İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 64. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)

Mehmet Tunçak

Bursa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 64. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Şubat 2008 · 419 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Tunçak (AK Parti), 13 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 419 kelime.

Mehmet Tunçak (AK Parti, Bursa). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 13 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tuncak-23-2008-02-13-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET TUNÇAK (Bursa)Çok Değerli Başkanım, değerli milletvekillerimiz; 09/11/2006 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edilen ancak dokuz maddesi 10’uncu Cumhurbaşkanımız tarafından veto edilen 5555 sayılı Vakıflar Kanunu Tasarısı’nın 16’ncı maddesi hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Hakikaten içeriği çok değişik mecralarda tartışılan Vakıflar Kanunu’nun vatanperverlikle ya da değişik şekliyle, yönlendirmelerle burada değerlendirilmesi, işleyişi ve içeriğinden bizleri uzaklaştırıyor.

Genel anlamda Vakıflar Kanunu düzenlemesi fevkalade dağınık vaziyette olan vakıflar mevzuatının, yani 10 kanunda, 6 tüzükte ve 27 yönetmelikte bulunan vakıflar mevzuatının toparlanması ihtiyacını karşılıyor öncelikle. Bununla birlikte birçok kanun var, diğer kanunlar çıktı, yeni kanunlar ya da kanunlarda değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklere bir uyuma ihtiyaç vardı ki, Vakıflar Kanunu bu ihtiyacı bu şekliyle gideriyor.

Ayrıca, vakıfların hayatiyetinin güçlenmesi ve hayratlarının hayata geçirilmesi fevkalade önemli bir amaç olarak Kanun’un içerisinde hayat buluyor.

Anayasa’nın eşitlik ilkesi ve eşitlik ilkesine uygun bir düzenlemeyi içeriyor Vakıflar Kanunu. Ülkemizin ve bu yönetim şeklinin kendine güvenini, kendi vatandaşından korkmadığının bütün dünyaya net ve açık olarak ispatı anlamına geliyor Vakıflar Kanunu ve bir amacı da hayratlarının öncelikli olarak korunması, ki 16’ncı madde, vakıfların hayratlarıyla ilgili bu korumayı içeriyor. 41.550 adet mazbut vakfın, 300 adet mülhak vakfın ve 161 adet cemaat vakfının hayrat taşınmazlarının tahsisiyle ilgili düzenleme 16’ncı maddede yapılmakta. Maddelerini hemen hemen hiç tartışmadığımız, sadece hayaller üzerine yaptığımız bazı tartışmalar şu ana kadar geldi ve bu düzenlemedeki 16’ncı maddede “hiçbir ticari fonksiyon yapılmayacak” kaydı ortaya konuyor. Mülkiyet devri net olarak reddediliyor. Ki, eğer tahsis amacına uygun olarak yapıldığı taktirde herhangi bir problem yok. Tahsis amacına aykırı bir işlem yapılırsa mülki amir tarafından tahliyesi öngörülüyor hayratın.

Burada, düzenlemede, gerek vakfedenin iradesi gerekse hayratın faaliyet gösterme gereği dengelenerek tahsis amacı dışı kullanımı engellenmiş, ayrıca mevcut hâliyle hayrat vasfını sürdüremeyecek taşınmazların yok olması önlenmiştir. Ayrıca 2762 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 10’uncu maddesine paralel bir düzenleme ihtiva etmektedir Kanun.

Hassasiyetlere çok teşekkür ediyoruz. Özellikle cemaat vakıflarıyla ilgili bazı tereddütler ihdas edildi, bazı tereddütler söylendi. 16’ncı maddedeki hayratların tahsisinde meclis kararının olması, Vakıflar Meclisinin kararının olması ve meclis kararının herhangi bir şarta bağlanmadan Vakıflar Meclisinin iradesine bırakılıyor olması, kafada akla gelen tereddütleri giderecek birçok tedbirin Kanun’un içeriğinde olduğunu, Türk Ceza Kanunu’nun içerisinde olduğunu, idari düzenlemelerin içerisinde olduğunu bize tekrar tekrar bildirmekte. Her çıkarılan kanun ya da her çıkarılan değişiklik ardında başka bir niyet aramaya gerçekten ihtiyaç yok. Her kanunun bir vatanın birliği ya da bütünlüğüyle alakalı olmadığını, artık bu düzenlemelerin kendimize güvenin bir ifadesi olduğunu ve bunu, dünyaya tek örnek olacak ülke olduğumuzdan dolayı göğsümüzü gere gere söyleyebileceğimizi belirtiyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 13 Şubat 2008

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook