Terörle mücadele kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.818)
Kocaeli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 66. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Şubat 2006 · 551 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Vecdi Gönül (AK Parti), 22 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.818)); konuşma 551 kelime.
Mehmet Vecdi Gönül (AK Parti, Kocaeli). “Terörle mücadele kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.818)”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vecdi-gonul-22-2006-02-22-terorle-mucadele-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-818 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli)- Sayın Başkanım, arz edeyim.
Sayın Gazalcı'nın sorusu, mayınlı araziyle ilgili. Mayınlı araziyle ilgili daha teferruatlı bilgi vermek istersem; önce, Kara Kuvvetlerimiz bunu kendisi yapabilir mi diye gayret sarf etti. Aşağı yukarı bir senelik çalışma sonucunda, bunun Kara Kuvvetleri tarafından yapılmasının, icabında yeni şehitlere yol açacağı anlaşıldığından, vazgeçildi. Sonradan Kara Kuvvetleri, Millî Savunma Bakanlığına devretti. Millî Savunma Bakanlığı, biz, bütün alanı ihaleye çıkarttık. Bu ihaleye gelen teklifleri, tabiî, ticarî sır olduğu için açıklayamam; ancak, milyarlarca doların üzerindeydi. Bu milyarlarca doların üzerindekini bizim Bakanlık bütçesinden karşılamamız mümkün değildi; böyle bir faslımız yok. Kaldı ki, bunu ihale edecek teknik bilgimiz de yoktu, böyle bir büyük ihaleyi uygulamayı kastediyorum; yoksa, diğer bilgiler evet, elbette bizde. Bu bizdeki bilgileri Maliye Bakanlığına devrettik, onlar da prensip itibariyle yap-işlet-devretten başka çıkar yol bulamadılar. Çünkü, onların da aldıkları teklifler, gerçekten astronomikti; yani, bütçeyle karşılanması mümkün olmayan, ayrıca, oranın tarımıyla yıllar boyunca elde edilemeyecek -devlet tarafından işletilmesi halini arz ediyorum- mümkün olmayan rakamlardı. Bu sebeple, Maliye Bakanlığı yap-işlet-devret'e dönüştü.
Merkeze alınmış bir bürokratın yorumlarına ben görevdeyken değer veririm, görevden ayrıldıktan sonra değil ve şu anda böyle bir iddianın varit olmaması gerektiğini düşünüyorum, her ne kadar şu anda Bakanlığımız bu sorumluluğu taşımasa da.
Diğer şehitlerimiz, tabiî, bizim Bakanlığımızın dışında; ancak, benim bildiğim bir şey var; şehidin kim olduğu, kimin şehit olmadığı mevzuatımızda çok iyi yerleşmiştir ve bunun ortak karar noktası Emekli Sandığı Yönetim Kuruludur. Binaenaleyh, mevzuatımızda öğretmen için şehit tarifi yapılmışsa, zannediyorum -ödemeleri bizden geçmediği için kesin bir şey söylemem mümkün değil- onlar da er şehitler yahut asker şehitlerin tabi olduğu muameleye tabidirler; ama, bildiğim bir alan değil.
Sayın Hamza Albayrak Beyin… Terörle ilgili herhangi bir teklifte bulunulmuştur NATO'ya. NATO, kendisini doğrudan terörle mücadele örgütü olarak görmemektedir. Bunun tek istisnası Afganistan'a yaptığı görev sevkidir; ancak, orada dahi terörle mücadeleyi ISAF yürütmemektedir; Oparetion Enduring Freedom diye Amerikalıların yönettiği başka bir güç vardır, terörle mücadeleyi o yapmaktadır. Bu bakımdan, bir başka yerde örneği olmayan bir görev anlayışını yurdumuz için talep etmek imkânı bugün görünmüyor, 5 inci madde kapsamına sokmak imkânı görünmüyor; ancak, bizim bir talebimiz var, yeni yapılan bir talep; PKK'yı NATO da terörist olarak tanısın diye. Bu, müzakere halindedir; bunun neticesini takip edeceğiz. Görev tarifi böyle olunca, tabiî, terörle mücadeledeki harcamalara da -eğer doğru anladıysam "katkı var mı" diye soruyorsunuz- herhangi bir katkı da söz konusu olamaz.
Sayın Öymen'in sorusu: "Şehit annelerine verilen para nedir?"
Ben belki sözünüzü yanlış anladım, tamamını kastediyorsunuz zannettim. Ben şimdi, taksimatını, gerek tazminatın gerek diğer paranın taksimatını arz edeyim. O dediğiniz rakam olabilir, bu taksimatın bir bölümünde.
Şehit, subay, assubay, uzman çavuş ise, şehit olmamış gibi maaşını alır ailesi ve terfi eder; üç yılda da bir terfi eder; hiç şehit olmamış gibi, ailesi, o maaşı almakta devam eder, terfileriyle beraber. Onun için, onu, bir kenara bırakıyorum.
Bekâr ise şehidimiz, er olarak, yüzde 50 annesi, yüzde 50 babası alıyor. Neyin yüzde 50'sini; 956 Yeni Türk Lirasının yüzde 50'sini. Bekâr, anne veya babadan biri vefat etmişse, yüzde 50 hayatta kalan ebeveynine, yüzde 50'si de kardeşlere veriliyor. Evli ve çocuksuzsa, yüzde 50 eş, yüzde 25 anne, yüzde 25 baba. Evli, çocuklu ise, yüzde 70 eş, yüzde 15 anne, yüzde 15 baba; belki de, buradaki rakam, sizin tespit ettiğiniz rakamdır. Evli, çocuklu, anne ve babadan biri vefat etmişse, yüzde 85 eş, yüzde 15 hayatta kalan anne veya baba.
Evet, zannediyorum bir noktada buluşmuş olduk.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
28 konuşma daha · 22 Şubat 2006