İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)

Muhammet Rıza Yalçınkaya

Bartın Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 60. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Şubat 2010 · 441 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP), 11 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 441 kelime.

Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP, Bartın). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhammet-riza-yalcinkaya-23-2010-02-11-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA (Bartın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın 13’üncü maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Konuşmama başlarken, önce, tasarı hakkında genel görüşlerimi sunmak istiyorum. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı Kanun Tasarısı ile yeni bir müsteşarlık kuruluyor. Örtülü ödenekten yararlanacak, operasyonel görevi olmadığı hâlde inceleme ve denetleme yetkisi olacak ve bu yetkisini hangi kuruluşlara karşı kullanacağı belli olmayan, çalışanların nasıl seçileceği ve nitelikleri hakkında yeterli bilgi bulunmayan bir müsteşarlık.

Yeni kurulacak olan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının amacı terörle mücadeleye dönük politikalar üretmek ve birimler arası koordinasyonu sağlamak diye tanımlanıyor. Kurumun operasyonel yetkisi olmayacakmış, sadece istihbaratın koordinasyonunu sağlayacakmış. Kurumun operasyonel olmayacağının altı hem tasarı gerekçesinde hem de komisyon raporlarında kalın kalın çiziliyor. Ancak ne ilginçtir ki, operasyonel olmayan bir yapı gizli faaliyetlerde bulunma yetkisiyle donatılıyor. Dahası, Müsteşarlığın kendisi genel bütçeli bir kurum olmasına karşın, gizli faaliyetler için Müsteşarlık bütçesine ayrıca örtülü ödenek konuluyor.

Bu Müsteşarlığın sadece istihbaratın koordinasyonunu sağlayacağı kanun metninde belirtilmiştir. Bu neyin itirafıdır? Demek ki, yıllardır ve şu an bile “İstihbarat birimlerimiz arasında koordinasyon var mıdır, yok mudur?” tartışmasını getirmektedir.

Peki, MİT Kanunu’nda ne yazıyor? “İstihbaratın koordinasyonundan MİT sorumludur.” Ne olacak şimdi? Koordinasyondan sorumlu iki birim mi olacak, yoksa bunlardan birisi devre dışı bırakılıp tasfiye mi edilecek? Denilebilir ki: “MİT bunca yıldır bu koordinasyonu gerçekleştiremedi.” Peki, MİT’in başaramadığını bu Müsteşarlık nasıl başaracak?

Bakın, MİT, Başbakanlığa falan değil, doğrudan Başbakana bağlı. Sıkıntı veya bu yeni Müsteşarlığın kurulma gerekçesi de şu: “Gerek diğer istihbarat birimlerinden MİT’e gerekse MİT’ten onlara ve bunların hepsinden Başbakana sağlıklı bilgi akışı yok.” deniyor. Şimdi, MİT’le beraber, yanına alınacak jandarma, emniyet, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve benzeri istihbaratla uğraşan tüm birimler İçişleri Bakanlığına bağlı bir müsteşarlığa bağlanacak. Bugün doğrudan Başbakana bağlı olduğu hâlde birbirlerine sağlıklı bilgi vermeyen, birbirinden bilgi gizleyen kurumlar Güvenlik Müsteşarlığı kurulduktan sonra nasıl birbiriyle koordinasyona girecek acaba?

Biz, yeni Müsteşarlığın bu koordinasyonu sağlayacağına inanmıyoruz. Şimdiye kadar terörle mücadelede görevli bu kurumlar başka ülkelerin ya da özel sektörün kurumları değildi. Eğer bu alanda bir zafiyet varsa, bu, iktidardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, kurulacak yeni bir birim daha çok kargaşa yaratacaktır. Geçmişte koordinasyon konusu denenmiş ve Terörle Mücadele Özel Koordinatörlüğü başarılı olamamıştır. Şimdiye dek Millî Güvenlik Kurulunun, Millî İstihbarat Koordinasyon Kurulunun, Terörle Mücadele Yüksek Kurulunun yapılmasını sağlayamadığını İçişleri Bakanının altındaki Güvenlik Müsteşarının yapması mümkün olur mu derseniz, imkânsız.

Değerli arkadaşlar, kurulacak bu Müsteşarlığın kadro politikası da devlet geleneklerinin dışında. Herkes ama herkes bu kurumda sözleşme karşılığı görevlendirilebilecek. Bu kişileri Müsteşarın önermesi ve Bakanın onaylaması yeterli olacak.

Çalıştırılacak personelin niteliklerinin yasada gösterilmemesi, en azından asgari niteliklerinin belirtilmemesi, sübjektif, keyfekeder, tamamen Bakanın ve Müsteşarın iradesine teslim edilen bir anlayıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 11 Şubat 2010

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook