DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 108. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Temmuz 2024 · 324 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 25 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 324 kelime.
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 25 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-satuk-bugra-kavuncu-2024-07-25-dem-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=126601
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün bu kürsüde Türkiye'de olmayan bir şeyi konuşmak için buradayım, ilginç bir deneyim olacak çünkü üzerine konuşacağımız şey bir zamanlar olan ama artık maalesef olmayan liyakat ve işi ehline verme durumu. Bugün Millî Düşünce Merkezinde çok değerli bir kalemin, Yağmur Tunalı’nın bir yazısı vardı. Tunalı, yazısında Türkiye'de Tanzimat’tan bugünkü iktidarın, iktidara geldiği döneme kadar gelenekleri bozulmadan gelen üç kurumun varlığından bahsediyor. Bunlardan bir tanesi ordu, bir tanesi Dışişleri ve biri de Maliye. Buralara girmek isteyenler, devlet büyüklerinin yakını da olsalar yeterli görünmezlerse işe alınmıyorlardı. Tunalı şöyle bir örnek veriyor: Merhum Cumhurbaşkanlarımızdan Fahri Korutürk Cumhurbaşkanıyken oğlu Osman Korutürk 2 kere girdiği Dışişleri sınavını kazanamıyor. Cumhurbaşkanı hiç kimseyi arayarak “Oğlumu kazandırın.” demediği gibi oğlu da babasından böyle bir talepte bulunmuyor. Sonrasında Osman Korutürk 3’üncü defa sınava giriyor, sınavı kazanıyor ve gerçekten çok iyi bir diplomat, ardından da iyi bir siyasetçi oluyor. Bu örneği niye anlattım? Türkiye'de liyakatsizlik, siyasi yakınlık ve kayırmacılık her şeyden önce ahlaki bir problemdir.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Aldı başını gidiyor.
MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (Devamla)Bir Cumhurbaşkanı -az önce söyledim- oğlu için devreye girmiyor, oğlu da babasından ricacı olmuyor.
Bir başka örnek vereyim: Amerika'da okuyan oğlu Erdal İnönü, orada herkesin arabasının olduğunu Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye mektupta yazınca, bakın, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’den şu cevabı alıyor: “Otomobil meselen hiç hatırımdan çıkmıyor fakat 1.700-2.000 dolar döviz biz asla bulamayız. Arkadaşların gibi eski bir otomobil bulmandan başka çaren yoktur. Hallolmuş şeyleri tekrar etmekten sıkılma. ‘Olmaz.’ dediğin zaman ne kadar üzüldüğünü tasavvur edersin diye söylüyorum. Kolayca reddetmediğimi bilerek müsterih olursun, sabrın artar. Herhâlde kullanılır bir şey bulacaksın diye ümitliyim.” Burada da aynı şey var; siyasi görüşü ne olursa olsun burada bir siyasi ahlak görüyoruz. Siyasette mütevazılığıyla, kibarlığıyla bilinen Erdal İnönü gençlik döneminde Amerika'da okurken bir burukluk yaşıyor ve babasına iletiyor durumu, biraz da mahcup olduğu belli ancak merhum İnönü’nün cevabı da -az önce okudum- çok net.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
105 konuşma daha · 25 Temmuz 2024