2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Siirt Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 33. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Aralık 2018 · 540 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi), 15 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 540 kelime.
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Siirt). “2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-27-2018-12-15-2019-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2017-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=74471
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt)Teşekkürler Sayın Başkan.
Evet, Sayın Leyla Güven -bugün 38’inci gün- açlık grevinde. Siz duymaktan rahatsızlık duymuyor olabilirsiniz ama biz söylemekten mutlu değiliz. Çünkü bir an önce Sayın Leyla Güven’in tecridin kaldırılması yönündeki talebinin kabul edilmesi, bu hukuksuzluğun, bu haksızlığın sona ermesi için bunu ifade ediyoruz. Şunu unutmayın: Leyla Güven bu Meclisin bir üyesi, binlerce insanın oy verdiği bir irade ve Anayasa’ya göre 81 milyon yurttaşı temsil eden bir parlamenter, sizi de temsil ediyor. Anayasa’ya göre sizin gibi, bizim gibi bir parlamenter ve barış isteyen on milyonlarca insanın tecride dair talebi için bedenini açlığa yatırdı. Milyonların talebiyle bugün kendisi gerçekten bir isyan içinde, bedenini açlığa yatırarak isyan ediyor.
Şimdi Montesquieu’ya bir atıfta bulunmak istiyorum, ne demişti zamanında? “Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma yapılmış bir tehdittir.” Yine Montesquieu başka bir sözünde şöyle der: “Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir hâle geldiği noktaya gelince o rejim mahkûm olmuştur.”
Evet, değerli milletvekilleri, devletleri çetelerden ayıran en önemli fark hukuka bağlılıktır. Eğer bugün tecrit, hukuka aykırı bir şekilde Anayasa’ya, uluslararası sözleşmelere aykırı bir şekilde devam ettiriliyorsa bu, hukuk tanımazlıktır. Bir parlamenter hapisteyse rehinelik durumu devam ediyorsa bu da hukuk tanımazlıktır. Gelin, hukuka bağlılığı burada tesis edelim. Bizler sonuçta seçimle gelmiş parlamenterleriz. Sevgili Leyla Güven’i burada tüm içtenliğimle sevgiyle saygıyla selamlamak istiyorum bütün arkadaşlarım ve izleyenler adına.
Evet, ben ÖSYM üzerinde söz aldım. ÖSYM şu anda Türkiye'nin en güvenilmez kurumu. Gerçekten iktidarı tebrik ediyorum, en güvenilen kurumu en güvensiz kurum hâline getirmeyi başardı; Sayın Bakan da burada. Gerçekten ne yapıyorlar? Çok meşhur işler yapıyorlar; kurum, sınav ücretlerine her gün zam yapmakla epey mesafe aldı. Bir tek yaptıkları iş var, sınav yapıyorlar, sonuçlarını açıklıyorlar, onu da yanlış yapıyorlar. Nasıl yanlış yapıyorlar? Okuyoruz, her sınavda ayrı bir skandal yaşanıyor; sorular çalınıyor, puanlar yanlış hesaplanıyor, şifrelemeler yanlış yapılıyor, atamalar yanlış yapılıyor ve bunlar yapılırken tek bir kişi görevden alındı mı? Hayır. Kimse şaşırıyor mu? Hayır. Şaşırmalı mıyız? Evet. Sadece şaşırmamalıyız; isyan etmeliyiz, buna karşı gerçekten gençlerin hayatlarına ve geleceğine sahip çıkmalıyız.
Bir de KPSS, TUS, ALES gibi sınavlarda gerçekten her gün artan bir de bu sınav harçları var. Bu sınav harçlarının da öğrencilerin çok büyük bir şikâyet alanı olduğunu belirtmek istiyorum. Peki, burada bir ticarethane mi işletiliyor? Hayır ama mantık, piyasacı mantık. Nereden geliyorum? Mesela, TUS sınavı için 300 TL. Birkaç sınava birden girince bu ücretler artış gösteriyor.
Temmuz 2018’de bir kararname yayımlandı, bilmiyorum duydunuz mu? 5 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi. O kararnameye göre ÖSYM’ye faaliyetleriyle ilgili şirket kurma ve kurulmuş şirketlere ortak olma hakkı tanındı. ÖSYM, sınav sistemini artık ya kendisi bir şirket kuracak, yapacak ya da kurduğu, ortak olduğu şirket vasıtasıyla yapacak. Evet, peki, bütün bunlara rağmen geçti öğrenci, üniversiteye kayıt yaptı. ÖSYM’de yani YÖK sisteminde nasıl okuyor? Bitiyor mu işi? Tabii ki hayır. “Savaşa hayır.” derse, barış isterse ertesi günü kendisini dört duvar arasında buluyor. ODTÜ’lü öğrencilerin gözaltına alınışını biliyoruz, Boğaziçili öğrencilere geçen dönem neler yapıldığını gayet iyi biliyoruz. Berkin Elvan’ın cenazesine katıldığı için Berkay Ustabaş -sadece temsilen söylemek istiyorum- hâlâ tutuklu ve gerçekten suçsuz yere 5 Ocaktan bu yana hapiste tutuluyor. Peki, hükümlü ve tutuklu öğrenci sayısı kaç? 70 bine ulaştı. Bu rakamları verecek zamanım yok ama şunu söyleyeyim: Dört yılda 25 kat artmış arkadaşlar, tutuklu öğrenci sayısı 25 kat artmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
135 konuşma daha · 15 Aralık 2018