İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 35. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (dışişleri, avrupa birliği genel sekreteri, sanayi ve ticaret, rekabet kurumu,milli prodüktivite, küçük ve orta ölçekli sanayii, türk akreditasyon, türk standartları, türk patent enstitüsü)

Mehmet Zafer Çağlayan

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 35. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Aralık 2007 · 758 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti), 10 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (DIŞİŞLERİ, AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERİ, SANAYİ VE TİCARET, REKABET KURUMU,MİLLİ PRODÜKTİVİTE, KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİİ, TÜRK AKREDİTASYON, TÜRK STANDARTLARI, TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ)); konuşma 758 kelime.

Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti, Ankara). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (dışişleri, avrupa birliği genel sekreteri, sanayi ve ticaret, rekabet kurumu,milli prodüktivite, küçük ve orta ölçekli sanayii, türk akreditasyon, türk standartları, türk patent enstitüsü)”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zafer-caglayan-23-2007-12-10-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-disisleri-avrupa-bir-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c009/b035/tbmm230090350064.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SANAYİ VE TİCARET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

Efendim, ben verilen soruların bir kısmına cevap vermeye çalışacağım ama, aynen Plan ve Bütçe Komisyonunda olduğu gibi cevap veremediklerim olursa bunları da mutlaka yazılı -her bir soruyu cevapsız bırakmamak kayıt ve şartıyla- ileteceğim.

Şimdi, şunun öncelikle altını çizmek istiyorum, biraz evvel tabii, sürem yetmediği için söyle- yemedim: Ben yirmi yedi yıl sanayicilik yapmış, on iki yıl sanayi odası başkanlığı yapmış bir insanım. Organize sanayi bölgelerinin, özelleştirmenin, serbest piyasa kurallarının ne olduğunu, esnafın ne olduğunu, sanatkârın ne olduğunu çok yakın bilen biriyim. Bu çerçeveden hareketle, özellikle bu yeni dönemde, yeni bir sanayi stratejisi ve sanayi politikası hazırlanması, bir sanayi envanteri yapılması; sanayi envanteriyle Türkiye'nin neresinde, hangi ilinde, hangi ilçesinde ne kadar fabrika var, ne kadar üretim var, ne kadar istihdam var, ne kadar enerji kullanıyor, bunların hepsinin tek tek ele geçirildiği ve işlendiği bir veri sistemi ve bunun üzerine asıl monte edeceğimiz, bundan sonrasında iller arasındaki haksız rekabeti ortadan kaldıracak, bölgeler arası gelişmişlik farkını ortadan kaldıracak bir teşvik sistemini yapma hazırlığı içindeyiz.

Tabii ki, bunu yapmak için, biraz evvel bahsettim, öncelikle bir envanterimizin elimizde olması lazım. Örneğin, muz Anamur'da desteklenecekse bunu Kars'ta, Muş'ta desteklemenin bir anlamı yoktur. İllerin ve ilçelerin kendi bazındaki özellikleri ve altyapı özellikleri, insan gücü dikkate alınarak yapılacak olan bu çalışmanın hemen arkasından bölgesel proje bazında ve sektörel bazda bir teşvik sistemi getirilecek. Dolayısıyla, bazı milletvekillerimizin kendi yöresiyle ilgili sormuş olduğu teşvik kapsamına girip girmeyeceği önümüzdeki dönemde belli olacak.

Ancak, şöyle ifade edeyim: Bu yapılırken, tabii ki istihdamın en yoğun olduğu sektörler mutlaka dikkate alınacak. Bugün istihdamın tamamını artık sanayi sektöründen beklemek dönemi geçmiştir. Sanayi sektörü 2002-2006 döneminde Türkiye'de yapılan istihdamda yüzde 19'dan yüzde 20'ye çıkacak bir katkı sağlamış ama ticaret ve hizmet sektörü ise yüzde 46'dan yüzde 53'e çıkarmıştır. Bilişim ve yazılım sektörü, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin istihdam konusunda da son derece öne çıkacağı sektörlerden biridir. Bu sektörleri dikkate alarak ve aynı sektörde, yine bölgeler arası gelişmişlik farkını dikkate alarak yapılacak olan bir teşvik sistemi olacak. Kuşkusuz, burada verilecek olan teşviki sadece yapılacak olan vergi veya sigorta indirimi bazında düşünmemek lazım. Yapılacak olan teşvik yeni sanayi stratejisi ve politikasında nerede, hangi ürünün üretilmesi gerekiyor, hangi hizmetin verilmesi gerekiyor...

Ancak, bunlar yapılırken üç şey var: Mutlaka yüksek teknoloji içerecek, yüksek katma değer oluşturacak ve uluslararası rekabet gücüne sahip olması burada olmazsa olmazdır. Çünkü, gerçekten ülkemizin kaynakları pahalıdır, ülkemizin kaynakları kıttır ve 70 milyona bu kaynakların da eşit ve adil bir şekilde dağıtılması gerekiyor. Bu noktada, organize sanayi bölgeleri son derece önemlidir.

Organize sanayi bölgelerini bu dönemde "ihtisas organize sanayi bölgeleri" şeklinde değerlendireceğiz. Hatta, Sanayi Sicil Kanunu'nda değişiklik yaparak, seracılık, kesme çiçekçilik gibi konuları da -ki, önümüzdeki dönemde bunları sizlerin huzuruna getireceğiz- bu kapsam içine alarak, organize sanayi bölgelerini tarıma dayalı, gıdaya dayalı, ihtisasa dayalı organize sanayi bölgelerinde ve kümelenme şeklinde bir altyapı oluşturacağız. Birçok ilin bu konudaki avantajlarını, dezavantajlarını net bir şekilde kullanarak bunları yapacağız. Bunları yaparken, hem Bakanlığıma bağlı Sanayi Araştırma Genel Müdürlüğünün seksen bir ilde yapmış olduğu çalışma var hem de Bakan olduğum günden bugüne, diğer çalışmalarımın yanı sıra seksen bir ili tek tek gezerek, oradaki bütün esnaf, sanayici, tüccar kuruluşlarla bir araya gelerek ilin potansiyelini, resmen bir MR'ını çekerek ilin bir kimlik tarifini yapmaya çalışıyoruz. Yani, teşvik politikası bu noktada olacak.

Asıl bu konuda önemli olan konu istihdam konusudur. Tabii ki, istihdam konusunda, bunu en derin yaşayan insanlardan biri olarak, Hükümet Programı'mızda çok net bir şekilde yer verilmiş olan istihdam konusunda yeni projelerimiz var.

Biraz evvel bir sayın milletvekilimiz konuştu. Ama, ben rakamları düzeltmek istiyorum. Bugün Türkiye'de, bundan beş yıl öncesinde meslek lisesi mezunu yüzde 25, düz lise mezunu yüzde 75'ken, şükürler olsun, bugün meslek lisesi mezunu yüzde 35, düz lise mezunu 65'e çıkmıştır. 2013 yılı itibarıyla bunu yarı yarıya dengeye getirmeye çalışıyoruz. Bu noktada meslek liselerinin ikili eğitimle, hem bir taraftan talebe okurken, diğer taraftan da organize sanayi bölgelerinde, iş merkezlerinde fiilen çalışacağı dual bir sistem üzerinde organize sanayi bölgelerine, esnaf kuruluşlarına, odalara görev verilmiştir.

Ama, bu noktada önemli bir şey daha söylemek isterim ki, mutlaka YÖK'ün de üniversiteler bünyesinde hangi bölümlerden mezun verilmesi gerektiğini, üniversitelerin hangi bölümlerinin iş bulabileceğinin, önümüzdeki dönemde piyasanın isteğinin, arz-talebinin ne olduğunu netleştirmesi lazım. Bugün Türkiye'de istihdam meselesinde ortaya çıkan, arzla talebin bir noktada kesişmeyişi, bunun buluşmayışıdır, asıl problem budur. Nitelikli eleman bulmakta sıkıntı çeken bir yapı var. Buna karşılık, o niteliğe cevap veremeyen milyonlarca boş insanımız var. Bu noktada yapacağımız çalışma da bu olacaktır.

Bunları yaparken, TÜRKAK Kanunu, TSE Kanunu ile ilgili gerekli düzenlemeler, düzeltmeler yapılacaktır. Yine, hipermarketlerle ilgili "büyük mağazacılık" dediğimiz kanunla ilgili çalışmamız mutlaka yapılacak, bunlar Meclisimizin gündemine...

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

72 konuşma daha · 10 Aralık 2007

72 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook