Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)
Gaziantep Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 136. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Temmuz 2010 · 1.311 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şimşek (AK Parti), 16 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; HARÇLAR KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; ORDU MİLLETVEKİLİ RAHMİ GÜNER'İN; 3717 SAYILI ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN VE 657 SAYILI KANUNUN 152 NCİ MADDESİNİN "II-TAZMİNATLAR" KISMININ (G) BÖLÜMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KONYA MİLLETVEKİLİ KERİM ÖZKUL VE 4 MİLLETVEKİLİNİN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK'IN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:536)); konuşma 1.311 kelime.
Mehmet Şimşek (AK Parti, Gaziantep). “Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)”. TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-simsek-23-2010-07-16-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Önce, müsaadenizle, bütün sorular için teşekkür ediyorum. Bu torba yasaya ilişkin, daha doğrusu benim bir torba yasayı buraya getirmem konusunda epey eleştiri oldu. O eleştiriler, tabii ki… Doğrusu, ben torba yasalardan hiç hoşlanmıyorum, fakat bir süre sonra bunların bir mecburiyet teşkil ettiğini de anlamış durumdayım. Biz, başlangıçta bu tasarıyı getirirken tamamen Maliye Bakanlığını ilgilendiren hususlarla sınırlamıştık. Yaklaşık 49-50 madde vardı ve dediğim gibi tamamen Maliyeyle ilişkiliydi. Ama Komisyon düzeyinde daha sonradan diğer birtakım tasarılarla birleştirildi, genişletildi ve mevcut hâlini aldı. Bu türden tasarıların, dediğim gibi, bir ihtiyaç teşkil ettiği ortada. Keşke, komisyonlarımız Batı’da olduğu gibi çok etkin, çok daha kapsamlı, geniş zaman alan çalışmalarla bu işi götürse…
HARUN ÖZTÜRK (İzmir)Sağınıza söyleyin!
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Komisyondan yarın istifa edelim!
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep)Hayır, hayır, ben sistem açısından konuşuyorum.
Daha sonra Genel Kurulda da farklı bir şekilde değerlendirilse, belki Türkiye’de o anlamda bir sistem değişikliği faydalı olabilir diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar, bizim getirdiğimiz özellikle denetimle ilişkili düzenlemelerde ben şuna büyük hassasiyet gösterdim: Denetimin ve denetim elemanlarının kesinlikle daha da güçlenmesi ve saygınlık kazanmasını arzuluyorum. Ortada varsa bir keyfîlik algısı, bunu tamamen ortadan kaldıracak bir yaklaşım ve mantıkla bunlar ortaya konulmuştur.
Denetimde koordinasyonun mantığı şuna dayanmaktadır: Şu anda inceleme yetkisine sahip, Maliye Bakanlığımızın içerisinde çok değerli farklı birimler var. Bunlar arasında bazen standart ve uygulamalarda farklılıklar olabiliyor. Bu denetimdeki koordinasyonun bir amacı da aslında bunları gidermeye yönelik, denetimin etkinliğini artırmaya yönelik ve mükellefler açısından sıkıntı yaratan hususların azaltılmasına yönelik bir çabadır. İdeal olarak, vergi denetiminde çok başlılığın azaltılması tabii ki bence bir ihtiyaç. Ama bu aşamada koordinasyonla, mükelleflere de yansıyan bazı sıkıntıların giderilmesine yönelik bir adım atıyoruz.
Burada bir hususun altını çizmek istiyorum: Denetim elemanlarının bağımsızlığının korunması çok kritiktir ve ben Sayın Özyürek’e katılıyorum, yani denetimin bağımsızlığı en azından yargı bağımsızlığı kadar önemlidir. Bu hususların teknik olarak kalmasında ben büyük fayda görüyorum. Hiçbir şekilde Maliye Bakanlığı denetim elemanlarının denetim konusunu siyasi bir konu olarak algılamalarının ben doğru olmadığını… Ve zaten böyle bir yaklaşım içerisinde olmadıklarına da emin olmak istiyorum. Özellikle bu genel girişi yapmak istedim.
Burada yaptığımız düzenlemelerde gerçekten mükellef haklarını, mükellefi idareye karşı ciddi anlamda koruyan düzenlemeler var. Biz mükellefle minimum ihtilaf istiyoruz. İdarenin mükellefle sorunlarını tabii ki minimize etmek istiyoruz ama şu da bir gerçek: Uygulamada sıkıntılar olabiliyor. Hiçbir şekilde mükemmel olduğumuz iddiasında değilim.
Şimdi Sayın Başkan, müsaade ederseniz bir de soruları da cevaplandırmak istiyorum, bana biraz zaman verirseniz.
Sayın Taner, Gelir İdaresi Başkanlığında, özellikle taşra teşkilatında bazı, tabii ki grup müdürleri vesairelerin uzmanlara oranla ücretlerde geriye düştüğünü, buna katılıp katılmadığım… Değerli arkadaşlar, Maliye Bakanlığı içerisinde de tabii ki maaşlarda, ücretlerde, yeterli olup olmadığına dair hususlar benim de dikkatime getirildi ama ben bunların, her zaman, bir teşkilat kanunu çerçevesinde, kapsamlı olarak değerlendirilmesi gerektiği kanısındayım. Ben diğer bakanlıklara örnek olmak durumundayım yani sadece Maliye Bakanlığının personelinin durumunu iyileştirmeye yönelik adım atarsam, o zaman, mali disiplini bozacak diğer düzenlemelere ben burada nasıl itiraz ederim? Doğrusu biraz zordur. Ücret adaletsizliği kamuda var. Bunu gidermeye yönelik olarak denge tazminatı müessesesini getirdik, ilk adımını da attık. İmkânlar çerçevesinde, bu düzenlemelerin ileride de devam etmesi gerektiğine ben inanıyorum.
Değerli arkadaşlar, Sayın Işık, güneydoğu veya doğu illerimizden batı illerimize gelen, geçici, işte, mevsimlik işçilerin konaklama bedellerinin valiler tarafından karşılanıp karşılanmayacağı veya bunun açılımla ilgisinin olup olmadığı hususunda bir soru sordular. Benim bildiğim kadarıyla konaklamaya ilişkin herhangi bir düzenleme düşünülmüyor ama şu da bir gerçek: Bu vatandaşlarımızın, oralara giderken, yolculuklarda, oraya gittikten sonra, hele özellikle çoluk çocuklarını da beraber götürmüşlerse birtakım sıkıntılarla karşılaştığı da bir gerçek. Bu vatandaşlarımızın en azından bu mevsimlik iş sürecindeki birtakım sıkıntılarını gidermeye yönelik eğer Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız birtakım düzenlemeler yaparsa biz Maliye Bakanlığı olarak tabii ki kendilerini destekleriz, Türkiye'nin bir problemi ise tabii ki bunun çözümünde biz de katkıda bulunuruz.
Sulama birliklerinin borçlarının yapılandırılması yine konuşuldu. Ben dün de ifade ettim. Sulamada iki durum söz konusu: Bir, cazibe sulama söz konusu. Burayı bence fiyatlamak lazım, doğru fiyatlamak lazım. Buradan gelen gelirle vatandaşın kendisinin parasıyla kazdığı kuyuları ve orada kullandığı elektrikle yaptığı sulamayı bizim sübvanse etmemiz lazım; doğru sistem budur.
Tabii ki Kütahya ilinde yağışlar nedeniyle ortaya çıkan bir afet söz konusuysa Tarım Bakanlığımız bunu dikkate alır, Bakanlar Kuruluna getirir, biz de Maliye Bakanlığı olarak yine bütçe imkânları çerçevesinde kendilerine gereken desteği veririz.
Nisan ayında işsizlik oranının yüzde 12’ye düşmesi tabii ki aslında Türkiye için gerçekten önemli bir kazanımdır, büyük bir başarıdır. Çünkü ben baktığım zaman Avrupa ülkelerinin bazılarında hâlâ işsizlik oranları artan ülkeler var, hâlâ resesyonda olan ülkeler var. Türkiye'nin temelleri sağlam olduğu için gerek büyümede gerek istihdam artışında gerekse diğer hususlarda gerçekten makroekonomik performans olarak çok iyi bir noktada olduğunu söylemek lazım, bunu kabullenmekte fayda var.
Adana ilimiz tabii ki Gaziantep gibi ve diğer bazı büyük illerimiz gibi büyük ölçüde göç çeken bir ilimiz. Orada sıkıntıların çok daha yüksek düzeyde hissedildiğine de… Ben değerli arkadaşıma katılıyorum. Aslında bu tür illerimize belki farklı yaklaşmak lazım. Yani orada, oralara özgü teşvik, projeler konusunda Devlet Planlama Teşkilatımız tarafından bir çalışma yapılırsa biz Maliye Bakanlığı olarak olumlu bakarız.
Yine benim, Maliye Bakanlığı personelini sevmediğim iddiası atıldı, çok yanlış bir iddia. Ben çalışanlarımızı sevmekle kalmıyorum, aslında çabalarını takdirle de karşılıyorum.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Para…
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Devamla)Değerli arkadaşlar, biz örnek olmak durumundayız. Bir bütünlük içerisinde, diğer kamuyla birlikte ben imkânlar çerçevesinde bizim çalışanlarımızın imkânlarının da geliştirilmesine katkıda bulunurum.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sen başkalarına yap, Maliye Bakanlığına yapma!
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Devamla)Küçük esnafın SSK, vergi borçlarının yapılandırılması… Ben her zaman şunu söylemişimdir: Alacağımızın reel değerinin korunması koşuluyla bir yapılandırmaya ben “Hayır” demem, ama şunu da ifade etmek istiyorum: Af niteliğindeki yapılandırmalar vergide uyumu bozuyor, vergide çok ciddi adaletsizlikler yaratıyor ve bu nedenle de ben onlara karşıyım.
Sayın Cengiz, “Özellikle avukatlar, KDV tahsilatında kendileri taksitle alıyor ama KDV’yi toptan ödüyorlar.” şeklinde bir sıkıntının olduğunu ifade ettiler. Bu sıkıntı bana da ulaştı. Gelir İdaresi Başkanlığımız bu konuda bir çalışma yaptı. Bu türden uygulamaları minimize edecek bir idari çalışma yapılıyor ve o çerçevede de yeni bir uygulamaya geçeceğiz.
Kredi kartı mağdurları, vesaire gibi… Değerli arkadaşlar, bu konuda geçmişte bir yapılandırma yapıldı. Tabii ki bankalarımızın inisiyatifine bırakılmış bir husustur. Aslında özel bankalar, kamu bankaları, biliyorsunuz hepsi ticari esaslara göre çalışıyorlar, bireysel bazda herhangi bir kredi kartı kullanıcısının kanuna gerek kalmadan borcunu yapılandırabilirler çünkü bunlar tamamen özel hukuk hükümlerine göre yapılabilir. Bunun için yeni bir yasaya dahi gerek yoktur, yeter ki bu konuda gerekli irade olsun.
Varlık barışına ilişkin, değerli arkadaşlar, biz son derece şeffaf davrandık. Vergi mahremiyetine giren hususlar hariç ne gerekiyorsa bütün detaylarıyla, idaremiz, açık açık ortaya koydu. 7,1 milyar lirayla ilgili… O ayrı bir konu, 64 ton altın konusu ayrı bir konu. O konuda da gereken açıklamaları yaptım. Vergi mahremiyetine giren hususlar nedeniyle, ben, tabii ki bunların kim olduğu vesaire konularında size bilgi veremem ama şunu bilmenizi isterim: Bu türden, beyanda bulunup daha sonra beyanın gereğini yerine getirmeyenler hakkında gerek takip gerek inceleme yapılıyor, gerek MASAK tarafından gerek Gelir İdaresi tarafından; ne gerekiyorsa o arkadaşlarımız gereken çalışmaları yapıyorlar, kendilerine bu konuda ben her zaman talimat vermişimdir.
Dokuzuncu Cumhurbaşkanımızın ifadelerine tabii ki katılmıyorum. Zaten, bu kanundan kastımızı da çok açık bir şekilde ifade ettim. Amacımız, Gelir İdaresini bir nebze olsun güçlendirmek, denetimi, denetimin kaynaklarını daha verimli, daha etkin bir şekilde kullanmak. Tabii ki vergi denetim elemanlarının hepsinin bağımsızlığını korumak… Hiçbir şekilde siyasallaşma algısının bu şekilde ortaya konulmasına ben tabii ki katılamam.
Sayın Taner ecri misille ilgili bir soru sordular. Orada, tabii ki ecri misillerde şöyle bir husus söz konusu: Bir, geçmişe dönük bir uygulama var. Orada zaman aşımı biliyorsunuz on yıldı Borçlar Kanunu gereği, biz onu mükellef lehine beş yıla indirdik. Burada hani “Vatandaş lehine hiçbir şey yok.” denildiği zaman, aslında bu hususları dikkate almanızda tabii ki yarar var.
İkinci bir husus, tabii, yıllar itibarıyla işgal altında olanlar, mesela cari yıl için tabii ki bir ecri misil ödenmesi lazım, orada eğer peşin öderse ve eğer, örneğin mahkemeye götürmezse yani bu işi dava etmezse…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
58 konuşma daha · 16 Temmuz 2010