İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 20. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gazeteciler günü nedeniyle

Mehmet Yılmazcan

Kahramanmaraş Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 20. Birleşim · 1. yasama yılı · 9 Ocak 2003 · 425 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Yılmazcan (AK Parti), 9 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GAZETECİLER GÜNÜ NEDENİYLE); konuşma 425 kelime.

Mehmet Yılmazcan (AK Parti, Kahramanmaraş). “Gazeteciler günü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yilmazcan-22-2003-01-09-gazeteciler-gunu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET YILMAZCAN (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 10 Ocak Gazeteciler Günü münasebetiyle gündemdışı konuşmak için huzurunuza çıkmış bulunuyorum; sözlerime başlarken, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Dün ve bugün düşen uçaklarda hayatını kaybedenlere Cenabı Allah'tan rahmet; yakınlarına, büyük Türk Milletine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı diliyorum.

Anayasamıza göre, herkes, bilgi edinme, haber alma, özgür düşünce, ifade ve serbest eleştiri hakkına sahiptir. Düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanılmasının başlıca yolu olan basın ve yayın özgürlüğü, temel insan haklarındandır. Bu hakların demokratik hukuk devletinde anayasal güvence altında olması esastır.

İfade özgürlüğünün sağlanması amacıyla yapılacak düzeltme ve düzenlemelerin yaşama geçirilmesinin önşartı, uygulamanın ana sorumluluklarını oluşturan gazetecilerin kimlik ve kişilik haklarına saygı gösterilmesi gereğidir. Uzunca bir süreden beri, gazeteciler, kimi yasaların öngördüğü asgarî kadrolar dışında, 1475 sayılı İş Kanunu kapsamında ya da 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kötüye kullanılarak, telif ücretiyle çalıştırılmaktadır. Gazeteciler için 1952 yılında çıkarılmış 212 sayılı Kanunla değişik 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun uygulamadan büyük ölçüde kaldırılmıştır. Bu uygulama, fiilen gazetecilik yapan, ancak, hukuken gazeteci sayılmayan bir çalışanlar grubu oluşturmuştur. Çalışma şartları, hem iş güvencesinden hem de sosyal güvenlik hakkından yararlanmayı da imkânsız kılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi, halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkı, haberlerin toplanması, halka yayılması, meslek kuralları kapsamında görev yapan gazeteciler tarafından gerçekleştirilmektedir. Gelecekleri, işverenlerin ya da işveren vekillerinin iki dudağı arasında bulunan, sosyal güvenlikten yoksun gazetecilerin görevlerini meslek kuralları çerçevesinde yerine getirmesi, haklarını yitirmiş olmaları nedeniyle de zorlaşmıştır.

Avrupa Birliği normlarının öngörmesine rağmen, sendikalaşma haklarını da, 27 sayılı gazetecilik işkolu dışına çıkarılmalarından dolayı kullanamamaktadırlar. 212 sayılı Basın İş Kanununun uygulanabilmesi için, işverenleri zorlayan hükümlerin getirilmesi ve etkin denetlenmenin sağlanması zorunlu görülmektedir. Bu kapsamda, zorunlu asgarî kadro uygulaması getirilmelidir, sendikalaşmanın önündeki baskılar ve engeller kaldırılmalıdır.

Herkesin bildiği ve tartışmasız kabul ettiği gibi, basın hürdür, sansür edilemez. Basın özgürlüğü denilince sadece sansür veya basının siyasal iktidara karşı özgür olması akla gelmemelidir. Asıl basın özgürlüğü, gazetecilerin patronlarına karşı özgür olmalarıdır. Bu özgürlük ve teminat, gazetecilerin görevlerini meslek kuralları kapsamında sürdürebilmelerinin asgarî şartıdır. Gazete patronlarının veya iktidarların hoşlanmadıkları gazetecilerin işlerine son verilmesinin üzücü örneklerine de geçmiş dönemlerde şahit olunmuştur. Gazetecilerden beklenen faydanın sağlanabilmesi, onların gerekli sosyal güvenceye kavuşturulmalarıyla mümkün olacaktır.

Konuşmama, cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün sözüyle son veriyorum: "Basın, milletin müşterek sesidir; bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir milletin muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulasa, bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlıbaşına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir. Basın hürriyetinden doğacak mahzurların izale vasıtası da, yine, bizzat basın hürriyetidir."

Bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 9 Ocak 2003

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook