Bu akşam maçı olan takımlara, piyasada sahte dolar dolaştığı yönündeki iddialara, düzenledikleri Şiddet ve Şiddetle Mücadele Çalıştayı'na ve Millî Savunma Üniversitesinde yayınlanan Türk Dili Kompozisyon ve Hitabet kitabına ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 25. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Kasım 2024 · 578 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 28 Kasım 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bu akşam maçı olan takımlara, piyasada sahte dolar dolaştığı yönündeki iddialara, düzenledikleri Şiddet ve Şiddetle Mücadele Çalıştayı'na ve Millî Savunma Üniversitesinde yayınlanan Türk Dili Kompozisyon ve Hitabet kitabına ilişkin açıklaması); konuşma 578 kelime.
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Bu akşam maçı olan takımlara, piyasada sahte dolar dolaştığı yönündeki iddialara, düzenledikleri Şiddet ve Şiddetle Mücadele Çalıştayı'na ve Millî Savunma Üniversitesinde yayınlanan Türk Dili Kompozisyon ve Hitabet kitabına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-satuk-bugra-kavuncu-2024-11-28-bu-aksam-maci-olan-takimlara-piyasada-sahte-dolar-dolastigi-yonundeki (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=129160
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul)Değerli Başkanım, teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben İsa Mesih Şahin Başkanımın bıraktığı yerden devam edeyim. Evet, bütün takımlarımıza başarılar diliyoruz. Özellikle Maccabi'ye karşı oynayacak Beşiktaş'a -bir Beşiktaşlı olarak da bunu vurgulayarak söylemek durumundayım- bol goller diliyorum. İnşallah tarihî bir zafere de imza atarlar.
Bir sahte dolar iddiası dolaşıyor piyasada, biliyorsunuz. Birçok arkadaşımız -demin de konuştuk- 50 dolarlarını, 100 dolarlarını veremiyorlar çünkü şu anda kurumların birçoğu döviz kabul etmiyor. Piyasaya sürülen yaklaşık 500-600 milyon dolarlık -belki daha da fazla- sahte paranın tedavülde olduğundan bahsediliyor. Kapalı Çarşı'da, şu anda benim Milletvekili olduğum ikinci bölgede 50 ve 100 dolarlar alınmıyor. Yani Kapalı Çarşı'ya giden herhangi birisi burada 50 dolar, 100 dolar kullanamıyor. Kapalı Çarşı'yı özellikle söylüyorum; turistler gittiğinde de mağdur oluyorlar, sadece Kapalı Çarşı'da değil hiçbir yerde alınmıyor. Tabii, bir ülkede herhangi bir parametre normal olmayınca piyasada sahte dolar da çıkar, sahte avro da çıkar, kara para da oluk oluk akar. Biliyorsunuz, daha kısa bir süre öncesine kadar Türkiye gri listedeydi. Çetelerin, mafyaların sayısının arttığı, kaçak göçmenlerin çok yoğun bulunduğu bir ülkede işte kalpazanlık da artıyor. Yine bir başka haber; yılbaşı yaklaştıkça da sahte içki ölümlerinin gündeme gelmeye başladığını gördük. Bunlar ciddi problemlerdir, gündemimize almamız gereken problemlerdir. Umarım bu kalpazanlıkla ilgili konu da bir an önce çözülmüş olur.
25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'ydü. Gündemimiz çok yoğun, hep notlarımın arasına almama rağmen bir türlü fırsat bulup gündeme getiremedim. Geçtiğimiz hafta sonu biz konuyla ilgili bir çalıştay düzenledik, burada birtakım kararlar aldık. Bunları da birazdan sizlerle paylaşacağım. Bu çalıştayımıza çok değerli akademisyenler ve bilim insanları iştirak etti. Tabii, bu konuyu konuşurken şunu da kendimize sormamızı özellikle rica ediyorum: Neden özellikle bu dönemde sokakta korkmadan rahatlıkla, huzur içerisinde kadınlarımız dolaşamıyor? Neden rahat rahat sokağa çıkamıyorlar. Daha geçtiğimiz haftalarda gördük İstanbul'un göbeğinde, Beyoğlu'nda bir kadın güpegündüz cinsel bir saldırıya uğruyor ve daha da kötüsü zanlılar mahkeme tarafından önce serbest bırakılıyor, ardından da tepki gelince, kamuoyundan tepki gelince tutuklanıyor. Sadece bu mu? Ev içinde her türlü istismara maruz kalan kadınlar var bu ülkede. Bu sorunu bir kadına şiddet sorunu değil, kadına yönelik erkek şiddeti sorunu olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Şiddetin olduğu yerde -hukukçu arkadaşlarımız var, çok daha iyi bilir- sadece, sadece kurban yoktur, işin faili de vardır ve bu faili herkesin görmesi ve kabul etmesi gerekir diyoruz.
Tabii, politiktir bu konular; niye "Politiktir." diyorum: 25 Kasımda İstanbul'da bütün metro hatları kısıtlandı ve Anayasa’nın en temel haklarından biri resmen engellendi, ulaşım hakkıydı bu ve işte, gösteri yapılmasın, toplantı ve ifade özgürlüğü gibi en temel haklar kullanılmasın diye. Yani onun için, bu problemler politiktir, ideolojiktir diyorum.
Son olarak çalıştayımızda aldığımız birkaç maddeyi sizlerle paylaşacağım: Şiddetin önlenmesi konusunda Mecliste kurulan mevcut Komisyonun derhâl, ivedi, caydırıcı tedbirler alması gerekiyor, kadının statüsünün güçlendirilmesi gerekiyor, mevcut yasaların etkin bir şekilde kullanılması, Ceza İnfaz Yasası'nın düzenlenmesi, haksız tahrik indirimine de son verilmesi gerekiyor. Bunlar çalıştayımızda almış olduğumuz kararlar ve ben buradan Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Başkanlığımıza, Sayın Kevser Ofluoğlu'na da yapmış olduğu çalıştaydan dolayı çok çok teşekkür ediyorum.
Saadet ve Gelecek Grubu Başkan Vekili bir fotoğraf gösterdi, ben de aynı konuya değineceğim. Millî Savunma Üniversitesinde yayınlanan bir kitap var, kitap "Türk Dili Kompozisyon ve Hitabet" kitabı; kitabın kapağındaki haritamızda bir bölge boş gözüküyor sanki ayrı bir parçaymış gibi boş bırakıldığı gözüküyor. Bir şeylerin... Bir süreç başlatıldı, dün de Cumhurbaşkanı, yapmış olduğu konuşmada umut hakkıyla ilgili konuya da destek verdiğini, arkasında olduğunu söyledi yani Cumhur İttifakı olarak bir süreç başlatıldığını biz dün itibarıyla net olarak gördük.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
99 konuşma daha · 28 Kasım 2024