Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)
Kastamonu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 113. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Haziran 2005 · 938 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Yıldırım (CHP), 16 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM KANUN TASARISI (S.S. 911)); konuşma 938 kelime.
Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2005-06-16-kentsel-donusum-ve-gelisim-kanun-tasarisi-s-s-911 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET YILDIRIM (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kentsel Gelişim ve Dönüşüm Kanunu Tasarısının 6 ncı maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bizi izleyen bütün vatandaşlarımıza ve Yüce Meclise saygılar sunuyorum.
Değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi sözcüsü arkadaşlarımın da belirttiği gibi, bu tasarıyı, ilkönce, Bayındırlık, Ulaştırma Komisyonunda tali komisyon olarak inceledik. Eksik gördüklerimizin tali komisyon olmamamız gerektiğini, daha doğrusu, bu kentsel dönüşümün, bir imar planlamasını, bir kentsel dönüşüm planlamasını içerdiğini ifade ederek, asıl komisyon olarak değerlendirmemiz gerektiğini, bütün komisyon üyesi arkadaşlarımızla değerlendirmesini yaptık ve eksik gördüğümüz konuları da, şerhimizle İçişleri Komisyonuna gönderdik. İçişleri Komisyonunda görev yapan değerli arkadaşlarımı kutluyorum; gerçekten, Bayındırlık Komisyonunda ifade ettiğimiz konuların çok ileri bir noktada değerlendirmesini yaptılar ve yasayı, biraz daha ileri bir noktada, olumlu bir noktada, hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşlarımızın, il genel meclisi veya özel idarelerde de oluşabilecek ve kent merkezleri dışındaki tarihî binaların da durumunu değerlendirecek bir boyutta değerlendirme yapılmıştır. Eksik gördüğümüz noktaları değerlendirmek istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına da bu tasarıya olumlu oy veriyoruz biliyorsunuz; ama, eksikleri ifade etmeyi bir görev sayıyoruz.
Tasarının gerekçe metni, ağırlıklı olarak, özetle, tarihî kent merkezlerinin kültürel, mimarî özellikleri gözetilerek yenilenmesini ve yıpranmış olan bölgelerin altyapı ve diğer donanımlarla da desteklenerek yeniden yaşama dönüştürülmesini öngörmektedir.
Değerli arkadaşlar, nedir bu olay; Türkiye'de, bu konuda, İstanbul Kentinde, İzmir'de, Bursa'da tarihî merkezlerde yıpranmış, Anıtlar Kurulundan projeleri, rölöveleri geçirilmemiş, bir türlü yenileme projesi gerçekleştirilememiş, bir çivi çakılamamış binalar var, eski eserler var, konaklar var, şadırvanlar var, tarihimizi, kültürümüzü yansıtan yapılar var.
Bunlara örnek olarak Kastamonu'da da var; 600'ün üzerinde tescilli binamız var. Safranbolu var biliyorsunuz; tarihî konaklarla, şadırvanlarla, hanlarla birlikte. Alanya'da var, her yerde var; yani, doğudan batıya, batıdan kuzeye kadar bütün coğrafyamızda -Kastamonu dahil- Türkiye'nin her yerinde tarihî bir miras var. Bu tarihî mirasa bir türlü dokunamıyoruz, yenileştiremiyoruz, yıpranan yapıları onaramıyoruz. Bununla ilgili bir düzenleme getirilmesi kesinlikle kaçınılmaz olmuştur.
Ama, bu tasarı, tümünü çözmemektedir. Nedir bu eksikliğimiz; değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, daha önce çıkarmış olduğumuz yasada, TOKİ'nin yeniden yapılanmasında, tarihî binalara da kredi verilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçti. Yerel yönetimler tarihî bir kent planlaması içinde bir yapılaşma yapabilecekler, il özel idareleri yapabilecekler; resen kamulaştırma yapılabilecek. Esas unsur, uzlaşmadır; eğer, uzlaşma sağlanamazsa, resen kamulaştırmadır. O tarihî dokunun, o tarihî binaların hayata geçirilmesi esas alınmıştır. Zaten, 4 üncü madde de bunu öngörmektedir; önce uzlaşmayı, sonra kamulaştırmayı, eğer yapılamazsa resen el koymayla tapuda hazine adına, daha sonra da yüzde 25'ini hazineye devretmeyi öngörmektedir. Bu, doğru bir yaklaşımdır. Bu tasarı, İçişleri Komisyonunda bu noktaya getirilmiştir. Tekrar ediyorum, İçişleri Komisyonundaki arkadaşlarıma, muhalefetiyle iktidarıyla hepsine teşekkürü borç biliyorum.
Değerli arkadaşlar, bakın, burada, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi birlikte, bizden önceki 21 inci Dönem milletvekillerinden farklı bir anlayışı, farklı bir siyasî modeli Türkiye'nin gündemine taşımaya çalışıyoruz; birlikte yasalar çıkarıyoruz, birlikte kararlar veriyoruz, birlikte oylar veriyoruz, geliyoruz muhalefet sözcüleri olarak eleştiriyoruz; bunda alınacak bir taraf yok, eksikleri ifade etmeye çalışıyoruz. Diyeceksiniz ki "yahu arkadaş, yarın cuma, bugün bir an önce bu yasalar bitsin; hem destekliyorsunuz hem de çıkıyorsunuz neden bu kadar, 15 dakika, vaktimizi alıyorsunuz?" Bunu diyebilirsiniz; ama, bunu şunun için yapıyoruz: Yanlış yapılmasın; doğru değerlendirme yaptığımızı, bu yasaların bütün maddeleri üzerinde konuşulduğunu, tartışıldığını Türkiye Büyük Millet Meclisinde dosta düşmana göstermek için yaptığımızı görmemiz gerekiyor; bunun için anlatıyoruz, bunun için konuşuyoruz, bunun için kürsüye çıkıyoruz, muhalefet sözcüsü olarak, yasayı hem desteklediğimizi hem de bir taraftan eleştirdiğimizi anlatmaya çalışıyoruz.
Değerli arkadaşlar, bakın, Türkiye'nin gündeminde çok önemli konular var. Elbette ki, kentsel dönüşüm noktasında, bu tasarının içerisine, başka konuları aktarmak, başka sorunları taşımak istemiyorum; ama, az önce, arkadaşımızın biri dedi ki: "Türkiye'nin her yerinde afetler var, doğal afet var"; o da bizim sorunumuz. 2090 sayılı Yasanın değiştirilmesi gerektiğini, hem de bugün, Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, bu kürsüde ifade etti; çünkü, mal varlığının yüzde 40'ını kaybetmediği süreçte, vatandaşlarımız, çiftçilerimiz, doludan veya selden, afetten zarar gördüğü zaman, yararlanamamaktadır. Bu yasayı da, birlikte, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, çıkarmak durumundayız. Belki, bu döneme rastlamayacaktır; eylül, ekim ayından sonra, ilk toplantımızda bunu gündeme almamız gerekir ve bu yasayla ilgili Sayın Gündüz'ün sözü var. Sayın Grup Başkanvekiline ben bu konuyu aktardım; ama, o gün, biliyorsunuz, maalesef, o konuyla ilgili konuşma yaparken, burada, Tarım Bakanının görevden alındığı, istifa ettiği anlaşıldı. İnşallah, bugün, burada konuşurken, Sayın Beşir Atalayımıza bir şey olmaz.
FATMA ŞAHİN (Gaziantep)Onun yeri sağlam, merak etme…
MEHMET YILDIRIM (Devamla)Sağlamdır inşallah.
Değerli arkadaşlar, bakın, seçim bölgelerimize gidiyoruz; geçen hafta Kastamonu'daydım. Yemin ediyorum ki -bir siyasî perspektiften bakmak istemiyorum- Kastamonu'da, sanayi çarşısındaki esnaf, inim inim inliyor; tarım kesimindeki çiftçilerimiz feryat ediyor; işçi, memur arkadaşlarımızın, pazar günü, Taşköprü'de kongreleri var, emekli işçilerimiz "intibak yasamızı çıkarmadınız, bizi perişan ettiniz" diyor. Bunların sorunlarını biz çözmek zorundayız. Diyeceksiniz ki, şimdiye kadar 50 milyar dolar parayı ütmüşler, biz kucağımızda bulduk. Diyeceksiniz ki, biz, yüzde 60-70 enflasyonu kucağımızda bulduk; biz, 145 katrilyonun 55 katrilyonunu tefeciye veren bir anlayıştaki bütçeyi kucağımızda bulduk. Bu Meclis bu bütçeyi yapıyor, birlikte evet veya ret oyu veriyoruz; ama, bu yapıda, yatırımlara gerekli kaynağı ayıramıyoruz. Biz, IMF'yi kucağımızda bulduk… Evet, doğrudur bunlar; ama, biz çözüm bulmak zorundayız. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar, iktidar gibi davranmak; Cumhuriyet Halk Partisi muhalefet, muhalefet gibi davranmak ve iktidarı aşağıya çekerken kendini iktidara hazırlamak ve alternatif projeleri Türkiye'nin gündemine sokmak mecburiyetindedir. Öyle olursa bir şeyler olur.
Bakın, Adalet ve Kalkınma Partisinden arkadaşlarım istifa ettiler "özgürlüğüm benim…" diyor. Değerli arkadaşlar, ben şahsen bir partiden istifa edip bir başka partiye geçme anlayışını seçmene hakaret sayıyorum, doğru bir anlayış değil. Gelin, bununla da ilgili bir yasa düzenlemesi getirelim; çünkü, bu doğru değil. Vekil olan asile "ben seni vekâletten azlettim" diyor. Halbuki vekilin asili azletme yetkisi yoktur. Ben hukukçu değilim, mühendisim ama, hukukçu arkadaşlarım bunu çok iyi bilir. Vekilin asili azletmesi çok ender rastlanan bir durumdur. Biz vekilsek…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 16 Haziran 2005