Aile mahkemelerinin kuruluş ve görev ve yargılama usullerine dair kanun tas.
Artvin Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 20. Birleşim · 1. yasama yılı · 9 Ocak 2003 · 702 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Yıldız (AK Parti), 9 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ VE GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN TAS.); konuşma 702 kelime.
Orhan Yıldız (AK Parti, Artvin). “Aile mahkemelerinin kuruluş ve görev ve yargılama usullerine dair kanun tas”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-yildiz-22-2003-01-09-aile-mahkemelerinin-kurulus-ve-gorev-ve-yargilama-usullerine-dair-kanu (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ORHAN YILDIZ (Artvin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;dün Diyarbakır'da, bugün Malatya'da meydana gelen elim uçak kazaları nedeniyle millet olarak büyük üzüntüye boğulduk. Bu nedenle, ben, öncelikle, kazalarda hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına, ulusumuza, Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı diliyorum. İnşallah böyle kazaları bir daha yaşamayız.
Biliyorsunuz bu kanun komisyonda CHP Grubunun da desteğiyle, oybirliğiyle geçti. Bu nedenle, bu kanunla ilgili olarak, tabiî ki, burada, benim de söyleyeceğim bazı konulardan Sayın Yergök de bahsetti. Biz, kendisine teşekkür ediyoruz.
Ayrıca, Sayın Yergök, tabiî ki, adalet sisteminden kaynaklanan bazı mahzurlara, bazı sıkıntılara da temas etti, bunlara da tabiî ki katılıyoruz. İnşallah adalet reformu çerçevesinde bu sıkıntılar da giderilecektir, adliye mekanizması sağlıklı bir şekilde işleyecektir.
Değerli milletvekilleri, bugün görüşülmekte olan aile mahkemeleri hakkındaki tasarı, gerçekten, çok önemli bir boşluğu dolduracaktır. Anayasamız "Ailenin korunması" kenar başlığını taşıyan 41 inci maddesinde, ailenin korunması, bununla ilgili mahkemelerin kurulması görevini devlete vermiştir, devletin aslî görevleri arasında saymıştır. Gerçekten, yaşadığımız bu sürede, ailenin korunması için gerekli önlemlerin alınması ihtiyacı, her gün daha da artmaktadır.
Ülkemizde yaşanan yapısal dönüşümler ve ekonomik kriz süreci, her yönden sağlıklı, olumlu ve gelişmeye açık ailelerin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Hiç kuşkusuz, toplumda, sosyal barış ve adaletin sağlanmasında, demokratik haklara saygılı, her yönden sağlıklı ve yararlı bireylerin yetiştirilmesinde en önemli rol aileye düşmektedir. Günümüzde, birçok alanda yaşanan baş döndürücü gelişmeler ve olumsuzluklar, eşlerin ve çocukların sorunlarının artmasına ve olumsuzluklar yaşamasına neden olmaktadır. Bu sorunların çözümünde, yargı alanına giren konularda da birtakım yenilikler getirilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Yürürlükteki mevzuata göre, aile hukukundaki uyuşmazlıklar genel mahkemelerde çözümlenmektedir. Oysa, bu mahkemelerin iş yükünün çok ağır olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle, büyük şehirlerde, nüfus yoğunluğu fazla olan illerimizde, bu mahkemeler günde 50-60 dosyaya bakmaktadırlar. Ayrıca, bu mahkemeler, en zayıf kanıt olan tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurmaya çalışmaktadırlar. Bu davalarda, çoğunlukla, bir tarafın tanığı, diğer tarafın tanığının yüzde yüz aksine şeyler söylemektedir ve hâkimler de, bunları ayıklamaya çalışarak, önlerine gelen uyuşmazlıklar hakkında karar vermeye çalışmaktadırlar; bu şartlar altında verilen kararlar da sağlıksız olabilmektedir.
Bu nedenle, aile hukukundan doğan dava ve işleri görmek üzere, kuruluş görev ve yargılama usulleri düzenlenmiş; kuruluşuna özgü belli esasları olan, atanacak hâkim, pedagog, psikolog, sosyal çalışmacıda, diğer özelliklerinin yanında, aile ve aile sorunları alanında lisansüstü eğitim yapma koşulu aranan; görev alanına giren konularda yetişkinler ve küçükler hakkında koruyucu, eğitici ve sosyal önlemleri alan; diğer kanunların yanında, Türk Medenî Kanunu hükümlerini temel alan bir mahkemenin kurulması hukuk sistemlerinde temel yaklaşımdır. Bu nedenle, Afrika ülkelerinde, Avrupa'da, Amerika kıtasında aile mahkemelerinin yıllardan beri kurulduğu ve çalıştığı bilinmektedir.
Ayrıca, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun aile hukukuna ilişkin hükümlerinden beklenen yararın elde edilebilmesi için de aile mahkemelerinin kurulması zorunlu olmuştur. Bu, Türk Medenî Kanununda son dönem sağlanan gelişmeleri tamamlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Böylece, bünyesinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı bulunan aile mahkemeleri, aile hukukundan doğan dava ve işleri, taraflar arasında karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörünün korunması ilkesini gözeterek, eşlerin ve çocukların yaşadığı sorunları barışçıl yönlerden çözüme kavuşturmaya çalışacaktır, böylece, yargılama görevinin yanında, toplumun temel taşı olan ailenin korunmasına yönelik koruyucu, eğitici ve sosyal önlemler alma görevini de yerine getirecektir.
Yine, Ailenin Korunmasına Dair 4320 sayılı Kanun, aile içinde bireylerden birinin şiddete maruz kalması durumunda sulh hâkiminin resen önlemler alma yetkisini düzenlemiştir. Bu yasanın uygulanmasında da, aile mahkemeleri önemli bir işlevi yerine getirecektir.
Getirilen tasarıyla, koruyucu, eğitici ve sosyal önlemler çerçevesinde aile mahkemeleri, yetişkinler hakkında resmî veya özel sağlık ve sosyal hizmet kurumlarına, huzurevlerine veya benzeri yerlere yerleştirme kararı verebilecektir; yine, yetişkinler hakkında meslek edinme kursuna veya eğitim kurumuna gönderme kararı verebilecektir. Bu, çok önemli ve faydalı bir yeniliktir; çünkü, bugün, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, İŞKUR, Millî Eğitim Bakanlığı ve mahallî idarelerin bu alanda faaliyet gösterdiğini biliyoruz; fakat, tüm bu kurumların bu alandaki hizmetlerinin yetersiz kaldığı da herkesin malumudur. Getirilen düzenlemeyle, yargı kararlarının, tüm resmî ve özel kurumları bağlayıcı olması nedeniyle bu alandaki eksikliklerin ve yetersizliklerin de hızla giderilmesi sağlanmış olacaktır.
Yine, alınan kararların takip ve yerine getirilmesinde uzmanların görevlendirilmesi, mahkemenin kararlarını uygulamaya dönüştürme gücünü de artıracaktır.
Sevgili milletvekilleri, yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi, bu tasarı, aile hukuku alanında çok önemli yenilikler getirmekte ve ihtiyaçlara cevap vermektedir. Gerek ülkemizin şartları gerekse diğer modern hukuk sistemlerine paralel düzenlemeler getirilmiştir.
Bu tasarının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
17 konuşma daha · 9 Ocak 2003