, “Kabala usul” “Götürü usul.” Böyle bir çalışmayı bu Genel Kurula yakıştırmak, reva görmek hak değil, doğru değil. Bu, bir dayatmanın ötesinde zulme dönüşmektedir. Nasıl çalışacaksınız? Haftanın dört günü sabahlara kadar nasıl çalışılacak değerli milletvekilleri? Yani, bu kırmızı koltukları bu ekranlarda seyrettirmek iktidara yakışacak mı? Aslında, şu hâliniz bile size yeterli bir muhalefettir, bu millet sizi seyrediyor.

Diyoruz ki; bu kanunlar çıkmalı, öncelik sizin, takdir sizin ama gelin, şunu, usulüne uygun, bu Meclise yakışır, yani insan onuruna yakışır bir usulde çalışalım. Niye bitime kadar?

AHMET YENİ (Samsun)Çok çalışmamız lazım, çok.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Çok çalışmanın şekli, böyle, muhatabı insanı, insanın ihtiyaçlarını yok sayarak çalışmayı dayatmak değildir.

Tekrar ediyorum, bu bitime kadar çalışma usulü doğru bir usul değildir, bana göre angaryadır, Anayasa’ya aykırıdır, İç Tüzük’e aykırıdır, İç Tüzük’te “Bitime kadar çalışma.” diye bir usul yoktur ve faydalı da değil. Şimdi bitime kadar koyduğunuz hususa nasıl direneceğinizi hep beraber göreceğiz. 9 Şubata kadar burada her gün saat 14.00’te başlayarak bitime kadar çalışacağız. Yani, her maddede önerge, her oylamada karar yeter sayısı, yoklama. Nasıl…

AHMET YENİ (Samsun)Millet görür bizi.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Millet görecek tabii sizi.

Değerli milletvekilleri, eğer meselenin hesabı millete verilecekse, bu torba kanunun hesabını vereceksiniz.

AHMET YENİ (Samsun)Kimin engellediğini, kimin iş yaptığını millet görür. Engellemeleri millet görür.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Bakın, yamalı bohça gibi, bugüne kadar yapamadıklarınız, yanlış yaptıklarınız, eksik yaptıklarınızın telafisi olarak öyle bir torba kanun getiriyorsunuz ki, belki 300 tane kanunda değişiklik yapıyorsunuz. Yani, 20 maddeyle başladınız, bugün 247 maddeye ulaşan bir torba kanun, hâlâ da ilave ediyorsunuz, hâlâ da madde ilave ediyorsunuz. İçinde, yani o kadar çok çeşitli alanlar var ki, hepsini bir torbaya doldurarak, bitli bohça gibi, yamalı bohça gibi bu milletin önüne getirmek, iktidara, müdebbir bir iktidara, dirayetli bir iktidara yakışmamıştır. Bunu nasıl savunacağınızın hep beraber millete hesabını vereceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 25 Ocak 2011

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook