Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)
Kastamonu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 72. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Mart 2005 · 455 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Yıldırım (CHP), 17 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 455 kelime.
Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 17 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2005-03-17-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET YILDIRIM (Kastamonu)Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, az önce de ara verilmesine sebep olduğumuz için, Yüce Meclisten ve bütün Türkiye'den özür diliyorum. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Tasarının 33 üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimizi anlatmaya çalıştık ve süremiz elverdiği sürece de konuyu değerlendirmeye çalışacağız.
1950'den sonra demiryolları bir köşeye itilmiş, neredeyse kendi kaderiyle başbaşa bırakılmış, Türkiye karayolu yapımına ve karayolu taşımacılığına itilmiştir diyerek, o noktada müdahalelerle ara vermiştik.
Değerli arkadaşlar, ben, öncelikle bir Karayolcuyum. Elbette ki, karayolları Türkiye'nin doğru tercihidir demiyorum, yanlış bir tercihidir demiyorum; ama, demiryolunun, havayolunun, denizyolunun ve karayolunun, kombine bir taşıma sistemi içerisinde, makro bir planlama içerisinde yapılması gerektiğini vurgulamak istiyoruz.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün döneminde, az önce de konuştuğum gibi, nerede hammadde var, nerede fabrika var, o fabrikadan o hammaddeyi taşımak için demiryolu ağı kurulduğunu ifade etmiştim. Yani, Sivas Divriği'de çıkan demir madeninin, demiryolu ağıyla yük katarlarına yükleyerek Karabük Demir-Çelik Fabrikasına taşınmasına ve Zonguldak'ta çıkan taşkömürünün, gene, Karabük'e demiryoluyla çıkarılmasını, getirilmesini, taşınmasını ucuz maliyet ilkesinden kaynaklanarak yapıldığını vurgulamak istedik.
Şimdi, o günden bugüne, hele, 1950'lerden bugüne yapılan demiryollarının çok az olduğunu, demiryollarının iyileştirilmesinin yapılmadığını, İstanbul-Ankara yolunda da iyileştirmenin yapılmadan hızlı lokomotifin alınarak, Ankara-İstanbul arasındaki hızlı treni ortaya koyarak bir faciaya da sebep olduğumuz açıktır.
Diyoruz ki, önce altyapıyı iyileştirmek lazım, altyapıyı geliştirmek lazım, kurp yarıçaplarını ona göre yapmak lazım, yol standardını yükseltmek lazım, tek hatlı yerine çift hatlı güzergâhın konması lazım. Buna özel sektörün katkısını da almak gerekir. Sadece devlet işletmesi... Devlet, demiryollarını yapsın, geliştirsin, ağı kursun; ama, lokomotifin de, başka sektörlerin de, rekabet anlayışı içerisinde, demiryolu işletmeciliği içerisinde özel sektörün de yerini alması gerektiğini düşünmekteyiz.
Değerli arkadaşlar, bakıyoruz, 1953 yılında çıkarılan bir yasayla Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü önce KİT, sonra da 233 sayılı Kararnameyle kamu iktisadî kuruluşu statüsüne kavuşturulmuştur.
Demiryolunu yapan kurum başka, işletmeyi yapan kurum başka. Çünkü, demiryollarını yapan kurum, Ulaştırma Bakanlığına bağlı Devlet Demiryolları ve Limanları Genel Müdürlüğü; ama, işletmeyi yapan kurumsa, Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüdür.
1953 yılına kadar yapılan zararlar genel bütçeden desteklenmiş; ama, ondan sonra Devlet Demiryolları İşletmesinin zararları Hazineden karşılanmamış, zararlar bir tarafa itilmiştir. Daha sonra da, Devlet Demiryolları ve Limanları, Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüyle birlikte limanlarda, dış hatlarda ve iç hatlarda meydana gelen taşımlarının konteyner taşımlarıyla Türkiye'nin en büyük taşım sektörünü, en büyük liman işletmelerini gerçekleştirdiği görülmüştür.
Dolayısıyla, kamuoyunda yaygın bilgi hilafına yeni bir demiryolu yapımı yetki ve imkânı yasal olarak bulunmayan; ancak, eski yollarımızı modernize edip sürat ve emniyetini artırma gayreti içinde bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü 68 000 personelden 41 000 personel mevcuduna düşmüş, buna rağmen yük ve yolcu taşımacılığını eldeki imkânlar ölçüsünde aksatmamış, hatta 1997 yılında yük taşımacılığında yaklaşık 14 000 000 tonla cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 17 Mart 2005