24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'na, Sadık Ahmet'in ölüm yıl dönümüne, Lozan'ın 101'inci yılına, Türkiye'nin iş kazalarındaki karnesine ve inşaatta stajyer olarak çalışırken hayatını kaybeden 15 yaşındaki Eren Alperen Kocayavuz'a, staj ve çıraklık mağdurlarına, emeklilere iktidarı şikâyet ettiğine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 24 Temmuz 2024 · 534 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 24 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'na, Sadık Ahmet'in ölüm yıl dönümüne, Lozan'ın 101'inci yılına, Türkiye'nin iş kazalarındaki karnesine ve inşaatta stajyer olarak çalışırken hayatını kaybeden 15 yaşındaki Eren Alperen Kocayavuz'a, staj ve çıraklık mağdurlarına, emeklilere iktidarı şikâyet ettiğine ilişkin açıklaması); konuşma 534 kelime.
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'na, Sadık Ahmet'in ölüm yıl dönümüne, Lozan'ın 101'inci yılına, Türkiye'nin iş kazalarındaki karnesine ve inşaatta stajyer olarak çalışırken hayatını kaybeden 15 yaşındaki Eren Alperen Kocayavuz'a, staj ve çıraklık mağdurlarına, emeklilere iktidarı şikâyet ettiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-satuk-bugra-kavuncu-2024-07-24-24-temmuz-gazeteciler-ve-basin-bayrami-na-sadik-ahmet-in-olum-yil-don (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=126468
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekilleri, tüm Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, temmuz ayı milletimiz için çok önemli, çok önemli tarihlerin cereyan ettiği bir ay. Özellikle bugün 24 Temmuz, istibdat ve sansürün hiçbir türlüsünün, baskının ve otoriterliğin hiçbir şeklinin kalıcı olmayacağını, asla sürdürülemeyeceğini gördüğümüz bir tarih. Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün nimetlerine kavuşan hiçbir millet, hiçbir toplum baskıya, sansüre, farklı seslerin susturulmasına göz yummaz. O yüzden, siyasi birikim ve demokratik yaşamın bütün evreleri çok kıymetlidir. Türk milleti de bu birikimi bu topraklarda gerçekleştirmiş ve yüzlerce yıllık bir yönetim mirasını bırakmıştır. Bugün sansürün kaldırılmasını, Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutluyoruz. Medyanın sermaye üzerinden yandaşlaştırıldığı, basın emekçilerinin haklarını alamadığı, haklarını alamadıkları gibi hapsedildikleri, her türlü baskıya maruz kaldıkları bir ülkede bugünü kutlamak ne kadar doğru bilemiyorum. Ancak yine de mesleğini kutsal bilen, kalemini satmayan, daima hakkın, hakkaniyetin, doğruların yanında olan bütün basın mensuplarının ve gazetecilerin Basın Bayramı’nı bu vesileyle kutluyorum.
Yine, bugün bir başka önemli gün; benim de Türk Ocaklarındayken tanışmakla müşerref olduğum, bizzat tanımaktan da çok mutlu olduğum rahmetli Sadık Ahmet’in ölüm yıl dönümü. Batı Türklüğünün simgesi ve Osmanlı bakiyesi topraklarda Türklüğü yaşatmak için yılmadan, yorulmadan mücadele veren çok kıymetli bir dava adamıydı rahmetli. Kendisine tekrardan Allah'tan rahmet diliyorum, mekânı cennet olsun.
Tabii, bu vesileyle… Türklerin yoğun olarak yaşadığı Batı Trakya’da öğrenci yetersizliği gerekçesiyle Türk ilkokulunun kapatılacağı bildirildi. Yunan basınında yer alan haberlere göre Rodop ilinde Hacıören, Keziren, Payamlar, İskeçe’de ise Karaköy İlkokullarının kapatılması yönünde bir karar alındı. Bu okullar kapatılırsa bir daha bunların açılmasının imkânsız olduğunu hepimiz biliyoruz. Bölgedeki soydaşlarımız Türk öğrencilerin Yunan devlet okullarına gönderilmesini amaçlayan bir adım olarak gördükleri bu haklı endişeyi bizlerle paylaşıyorlar. Batı Trakya Türklüğünün daima yanında olduğumuzu ve bu süreci de özellikle takip edeceğimizi buradan vurgulamak istiyorum.
Lozan’ın 101'inci yılı. Bugün aynı zamanda milletimizin gurur vesikalarından, gelecek senetlerinden biri olan bu anlaşmanın imzalanmasının yıl dönümünü kutluyoruz. Böyle anlamlı bir günde bugüne elbette çok daha fazla önem verilmesi, belgesellerle, yayınlarla Türk çocuklarına Lozan’ın öneminin anlatılması çok önemli. Geçmişini unutanların geleceği kurgulaması mümkün değildir. Ancak maalesef, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında da birçok millî bayramda da anlamlı günlerimizi, Lozan gibi değerleri hakkıyla kutladığımızı, yaşatmamız gerektiğini, şuurunu verebildiğimizi düşünmüyorum. Ki bunu bir tarafa bırakın “Lozan zafer mi, hezimet mi?” zihniyetinin sahiplerine şunu da buradan hatırlatmak istiyorum: Lozan bu ülkenin kurucu belgesidir. Lozan’ı bize kazandıran bütün kahramanlarımızı, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve İsmet İnönü’yü de rahmetle ve minnetle buradan anıyorum.
Staj ve çıraklık mağdurlarıyla ilgili bir konuyu gündemimize almak istiyorum. Karnemiz çok kötü; dünyada iş kazasında en fazla hayat kaybeden insan topluluğu maalesef Türkiye'de, ya sondan 2’nciyiz ya sondan 3’üncüyüz. Evet, ihracat rakamlarımız artmış olabilir, evet, üretimimiz artmış olabilir ama ekonomi perişan vaziyette; zaten bununla övünülecek bir tarafımız yok. Kısmi de olsa bundan on beş yirmi yıl öncesine kıyasla ekonomik olarak bir yere gelmemize rağmen bu ölümlerin artmış olması âdeta bize şunu söylüyor: Eğer böyle büyüyeceksek lanet olsun böyle büyüme. Günde 4 insan bu ülkede hayatını kaybediyor, her gün 4 işçi Türkiye'de iş kazalarından ölüyor yani yılda yaklaşık 1.300 insanımızı biz sadece iş kazasında kaybediyoruz. Bu rakam, az gelişmiş birçok ülkenin çok çok üstünde. Böyle bir kalkınma, böyle bir ekonomik büyüme olmaz, olamaz.
Ankara'nın Çubuk ilçesinde Fatih Sultan Mehmet Meslek ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrenci olan…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
108 konuşma daha · 24 Temmuz 2024