İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kutlu doğum haftası nedeniyle

Mehmet Yılmazcan

Kahramanmaraş Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 87. Birleşim · 4. yasama yılı · 12 Nisan 2006 · 444 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Yılmazcan (AK Parti), 12 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KUTLU DOĞUM HAFTASI NEDENİYLE); konuşma 444 kelime.

Mehmet Yılmazcan (AK Parti, Kahramanmaraş). “Kutlu doğum haftası nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 12 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yilmazcan-22-2006-04-12-kutlu-dogum-haftasi-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET YILMAZCAN (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sevgililer sevgilisi Peygamber Efendimizin Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.

Yaratan, yaşatan, öldüren ve dirilten Allahuteala, Hazreti Muhammed Aleyhisselam hakkında, Kur'an-ı Kerim'inde, beşeriyete şöyle ferman buyurmaktadır: "Resulüm, biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik; sen olmasaydın felekleri yaratmazdım" buyuruyor. Allahuteala kendi lütfu ve keremi olarak O'na "Yasin" diye hitap etmiştir. Allahuteala, onu, peygamberlerin efendisi ve sonuncusu, takva sahiplerinin önderi, günahkârların şefaatçisi ve âlemlerin rahmeti olarak yaratmıştır. Adem Aleyhisselamdan itibaren kendi zamanına gelinceye kadar mevcudatın en şereflisi olduğu gibi, kendisinden sonra kıyamete kadar da mahlukatın en faziletlisidir. Kişi "la ilahe illallah" demekle iman etmiş olmaz, "Muhammedin Resulullah" deyince iman etmiş olur. Her canlının Allahutealaya şükretmesi ve Resulullah Aleyhisselama müteşekkir olması lazım; çünkü, onunla hayat bulmuştur. Müminlere rahmettir; çünkü, onlara doğru yolu göstermiştir. Yaratılan her insan kutludur, her doğum da kutlu bir doğumdur. Bazı doğumlar vardır, değişimi, dönüşümü ve gelişimi de beraber getirir. Çağlar O'nunla çağdaşlaşır, zaman O'nunla onurlanır, tarih O'nunla bir anlam kazanır, bütün âlemleri nurlandıran bir kandildir. Bu nurla, körler bile görür, duymayan kulaklar duyar, kapalı kalpler açılır, yolunu şaşıranlar yol bulur.

İşte, bu doğumların en önde geleni Sevgili Peygamberimizin doğumudur. O, rahmet ve sevgi peygamberidir. O'nun ikliminde yaratılanı sevmek vardır, Yaradan'dan ötürü. O'nun ufkunda tüm varlıklara merhamet vardır sahibinden ötürü. O "giremezsiniz cennete iman etmedikçe, iman etmiş olamazsınız birbirinizi sevmedikçe" diyordu. O, inancı toplumsal barışın temel taşı, sevgiyi her işin başı yapıyordu. Kendisini taşa tutan, düşmanlık edenlere bile O'nun gönlünde bedduaya yer olmadı. Tüm insanlara iyilikler, güzellikler dileğinin duası vardı. O, insanı insan yapan erdemlerin ve değerlerin odaklandığı bir şahsiyetti. İnsanlık, iyi ile doğruyu, güzel ile çirkini onun penceresinden bakarak daha berrak görme şansına sahip oldu. O'na indirilen Kur'an, tercih etme hakkını ve iradeyi insana bıraktı. O, örnek bir kişilikti. O'nu örnek almak demek, onu tanımak, bilmek ve sevmek demektir. İnsanlığın huzur ve mutluluğu için O'nun yaptığı kutlu çağrıyı güncelleştirerek hayatımıza yansıtmak, yaşam tarzını ve çizgisini davranışlarımızın rehberi kılmak, O'nu anlamanın ta kendisidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; o yüceler yücesi, insan hayatına ve insan haklarına çok değer verirdi. Sağlığını titizlikle korur, sağlığın insanlara bağışlanmış en önde gelen nimetlerden olduğunu söylerdi. Temizdi, temiz olanı yer, temiz olanı giyerdi. Temizliği ve temiz olanları çok severdi. Aç olanı doyurur, açığı giydirirdi. Cesurdu, doğru sözlü, vefalı, yumuşak huylu ve insanlarla iyi geçinirdi. Verdiği sözü tutar, dürüstlükten ayrılmazdı. Şakayla da olsa yalan söylemezdi. Kimsenin ayıbını yüzüne vurmazdı. Yanlışları, yanlışlıkları, kimseyi kırmadan düzeltirdi. Muhatabının sözünü kesmez, konuşması bitinceye kadar dinlerdi. Kimsenin gizli hallerini araştırmaz, kendisini ilgilendirmeyen konularla meşgul olmazdı. Bağışlayıcıydı, intikam almayı düşünmezdi. Hatta, amcası Hazreti Hamza'yı şehit eden vahşiyi bile affetmişti. Zengin fakir, büyük küçük ayırımı yapmadan, insanları eşit tutardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 12 Nisan 2006

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook