Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Siirt Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 75. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Mart 2020 · 522 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi), 31 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 522 kelime.
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Siirt). “Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-27-2020-03-31-canakkale-milletvekili-bulent-turan-in-yaptigi-aciklamasindaki-bazi-if (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=86921
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt)Teşekkürler Sayın Başkan.
Evet, saat 15.30’da haftalardır tartışılan infaz yasa taslağı açıklandı. Yine bir iktidar klasiğiyle karşı karşıyayız. Geçen hafta büyük şaşaalarla, tefle zurnayla, işte “Partilerle görüşüyoruz, biz kendi taslağımızı getirmiyoruz, gideceğiz diğer partilerin görüşlerini alacağız.” diye, uzun yıllardan sonra bizimle de görüşmeye geldiler; uzun uzun görüşlerimizi aktardık -diğer partiler kendileri söylerler- yazılı da sunduk ama bugün önümüze gelen taslağa… Zaten bilgi verme gereği duymadılar, sadece ortaklarıyla konuştular ve ilk getirdiklerinden hiç de farklı olmayan bir paketle karşı karşıyayız.
Bunun neresinden tutacağımı bilmiyorum. Bu corona döneminde, salgın döneminde tutulabilecek hiçbir yanı yok bu önerinin. İktidar partisi alenen, bütün dünyaya “Benim yurttaşlarımın canı umurumda değil.” diyor. “Ben cezaevinde yaşayan, tutuklu bulunan ya da hükümlü bulunan yüz binlerce insanın ölme riskini ciddiye almıyorum.” diyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri defaaten çağrı yapıyor: “Lütfen cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüleri serbest bırakın.” diyor. İtalya bırakıyor, İran bırakıyor, Türkiye ne yapıyor? Her şeyi Allah’ın lütfu olarak görüyor ya, bu kriz, bu corona krizi, salgın, Allah’ın lütfu falan değil; istediğiniz kadar kendi lehinize çevirmeye çalışın, insanlar arasında, ölüm ile yaşam arasında çok ince bir çizgi var.
Biz somut bilgiler söylüyoruz. Şu anda cezaevlerinde, Kırşehir E Tipi Cezaevinde bazı bölümler karantinaya alınmış diyoruz. Biraz önce konuşmacımız söyledi, Nalan Özaydın -adını veriyoruz- Mazıdağı Belediye Eş Başkanımız şu anda karantinada ve virüs teşhisi konulmuş diyoruz. Şakran Cezaevinde bir görevlinin -resmî bilgidir bu, şu anda tespit yapılmış- ikinci testinin sonucu bekleniyor, ikincisi pozitif çıkar diye. Biz diyoruz ki: “Cezaevlerini boşaltın.” İnfaz koruma memurlarını cezaevine tıkıyorlar. Bu kadar zekâ yoksunu olunur mu? Binlerce, on binlerce infaz koruma memurunu niye izole ediyorsunuz toplumdan? Bunun bir yolu var, içeridekileri serbest bırakacaksınız. Siz yurt dışına çıkışı yasakladınız, iller arası seyahati yasakladınız, mahalleleri izole ediyorsunuz, binaları karantinaya alıyorsunuz; siz bu insanların kaçmayacağını, kaçamayacağını, böyle bir teşebbüs olamayacağını adınız kadar iyi biliyorsunuz. Burada tarif edilemez bir düşmanlık var. Yok efendim “Terör suçları kapsam dışıymış...” Terör kim ya? Terörist kim? Öğretmen, doktor, siyasetçi, öğrenci, gazeteci, akademisyen, yazar çizer; bunlar terörist falan değil. Bunlar, bu insanlar, sadece AKP’ye muhalif olduğu için cezaevindeler. Terör tanımı dünya tarihinin en geniş hâlini yaşıyor şu anda. Bunu böyle değerlendirenler ancak terörist olabilir. İçerideki Selma Irmak, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş terörist değil, Osman Kavala terörist değil; Mehmet Emin Özkan terörist değil; daha birçok isim verebilirim. Yarın duruşması var, Elif Kısa terörist değil. Biraz önce aradılar, Siti Gören 70 yaşında, yüksek risk grubunda. Bu, terörist mi şimdi? İşte bununla iktidar partisi şunu yapıyor -hukuki mealini söylüyorum- insan öldürmeye tam teşebbüs ediyor. Cinayettir bu, cinayet. Siz, corona virüsüyle insanların ölümüne göz yumarsanız, bu, kaldırıldığı iddia edilen idam cezasının geri gelmesidir. Siz, o insanları cezaevinde öldürmeye çalışıyorsunuz. Bu, düşmanlık bile değil. Biz yüz binlerce, 288 bin candan söz ediyoruz, aileleriyle beraber milyonlarca insandan söz ediyoruz; bunlar bu ülkenin yurttaşları değil mi? Yurttaşları değilse çıkın deyin ki: “Yurttaşlıktan attık, biz onları virüsle baş başa bırakıyoruz.” Bu yönüyle infaz yasası bir idam yasasıdır, bir cinayet yasasıdır, insanları öldürmeye alenen kastetmektir. Biz bunu asla kabul etmiyoruz. Bize hiçbir şey danışılmadı, hiçbir konuda ortaklaşmadık, sadece görüşlerimiz sunuldu, diğer partilerle ortaklaşıldıysa da bizim hiçbir bilgimiz ve ilgimiz söz konusu değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 31 Mart 2020