İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 32. BİRLEŞİM · CUMA

2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (gençlik ve spor genel müdürlüğü, devlet personel başkanlığı, başbakanlık yüksek denetleme kurulu, tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası düzenleme kurumu, türkiye ve ortadoğu amme idaresi enstitüsü) beşinci tur

Mehmet Sevigen

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Aralık 2007 · 1.272 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Sevigen (CHP), 7 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI, BAŞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU, TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ VE ALKOLLÜ İÇKİLER PİYASASI DÜZENLEME KURUMU, TÜRKİYE VE ORTADOĞU AMME İDARESİ ENSTİTÜSÜ) BEŞİNCİ TUR); konuşma 1.272 kelime.

Mehmet Sevigen (CHP, İstanbul). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (gençlik ve spor genel müdürlüğü, devlet personel başkanlığı, başbakanlık yüksek denetleme kurulu, tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası düzenleme kurumu, türkiye ve ortadoğu amme idaresi enstitüsü) beşinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 7 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sevigen-23-2007-12-07-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-genclik-ve-spor-genel (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET SEVİGEN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; önce hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Biz bize konuşacağız herhâlde, çünkü ana muhalefet…

CEMAL KAYA (Ağrı)Kısa kesin de cumaya gidelim. Sevap işlersiniz. Siz de gideceksiniz, ben biliyorum, hep beraber gidelim.

MEHMET SEVİGEN (Devamla)Tamam, müsaade ederseniz Cemal Bey…

Şimdi, bugün cuma namazı, arkadaşlar gitmiş olabilir ama, bana göre buradaki millete hizmet etmek de cumaya gitmek kadar büyük sevap. Bunu Allah biliyor. Kimin gönlünde kim ne kadar Müslüman, kim daha çok ibadet yapıyor, onu Allah biliyor ve ben inanıyorum ki, millî bayramları olmayanların dinî bayramları olmaz. O millî bayramlar da, Kuvayımilliye’den gelen, Cumhuriyet Halk Partililerin içinde bulunduğu, Türkiye'de emek vermiş, Çanakkale’de şehit olmuş insanlar tarafından sağlanmıştır ve onları burada saygıyla anıyorum, ki onlar sayesinde cumalara gidiyoruz, ezanlar okunuyor, bayraklarımız dalgalanıyor.

Sevgili arkadaşlarım, Sevgili Milletvekilim Sırrı arkadaşımız Cumhuriyet Halk Partisini işte konuşurken… Biz gerçekten emekten yana bir partiyiz. Emek ağırlıklı bir partiyiz. Alın terinden yana bir partiyiz. Böyle geldik, böyle de devam ediyor, böyle de devam edecek. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi. Yıllardır sizin de bir dönem beraber çalıştığınız, kökü Kuvayımilliye’den gelen bir parti. O bakımdan, Cumhuriyet Halk Partisi dün böyleydi bugün böyleydi, bir konuda farklı düşünüyor bir konuda farklı düşünüyor diye bir düşüncesi yok. Dün ne söylediysek bugün de onu söylüyoruz. Namuslu alın teri, emekten yana, hakça üreterek hakça paylaşacağız ve böyle bir partiyiz. Biz, böyle bir gelenekten gelen bir partiyiz. Böyle de devam edeceğiz.

Futbol Federasyonuyla ilgili söylenecek çok şey var ama Adalet ve Kalkınma Partisinden arkadaşlarım burada olsa da dinleseler isterdim ama biz varız, Genel Müdürlük var, onlar dinler diye düşünüyorum.

Spor deyince yalnız profesyonel akla gelmemeli. Sporun esas ana temeli amatörlerdir Sayın Bakanım. Biz bu amatörlere çok ciddi, uzun dönemden beri… Siz tabii yeni Bakan oldunuz, ama biz daha önceki bakanlarla beraber çalıştık. Mehmet Ali Şahin Bey bizim bölgeden milletvekiliydi, daha önceden spora bakıyordu, şimdi başka bir kuruma bakıyor, başka bir ilin milletvekili oldu, başka bir bakanlığı yönetiyor, ama o spordan geldiği dönemlerde yaptığı iyi şeyler, güzel şeyler ve yanlışlıklar da var.

Bu amatörlerle ilgili çok ciddi bir hazırlık yapamadık, onların bu saha sorunlarını, arsa sorunlarını çözemedik.

Hatırlıyorum, Tayyip Erdoğan’ın, Sayın Başbakanımızın Belediye Başkanlığı dönemi, İstanbul’da en çok gecekondu yapılan dönemdi. O dönemlerde aslında arsalarımız çok genişti, çok büyük arsalarımız vardı. Çocuklar yetişiyordu, sahalar yapılıyordu, sporlar yapılıyordu. Daha önceki tartışmalarda, işte, en çok gecekondu yapılan dönem, Sayın Tayyip Erdoğan’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemdir İstanbul’da. Bütün arsalar, yeşil alanlar… Futbol sahası adına açıyoruz sahalarımızı, ama bakıyoruz ki, oralarda gecekondular yapılıyor, başka binalar yapılıyor ve bu dönem de devam ediyor o dönemden beri. Çünkü, aynı zihniyet devam etti yıllardır. İstanbul’da amatörlerimizi koruyacak, kollayacak -büyükşehirlerde de böyledir, Ankara’da da umuyorum böyledir- amatörlere sahip çıkacak, onları yetiştirecek, yani, alttan, o fakir fukara, yoksul kimselerin oynayabilecekleri, apartmanların arasından çıkıp da sahalarda oynayıp yeni futbolcuların, Emrelerin, Süreyyaların yarıştığı… Hatırlarsanız, eskiden biz yarışmalar yaparak seçerdik köylerden, onu da kaldırdılar. Süreyyalar böyle boşuna çıkmadı veyahut da işte Yerlikaya buradadır, sayın güreşçi arkadaşım. O da mı gitti? Peki. Milletvekili oldu şimdi biliyorsunuz o. O dönemde hep böyle yarışmalar yapılırdı mahallelerde, öyle gelirdi sporcular. Türkiye’de başarılı olduksak böyle başarılı olduk. Ama, maalesef, geçen dönemde bu amatörler unutuldu. Onlardan alınan vergiler, sahalarda hakemler, maç yaptığı yerlerden, soyunma odalarının susuzluğu… O kadar çok şey var ki, saymakla bitiremiyorum.

Genelde, biz, Sayın Bakanım, bu sporu da, futbolu da başkalarına emanet ettik. Futbolda, Millî Takımda -biraz önce arkadaşlarım bahsetti- ulusal takımımızda tarikatlara göre takım kurmaya başladık. Bir futbolcu çıkıyor “Ben Allah’ın…” İşte, “Beni buradan kimse kesemez…” Bir futbolcu beni arıyor, diyor ki: “Ben Millî Takım antrenörünü aradım, dedim ki, beni bir futbolcunun odasına koymayın kampta, çünkü sabaha kadar benim beynimi yıkıyor.” Biz, Millî Takımdaki çok iyi topçularımızı… Niye biz çok başarılı olamadık da son dönemlere bıraktık şansımızı? Çünkü, gerçekten çok başarılı gençleri, yetiştirdiğimiz gençleri seçme şansımız olmadı. Biz, ancak, tarikat üyelerinin baskısıyla, cemiyetlerin baskısıyla “Şu futbolcuları alacaksın, şu futbolcu çağırılıyor, şu futbolcuları da kampa çağıracaksın.” katkısıyla Millî Takımımız kendi grubumuzdan en son maçta mı çıkacaktık biz? Kayserili için söylenen “Önce eşeğini kaybettiriyor, sonra bulduruyor” diye bir hikâye var ya, böyle bir dönemden geçtik.

Ankara’da bir Ankaraspor var biliyorsunuz. Melih Gökçek’in oğlunun oyuncağı. 250 milyon dolar verdi Melih Gökçek, oğluna bir oyuncak aldı. Bu oyuncakla, Çankaya Belediye başkanlığına aday olacak oğlunu işte bu oyuncak sayesinde çıkarmaya çalışıyor futbolu bahane ederek. Ankaraspor’un başına getirdi. Ankara’da hizmet eden kulüplerimiz var. Uzun süredir Cemal Aydın diye bir kulüp başkanımız var ve yine, yıllardır Türk sporuna hizmet eden İlhan Cavcav diye bir kulüp başkanımız var. Bunların yönetim kurulu üyeleri var, işte, Ankaragücü var. Bunlar yıllardır mücadele ediyor.

Ankaraspor’da Melih Gökçek bütün müteahhitlerden para alıyor, bütün dökülen dozerlerden para alıyor, belediyeye mal satanlardan para alıyor, bağış alıyor. Burada o büyük şirketlerin isimleri var. Unakıtan, talimat vererek holdinglere, kayıt dışı olarak -ciddi- istediği kadar parayı götürüyor, kulüplere veriyor. Bunların verilmesi bir şey değil de, bu insanlara, bu kulüplere nasıl eşit olarak yardım edeceğiz?

İstanbul Belediyesi encümen kararı çıkartıyor; 4,5 trilyon İstanbul Belediyesi İstanbulspor’a para çıkartıyor, encümen kararıyla belediyeden para çıkartıyor. Böyle bir uygulamaya nasıl kayıtsız kalacaksınız? O yoksul kulüpler, o fakir fukara kulüpler nasıl futbolcu bulacak da, para bulacak da, yetişecek de Türkiye’de birinci ligde maç yapacaklar? Bütün bunlar böyle bir… Müdahale etmek zorundayız. Bu sizin göreviniz olmayabilir, Futbol Federasyonunun görevi olabilir, görevlerinin içinde olabilir ama, sizin görevleriniz dâhilinde bunlara müdahale etmek zorundasınız. Ama, maalesef, bizim Bakanlığımız, eğer belediye bendense, AKP’li ise bu belediye devam etsin, bu kulüpler istediği kadar mücadele etsin, yoksullukla mücadele etsinler ve ondan bundan, üyeden, delegeden para toplasınlar, hayatlarını yaşamaya çalışsınlar ama, belediye başkanı istediği kadar, hele, Büyükşehir Ankara’da bütün müteahhitlerden haraç keserek, bütün herkesten kayıtsız para alarak oğluna 250 milyon dolarlık oyuncağı alsın, siyasete kullansın diye düşünüyorum.

Bunun yanında, Sayın Başkanım, yine ayrı bir konu: Bizim Beden Terbiyesinin elinde… Ben Sayın Genel Müdürle de bunu biraz önce konuştum, buraya çıkmadan önce; Kayseri Belediyesinin Genel Sekreterine de sordum. Beden Terbiyemizin 77 bin metrekare bir arazisi var bizim Kayseri’de. Bu 77 bin metrekare araziyi biz metresi 100 milyon lira değeriyle Kayseri Büyükşehire vermişiz. Buna karşılık Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı bize -yani “biz” deyince, ben, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve spordan sorumlu Devlet Bakanlığı diye alıyorum- onun karşılığında işte 100 milyon dolarlık bir tesis yapmış. Bakın, bu tesisin normal değeri 2 milyar lira, o arsanın. Yani, gidin sorun, Kayseri’de bu arsanın değeri kaç para kardeşim? Emlakçıya sormuşlar: “Bu arsayı kaça satarsınız sizin olsa?” “2 milyara satarız.” Ama…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Bir dakika… Kayserili burada, Kayseriliye sor istersen onu!

MEHMET SEVİGEN (Devamla)Yani, ben Salih Kapusuz’u aradım… Tabii, size de sorarım, siz cevabını verirsiniz çıkar, arkadaşlar gelirler cevabını verirler.

Ben, Belediyenin Genel Sekreterine sordum, bana doğru anlattı, eksik yanlış, ama ben oradan aldığım bilgilerle paylaşıyorum. Sayın Genel Müdüre de sordum, Genel Müdür de “Bunu biz çeşitli illerde yapıyoruz, bu çok önemli bir konudur, işte yapmaya da devam edeceğiz, tesislere ihtiyacımız var.” diye cevap verdi. Kendileri de cevap verirler. Sonra, biz, bu 2 milyar değerindeki arsayı gitmişiz bir Hollandalı ve Türk ortaklı şirkete 105 milyara satmışız. Şimdi, arada büyük fark var. Yani, bu Türk ortakları kimler bunların? Bu Hollandalı şirket kim? Nasıl bu kadar büyük parayı biz…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)2 milyar YTL mi Sayın Sevigen?

MEHMET SEVİGEN (Devamla)Evet, 100 milyon lira metresi, 2 milyar lira arsa…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)2 milyar YTL.

MEHMET SEVİGEN (Devamla)2 milyar YTL, evet.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)2 katrilyon lira.

MEHMET SEVİGEN (Devamla)Evet, o civarda bir para.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)2 milyar YTL mi diyorsunuz?

MEHMET SEVİGEN (Devamla)2 milyar, bak, 100 milyondan satmışız, 2 milyondan metresi.

MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul)Trilyon yani.

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)2 trilyon yani.

MEHMET SEVİGEN (Devamla)2 trilyon civarında, evet.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 7 Aralık 2007

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook