Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)
Kastamonu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 72. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Mart 2005 · 452 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Yıldırım (CHP), 17 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 452 kelime.
Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 17 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2005-03-17-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET YILDIRIM (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 827 sıra sayılı tasarının 34 üncü maddesi, çekilen maddeyle 33 üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Bu madde üzerinde konuşurken, demiryollarımızın bugün geldiği noktayı değerlendirmek ve bundan sonra ne yapılacağını tartışmak ve sizlerle paylaşmak istiyorum.
23 Eylül 1856 tarihinde, İzmir-Aydın arasındaki 130 kilometrelik demiryolunun yapımına başlanılmasıyla, Anadolu insanı demiryollarıyla tanışmıştır. Bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla yapılan bu demiryolu, aynı zamanda, ülkemizin ulaşım sistemi ihtiyacına göre belirlenmesi gereken demiryolu ulaşım koridorlarının, millî çıkarlarımız ve ülke ekonomisinin ihtiyaçlarına göre değil, yabancı şirketlerin ihtiyaç ve çıkarları doğrultusunda belirlenmesinin de ilk örneğini oluşturmuştur.
Nitekim, İmparatorluk döneminde realize edilen 4 086 kilometre demiryolu, İngiliz, Fransız ve Almanların kendi ekonomik gereksinimlerine göre kurulmuş, kendi toplumsal ve ekonomik gereksinimlerimiz gözardı edilmiştir. Bunun sonucu olarak, kendi gücü ve inisiyatifiyle demiryolu şebekesini kuramayan imparatorluk, endüstri devrimini gerçekleştirecek altyapıya kavuşamamış, bunun bedelini de pahalı ödemiş ve çöküşünü hızlandırmıştır. Bu belki iddialı görülebilecek bir iddia görünmekle birlikte; ancak, cumhuriyet döneminde örülen demir ağlara bir bakmak gerekir. 1923-1950 yılları arasında inşa edilen demiryolu 3 271 kilometredir. Bu demiryolları, Divriği'ne uzanarak demir cevherini, Zonguldak'a uzanarak kömür madenini, Ergani'ye ulaşarak bakır cevherini sanayiin kullanımına sunmuş, liman bağlantıları ile demiryolu, denizyolu kombinasyonunu sağlamış, cumhuriyet dönemine kadar mevcut demiryollarının yaklaşık yüzde 90'ı Samsun-Ankara-Konya çizgisinin batısında yer almaktayken, cumhuriyet döneminde doğuya yapılan yatırımlarla bu oran dengelenmiştir. Böylece, ihmal edilen doğuluya hayat gelmiş, endüstri hızla gelişme eğilimine girmiş, demir-çelik fabrikaları faaliyete geçmiş, limanlar canlanmış, insanlar ulaşım vasıtasına kavuşmuş, ülkeye yeni bir nefes, yeni bir kan bahşedilmiştir. Bütün bunlar Büyük Atatürk'ün yüksek dehası, basireti ve ileri görüşlülüğünün bir eseri olmuştur. Bu ülkede hâlâ Onuncu Yıl Marşı ilk günkü heyecan, şevk ve gururla söyleniyorsa, bu boşuna değildir, o günlerin özlemini çekmemizden kaynaklanmaktadır.
Bir de demiryollarının gelişimini değerlendirmek istiyoruz. Sene 1923, demiryolu uzunluğu 3 756 kilometre; sene 1940, demiryolu uzunluğu 7 381 kilometre; sene 1950, demiryolu uzunluğu 7 671 kilometre; sene 1975, demiryolu uzunluğu 8 141 kilometre; sene 2000, demiryolu uzunluğu 8 682 kilometre. Bu demiryollarının yüzde 43'ü Osmanlı İmparatorluğundan devir, yaklaşık bir asırlık, Türkiye'nin ihtiyaçlarına göre değil, İngiliz, Fransız ve Almanların ihtiyaç ve arzuları doğrultusunda yapılmış, demode, işlevsiz demiryollarıdır. Cumhuriyetin ilanından sonra, Atatürk'ün vefatına kadar yapılan demiryolu uzunluğu 3 625 kilometre; yani, mevcut demiryollarımızın yüzde 42'si. Bu demektir ki, o devirde, yılda ortalama 210 kilometre demiryolu inşa edilmektedir.
O zamanki teknoloji, ülkenin ekonomik durumu dikkate alındığında, nasıl bir mucize yaratıldığı ortadadır. Hele, Tecer-Kangal arasındaki 32 kilometrelik demiryolunu yirmisekiz yıldır tamamlayamayan bir Türkiye'nin bugünkü durumuna bakıldığında, mucizenin de ötesinde bir olay olarak değerlendirilebilir.
Değerli milletvekilleri, sanıyorum, hatip konuşuyor, milletvekilleri sohbet ediyor, bütün Türkiye de sizi böyle izliyor. Hepimizi izliyor da... Yani, farkında mıyız, burada niye konuşuyoruz biz, ne anlatıyoruz biz?! Hangi maddeyi konuşuyoruz?!
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 17 Mart 2005