İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 7. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 7. Birleşim · 6. yasama yılı · 13 Ekim 2022 · 470 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi), 13 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 470 kelime.

Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Siirt). “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 13 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-27-2022-10-13-basin-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109734

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt)Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, sansür yasasının son maddesini görüşüyoruz, birazdan oylama olacak. İki haftadır bu yasaya karşı Türkiye’nin birçok yerinde tepkiler, etkinlikler… Mecliste dilimiz döndüğünce birçok şeyi ifade ettik. Ne oldu? Tabii ki iktidar direniyor demeyeceğim, direnmeyi bilmiyor; inat ediyor. Çünkü ihtiyacı var çünkü gerçekler onları zayıflatıyor çünkü bu kanun kesinlikle ve kesinlikle hakikatle mücadele kanunu. Dezenformasyonu kim yapıyor? Herkese soralım, en büyük dezenformasyonu iktidar yapıyor. Medyasıyla, RTÜK’üyle, TRT’siyle, özel kanallarıyla, her şeyiyle dezenformasyonu onlar yapıyor, bir de önümüze bir kanun getirmişler, dezenformasyonla mücadele edeceğiz. Yani ancak bu kadar olur.

Şimdi, bu yasa nasıl gelebilir? Sanki bu ülkede basın özgür, herkes istediğini söylüyor, hiç kimse düşüncelerinden dolayı tutuklu değil, demokratik siyasette serbest anlamda bir rekabet koşulu var, bu ülkede milletvekilleri tutuklanmıyor, bu ülkede milletvekilleri öldürülmeye teşebbüs edilmiyor, bu ülkede bir parti her gün hedef gösterilmiyor, bu ülkede partimizin il binasına girilip bir katil elini kolunu sallayarak bir kadın arkadaşımızı öldürmüyor ve dün, sanki Onur Gencer isimli katil, duruşmada “İddianameye bakın, ben Deniz Poyraz’ı niye öldürdüm, görürsünüz gerekçesini.” demiş. Aslında itiraf ediyor, bu iddianameyi yazdıran ve bu propagandayı yapanların katliama yol açtığını söylüyor. Hiçbir şey özgür değil tabii ki. Ya, medya ellerinde, milyon dolarlarla Ziraat Bankasından Demirörene kredi verdiniz, özel medyayı da kamu medyasını da elinize aldınız. Ne talimat verirseniz RTÜK harfiyen yerine getiriyor, muhalif medyaya yapmadığınızı bırakmadınız. 16 Kürt gazeteci hâlâ Diyarbakır Cezaevinde yaptıkları haberler sebebiyle tutuklu. Daha bugün ya, Nagihan Akarsel, hani Süleymaniye’de siyasi olarak cinayete kurban giden kadın var ya, Kürt kadını, bir akademisyen ve sizin büyükelçinizin “Nerede olursa olsun bizim hedefimizdir.” dediği, itiraf ettiği cinayeti, yargısız infazın cenaze törenini izlemeye giden Dilan Babat ve Fırat Can Arslan isimli gazeteciler daha bugün gözaltına alındılar ya!

Peki, siz neyle mücadele edeceksiniz? Kesinlikle hikâyeniz bitti, siyasi bir hikâyeniz kalmadı. Burada hakikatler sizin en büyük düşmanınız. Sizin attığınız yalanları, gazetelerinizin attıkları yalan manşetleri eleştiren ve hakikati söyleyenlere düşmanlık yapıyorsunuz çünkü hakikatten boğadan korkar gibi -deyim olarak söylüyorum- ödünüz kopuyor.

Gazeteleri siz de eminim, okumuyorsunuz. Ya, daha Venedik Komisyonu raporunu okumamışsınız, el insaf! Venedik Komisyonu, koca Venedik Komisyonu bir rapor yayınlamış bu dezenformasyon yasasıyla ilgili, iktidar grubunun milletvekili çıkıp diyor ki: “Ben anlattım, ikna ettim.” Gerçekten akıllara ziyan bir mesele ve yine Sayın Grup Başkan Vekili -zaman her zamanki gibi yetmiyor- diyor ki: “5 tane unsurun bir arada olması lazım.

Sayın Ünal, bu ülkede yargı bağımsız değil. Sayın Ünal, bu ülkede yargı objektif bir değerlendirme yapmıyor. Sayın Ünal, bu ülkede bir “tweet” sebebiyle siyasetçiler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanıyor. Terör suçu dünyanın her yerinde korku salmaktır. Bu ülkede konuşan herkes terör suçlusu ilan ediliyor. Terör suçunun ana unsuru yok. Biz konuşunca kim korkuyor? Burada korkan var mı? Ama bizim arkadaşlarımız terör suçlamasıyla cezaevinde rehin tutuluyor. Yok, neymiş? Halk arasında endişe, korku yaratmak; dış güvenlik, kamu barışı, bir de gerçeğe aykırı bilgiyi yaymak(!)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

108 konuşma daha · 13 Ekim 2022

108 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook