İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · CUMA

Afet ve acil durum yönetimi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s:293)

Muhammet Rıza Yalçınkaya

Bartın Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 96. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Mayıs 2009 · 669 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP), 29 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:293)); konuşma 669 kelime.

Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP, Bartın). “Afet ve acil durum yönetimi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s:293)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhammet-riza-yalcinkaya-23-2009-05-29-afet-ve-acil-durum-yonetimi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkin (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA (Bartın)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; 293 sıra sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın 6’ncı maddesi üzerine vermiş olduğumuz önergeyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye deprem, su baskını, heyelan, yangın, çığ, meteorolojik afet gibi büyük can ve mal kaybına yol açan afetlerle çok yoğun olarak karşılaşan ülkelerin başında gelmektedir. Afetlere karşı alınması gereken tedbirler konusunda pek çok çalışmalar yapılmakla birlikte bunların yeterli olduğunu söylemek de mümkün değildir. Bazı illerimizde doğal afetlere karşı tedbirler alınmak istense de, maalesef, projeler ödenek yetersizlikleri nedeniyle bir türlü bitirilememektedir. Örneğin, 22 Mayıs 1998 tarihinde Bartın ilimiz büyük bir sel felaketi yaşamış olup ilin yüzde 80’i ve 2.800’e yakın ev ve iş yeri sular altında kalmıştır. Bartın halkı maddi ve manevi olarak büyük zarara uğramıştır. O günden bu yana her yağmur yağışında halkımız tedirgin olmaktadır. İlimizde yaşanan büyük sel felaketinin üzerinden on bir yıl geçmesine rağmen Bartın halkı sel tedirginliğini hâlâ üzerinden atabilmiş değildir. Bu tedirginliğin sebebi de bir daha sel felaketinin yaşanmaması için planlanan ve 1995 yılında yatırım programına alınan ve inşaatına başlanan Kirazlıköprü Barajı’nın hâlâ bitirilememiş olması ve ödenek yetersizliği nedeniyle 2013 yılında bitirilmesinin öngörülmesidir. Bunun haricinde Bartın’da sel felaketinin önlenmesine yönelik Bartın Irmağı’nın dere yataklarının ıslahı ve ırmak ağzının genişletilmesi için başlatılan TEFER Projesi çalışmaları da yarım kalmış, tamamlanamamıştır. Dolayısıyla bu çalışmalar bitirilemediği için Bartın halkı her an bir sel felaketi tehlikesiyle yüz yüzedir.

Türkiye’de, sağlıksız yapılaşma ve ranta dayalı imar tadilatları ile çarpık kentleşme nedeniyle meydana gelen afetler ve depremler sonucu can ve mal kayıpları daha yüksek oranlarda yaşanmaktadır. Bu nedenle, İmar Yasası’nın, Afetler Yasası’nın, Yerel Yönetimler Yasası’nın bütünsellik içerisinde ele alınması afetler açısından büyük önem arz etmektedir. Afete karşı önlem almada önemli olan kriz yönetimi değil, risk yönetimidir. Bir diğer deyişle, afet anı değil, afet öncesi tedbirler önemlidir. Genel olarak riskin azaltılması için, bir, tehlikenin azaltılması; iki, hasar görebilirliğin azaltılması ve üç, hasar görebilecek unsurun değerinin azaltılması gerekir.

Ülkemizde afete duyarlı planlamayı sağlamada önemli olan, afet tehlike ve risk haritalarının ivedilikle hazırlanması ve deprem riski yüksek olan yerlerde yerel yönetimlerin teknik altyapısının ve personel durumlarının güçlendirilmesinin, teknik personel istihdamını artırıcı önlemler alınmasının ve afetlere, depremlere ve acil durumlara karşı hizmet içi eğitim çalışmalarının organize edilmesi gerekmektedir. Felaketin gelmesi beklenmemeli, felaketleri önleyici tedbirler en baştan alınmalıdır.

Deprem açısından ele aldığımızda Türkiye aktif bir deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Ülkemizin 81 ilinden 55’i birinci derecede deprem bölgesinde bulunması, ancak depremlerle birinci dereceden bağlı bulunan Yapı Denetim Yasası’nın yalnızca 19 ili kapsaması bile tek başına depreme bakışın yetersizliğine ilişkin bir ipucu sunmaktadır. Deprem Şûrası, Ulusal Deprem Konseyi gibi bilimsel esasa dayalı girişimlerin devre dışı bırakılması ise bir diğer göstergedir. Dolayısıyla, ülkemiz için kısa ve uzun vadede tüm doğal afetleri kapsayacak esaslı bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Aksi takdirde, yapılacak dar kapsamlı düzenlemeler yaraya ilaç olmaktan çok uzaktır. Sonuçta bazı şeyleri düzeltmeden yeni bir Başkanlık oluşturmanın afetler konusunda çok yeterli olacağını düşünmek iyimserlikten öteye gitmeyecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bu tasarıyla, aynı görevi yapmakta olan İçişleri Bakanlığına bağlı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğü ile Başbakanlığa bağlı Acil Yardım Genel Müdürlüğünün bir çatı altında toplanması hedeflenmektedir. Tasarının 6’ncı maddesinde Başkanlık teşkilatının hangi hizmet birimlerinden oluşacağı tanımlanmış, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü teşkilat yapısında yer alan daire başkanlıklarının adı değişikliğe uğratılarak tasarıda daire başkanlıkları yeni adıyla yer almıştır.

İçişleri Bakanlığına bağlı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü afetler konusunda gerekli tecrübeleri kazanmış, çalışmalarını yapmış, örgüt yapısını oluşturmuşken yeniden bir yapılanmaya gidilmesi, yeniden bir başkanlık oluşturulması ne kadar doğru olur? İçişleri Bakanlığına bağlı olarak Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün teşkilat yapısına diğer iki genel müdürlüğün de teşkilatları katılarak bu teşkilat yapılarının geliştirilmesi sağlanarak afet ve acil durum yönetimi başkanlığının oluşturulmasının daha kolay, daha anlaşılır, daha ekonomik olacağı kanaatini taşımaktayım. Şimdi yeni bir teşkilat yapısı oluşturularak yeni bina bulmak, yeni personel, yeni büro malzemeleri almak, devletimize yeni bir külfet getirecektir. Kurulmuş yapıyı bozmak kolay olabilir ama bu yapıyı yeniden oluşturmak -ki, böylesi önemli bir konuda- daha da zor olacaktır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

44 konuşma daha · 29 Mayıs 2009

44 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook