İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yurtdışı türkler başkanlığı teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili mersin milletvekili mehmet şandır ile tokat milletvekili reşat doğru'nun; türk dünyası işbirliği ve koordinasyon başkanlığı teşkilat ve görevleri hakkında kanun teklifi (s.s.:485)

Mehmet Ufuk Uras

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 77. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Mart 2010 · 568 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ufuk Uras, 24 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YURTDIŞI TÜRKLER BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI VE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR İLE TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN; TÜRK DÜNYASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.:485)); konuşma 568 kelime.

Mehmet Ufuk Uras (İstanbul). “Yurtdışı türkler başkanlığı teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili mersin milletvekili mehmet şandır ile tokat milletvekili reşat doğru'nun; türk dünyası işbirliği ve koordinasyon başkanlığı teşkilat ve görevleri hakkında kanun teklifi (s.s.:485)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ufuk-uras-23-2010-03-24-yurtdisi-turkler-baskanligi-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-tasar (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET UFUK URAS (İstanbul)Sayın Başkan, değerli vekiller; biraz önce bir vekilimiz yurt dışından gelen tepkileri ifade etti haklı olarak ama bir tepki gelmedi.

Yıllardır toplumsal yaşamın her alanında eşit haklar için çalışmalar yapan, uğraş veren, yaşadıkları ülke ve Türkiye ile bağlı sorunlarına ilişkin çözümler üretmeye çaba gösteren ve sonuçları sürekli yetkililere ulaştırmaya özen göstermiş bir dizi göçmen federasyonu var. Bu konularda son derece hassaslar fakat konuyla ilgili, haberdar olmamaktan kaynaklanan, geç kalmışlıktan kaynaklanan sorunlar nedeniyle görüşlerini Hükûmete aktaramıyorlar.

Şimdi, demokrasiyse her alanda demokrasi. Yurt dışındaki yurttaşlarımızla ilgili bir yasa çıkarırken herhâlde öncelikli olarak oradan gelen talepler doğrultusunda hareket etmeliyiz ve tasarının son hâline gelinceye kadar süreçlerde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın oluşturduğu örgütlerin görüşlerinin alınmamasının son derece önemli bir eksiklik olduğunu düşünüyoruz. Daha önce gereği gibi işletilmese bile var olan “Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Danışma Kurulu” biçiminde adlandırılan Danışma Kurulunun yok sayılmasının, görüşlerine başvurulmamasının da tasarının kolektif bir çabanın ürünü olmasını engellediğini düşünmekteyiz.

Tasarıda, yurt dışındaki sivil toplum örgütleri olarak adlandırılan yapılarla olan ilişkilerden söz edildiğini görüyoruz. Yasada bu ilişkilere yer verilirken söz konusu örgütlerin, yaşanılan ülkelerin birer bağımsız örgütü olduğu gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yurt dışında yaşayan göçmenlerin seçme ve yaşadıkları ülkelerde ülke seçimleri için oy kullanma hakkıyla ilgili bir yasa bildiğiniz gibi çıkarılmıştı ancak henüz gerekli hazırlıklar yapılmadı, pratik uygulama adımları atılmadı. Üstelik bütün bu sürecin bağımsız adaylık için de olumsuz işlediğini, bu yüzden, bir dizi milletvekilimizi sınırlardan gelen oyların bağımsızlar için geçerli olmaması nedeniyle yitirdiğimizi biliyoruz ve bu hakkın seçilebilme ayağının da eksik bırakıldığını görüyoruz ve bütün bunlar çözüm bekliyor. Tartışılmakta olan tasarıda, hak ve hayata geçirilişiyle ilgili bu yaklaşımlarda demokrasi son derece önemli. Göçmenler sınırda değil, yaşadıkları ülkelerde o yüzden bağımsızları da kapsayacak şekilde oy kullanabilirse, seçilme hakları verilirse, yurt dışında göçmenleri temsilen milletvekilleri seçilebilirse çok olumlu.

Tasarıda yer alan Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulunun yapısıyla ilgili olarak da yurt dışında çalışan vatandaşlardan bu Kurulda yer alması düşünülenlerin seçim yoluyla görevlendirilmeleri önemli. Atama yoluyla yapılacak görevlendirmeler demokratik olmayacağı gibi temsili zayıf kılacak. Ayrıca sorunların ve çözümlerin kurula taşınması süreci, eksik ve antidemokratik ve güçlü bir destekten yoksun kalacaktır. Kurulda, Mecliste bulunan partilerin birer kişiyle temsilci bulundurması son derece uygundur ve ülkede bulunan işçi konfederasyonlarının da bu kurumlarda temsil edilmesi gerektiği kanısındayız.

Şimdi, bu Türk ve Türk dili meselesiyle ilgili, grubun yaptığı itirazlar sadece bu yasayla ilgili değil. Bakın, size bir örnek vereyim: Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyinin Kurulmasına Dair Nahçıvan Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı’nın başında ne diyor? “Türk dili konuşan ülkeler.” Madde 23’te ne diyor? “İşbu anlaşma … Azerice, Kazakça, Kırgızca, Türkçe ve İngilizce olarak … imzalanmıştır.” Şimdi burada bir tuhaflık yok mu? Başta diyorsunuz “Türk diliyle konuşan”, 23’üncü maddede diyorsunuz ki “…Azerice, Kazakça, Kırgızca, Türkçe ve İngilizce olarak … imzalanmıştır.”

Dolayısıyla hakikaten bu konuda biraz samimi olmakta fayda var diye düşünüyorum. Ben bütün Türki cumhuriyetlerin filmlerini büyük ölçüde izliyorum, hepsini alt yazıyla izliyorum. Keşke anlayabilsem. Ama hakikaten eğer Türki cumhuriyetlerle sağlıklı bir ilişki kurulacaksa Sayın Cumhurbaşkanından Meclis Başkanına, Dışişleri Bakanından…

Defalarca, mesela, Abhazya ile ilgili “23 Nisanda bütün dünya gençleri çağrılırken niye Abhaz gençliği çağrılmıyor, niye orayla ilişki kurulmuyor?” dediğimizde, herhâlde dünyanın bazı büyük güçlerinden icazet almadan biz orayla ilişki kuramıyoruz. Hadi buyurun, Çin’deki Uygurlarla ilgili, oradaki insan haklarıyla ilgili çok somut, açık tutum alalım. Çin’den gelen heyetlerle yapılan müzakerelerde, buralarda ne dendiğini biliyorum. Yurt dışındaki yurttaşlarımıza baktığımızda, oradaki insanlarımızla konuştuğumuzda -“göçmen, göç”: “Migration”; Latince kökeni “migrare”: Acı çekmek- acı çeken insanlarımız var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

51 konuşma daha · 24 Mart 2010

51 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook