Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)
Şanlıurfa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 51. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Ocak 2005 · 798 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Vedat Melik (CHP), 13 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 798 kelime.
Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 13 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2005-01-13-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Şanlıurfa İlinin Akçakale ve Harran Ovalarında sulamayla birlikte ortaya çıkan drenaj ve tuzluluk sorunlarıyla ilgili görüşlerimi belirtmek üzere kişisel olarak söz almış bulunuyorum; öncelikle, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Bu arada, bugün Ankara'da olan tren kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Tanrı'dan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.
Değerli arkadaşlar, Güneydoğu Anadolu Projesinin tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye'de, sulanabilir alanların yaklaşık yüzde 20 artmasıyla tarımsal üretimde belirgin artışlar hedeflenmektedir. Böyle olmakla birlikte, GAP alanında bulunan toprakların önemli bir kısmının kurak ve yarı kurak iklimin etkisi altında olmasından dolayı, kullanılmasında özel bir önem gösterilmeli ve sulama sistemleri seçilirken, kesinlikle hata yapılmamalıdır. Böyle bir alanda, toprak özellikleri, topografik yapı, bitki çeşitleri ve bunlara uygun doğru sulama sistemi seçimleri dikkate alınmadan yapılacak sulamanın, tabansuyu birikmesine ve çoraklaşmaya neden olması kaçınılmazdır.
Güneydoğu Anadolu Projesinin en önemli halkalarından biri olan ve projenin simgesi sayılan Harran Ovası, ilk olarak, Urfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 75 inci yıldönümü olan 11 Nisan 1995 tarihinde sulamaya açılmıştır. İlk yıllarda 30 000 hektarlık alanda sulamaya başlanırken, sulama kanallarının bitirilmesiyle birlikte, toplam 152 000 hektarlık sulama alanına sahip olan Harran Ovasında, şu anda 140 000 hektarlık, yani, 1 400 000 dekarlık alan sulanabilmektedir.
Enerji Bakanlığına vermiş olduğum soru önergesine aldığım cevaba göre, Harran Ovası sulamalarına, bugüne kadar, 225 000 000 Amerikan Doları harcanmıştır. Bunun yanında, şu anda, Harran Ovasına ve daha sonra da Viranşehir, Ceylanpınar, Kızıltepe ve Mardin Ovalarına su taşıyacak olan Urfa tünellerine de 2004 birim fiyatları itibariyle 386 000 000 Amerikan Doları harcanmıştır.
Bu rakamları şunun için vermek istiyorum: Yıllardır, biliyorsunuz, kamuoyunda, işte GAP'a şu kadar para harcandı, 16 milyar dolar harcandı, karşılığında ne alındı, gibi sorular sorulmakta ve bu masrafların, belki de, bazı insanlarda, boşa yapıldığı kanısı oluşmaktadır. İşte, gerçekte şu anda harcanan para, ovaya özgü olarak harcanan para 225 000 000 dolardır. Buna karşılık, yani, 225 000 000 doları ovaya ve 386 000 000 doları tünellere harcanan paraya karşılık, sadece Harran Ovasından yılda en az 200 000 ton, balya, lif pamuk elde edilmektedir ki, bunun da bugünkü parasal karşılığı, yani, pamuk fiyatlarının çok düşük olduğu bugünlerde 200 000 000 Amerikan Dolarıdır. Yani, her yıl buradan sadece elde edilen pamuğun değeri, ovaya yapılan yatırıma yakın bir değerdir. Yatırımın, istihdama ve tekstil sanayiine katkısı bir tarafa bırakılacak olsa dahi, ne kadar kârlı ve doğru olduğu da ortadadır. Bu projeyle birlikte, bölgede sosyal ve ekonomik dengelerin yeniden kurulması, yöre insanının refah ve gelir düzeyinin yükseltilmesi hedeflenmiştir.
Ancak, en başta kısaca değinmeye çalıştığım sulama projeleri yapılırken gözönünde bulundurulması gereken şartların önemsenmemesi, yani Harran Ovasında sulama sisteminin uygun drenaj sistemiyle birlikte inşa edilmesi gerektiği halde, ovamızda drenaj sistemi, servis yolları, yol şevleri, tarla geçiş köprüleri, asfalt yarmaları gibi işlemler tamamlanmadan, hayatında ilk defa suyla tanışan çiftçilere hiçbir eğitim verilmeden sulamaya geçilmesi, Harran Ovasında arzu edilmeyen tuzluluk ve drenaj sorununu ortaya çıkarmıştır. Sulama sonrası yapılan toprak ve drenaj etüdü sonuçlarına göre, bugün Harran Ovasında yaklaşık 50 000 hektarlık alan, yani 500 000 dekarlık alan tabansuyu etkisi altındadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Melik.
MEHMET VEDAT MELİK (Devamla)Yükselen sular nedeniyle çok sayıda köy ve yerleşim biriminde zemin çökmeleri sonucunda pek çok ev yıkılmış ya da yıkılma tehlikesi altındadır. Başta Büyük Düzlük, Küçük Düzlük, Özlü, Selman, Akdilek, Ekinyazı, Cepkenli, Gürgelen, Bellitaş, Yeşerti, Sakça, Yalınlı Köyleri olmak üzere, birçok köyde evden eve geçebilmek için köprü gerekmektedir. 10 000'lerce dekar arazi bu yıl işlenemeyecektir. Harran Ovasının bütün köylerinde daha önce kerpiç kesmek amacıyla açılan çukurlar, bugün, oniki ay kurumayan ve insan sağlığını tehdit eden göller haline dönüşmüştür. Zaten olmayan köy yolları, tabansuyu yükselmesinden dolayı tamamen bozulmuştur. Şanlıurfa merkeze bağlı 5 000'den fazla insanın yaşadığı Kısas beldesindeki ilköğretim okulu sular altındadır. İnsanlar mezarlarını bile kazamamaktadırlar; çünkü, Harran Ovasının altında âdeta bir tabansuyu denizi oluşmuştur.
Değerli arkadaşlar, Harran Ovasında ortaya çıkan ve büyük bir süratle artan bir şekilde sınırları genişleyen tuzluluk ve drenaj sorunlarının çözümü için acil yapısal tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bölgenin sulama potansiyelinin büyük olması, ekolojik koşulları, yani toprak ve iklim gibi sorunları ve tarımsal altyapıdaki sorunlar nedeniyle bölgede etkin bir izleme, değerlendirme ve uygulama birimine ihtiyaç vardır. Konu üzerinde yapılan tespitler sonucunda, personel azlığı nedeniyle tabansuyu izleme ve değerlendirme çalışmaları sağlıklı yapılamamakta, tahrip olmuş gözlem kuyuları yeniden tesis edilememektedir.
Tahliye kanallarında rutin temizleme çalışmaları önemli ölçüde aksamaktadır. Kanallarda oluşan siltasyon ve otlanma nedeniyle akış durmakta, kanallar su depolayarak çevre arazilere sızmakta, sulama birliklerinin olanakları da bu hizmetleri vermekte yetersiz kalmaktadır. Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü ise ödenek sıkıntısı içinde kıvranmaktadır.
Geçtiğimiz aylarda yağan şiddetli yağmurlar nedeniyle, Cudi Deresi dediğimiz ve şu anda ana tahliye kanallarından biri olan tahliye kanalının taşması sonucunda, Akçakale İlçesinin Yukarıçinpolat, Aşağıçinpolat ve Haktanır Köyleri su baskınına uğramış, birçok ev hasar görmüş, birçok hayvan telef olmuş, henüz toplanamamış olan birkısım pamuk da sular altında kalmıştır.
Değerli arkadaşlar, bu sorunların tamamı, başta Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü olmak üzere, Şanlıurfa'daki resmî kurumlarca Bakanlığa elbette bildirilmektedir.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 13 Ocak 2005