İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Mardin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 76. Birleşim · 1. yasama yılı · 7 Mayıs 2003 · 403 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem Doğan (CHP), 7 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 403 kelime.
Muharrem Doğan (CHP, Mardin). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2003-05-07-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUHARREM DOĞAN (Mardin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İş Kanunu Tasarısının özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu hakkındaki 30 uncu maddesiyle ilgili kişisel görüşlerimi sunmak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Bu arada, 10-16 Mayısta yapılacak olan Türkiye Sakatlar Haftasını da şimdiden kutluyorum.
Getirilen madde, esas itibariyle, olumlu bir düzenlemedir, sosyal boyutu olan bir düzenlemedir; ancak, tasarının tümünü olumlu bulmuyorum. Zira, taraflar arasında sosyal uzlaşma sağlanamamıştır; yani, işçi ve işveren arasındaki köprü kurulamamıştır. Dolayısıyla, bu durumdan, ne işçi ne de işveren memnundur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak amacımız, işçi ve işverenin hak ve sorumlulukları arasında, adalet ve hakkaniyet ölçüleri dahilinde, dengenin kurulmasını sağlamaktır.
Bugün üzerinde çalıştığımız İş Kanunu, işçi ve işverenlerin huzur ve refahını sağlaması ve çalışma barışını hedefleyen temel bir kanundur. Gündemdeki tasarı, milyonlarca işçi ve işvereni ilgilendirmektedir. İşçi de, işveren de birer velinimettir; her iki taraf da, vazgeçilmez birer unsurdur. Ayrıca, kalkınmanın ve sanayileşmenin temel taşları, işçi ve işverenlerimizdir. Özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarına iş temini için ülkenin lokomotif görevini üstlenen fedakâr işadamlarımıza da, devlet desteğini esirgememeliyiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iş alanlarımızın genişletilmesi, ancak devlet desteğiyle sağlanabilir. Dolayısıyla, bugün için, hem lise ve üniversite mezunu gençlerimize hem de özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru insanlarımıza iş vererek sosyal dengeyi sağlamış oluruz. Zaten, yirmi yıldır doğu ve güneydoğu bölgelerimizde terörün yaptığı tahribatlar, açtığı yaralar, sorunları gittikçe ağırlaştırmış ve insanca yaşam koşullarını ortadan kaldırmış, binlerce özürlü ve terör mağduru yaratmıştır. Bizler, bunların gereklerini yerine getirmek ve bunlara iş ve aş temin etmek için seçildik.
Gelişmiş ülkelerde yapılan araştırmalar sonucu, özürlülerin oranı yüzde 10'dur. Ülkemizde, bu konuyla ilgili kesin bir sayı belirten araştırma yapılmamıştır. Ülkemizde terör olayları ve akraba evlilikleri de göz önüne alındığında, bu oranın gelişmiş ülkelere göre daha yüksek çıkacağı aşikârdır; yani, Türkiye'de, en az, 10 000 000 özürlü vatandaşımızın olduğunu söyleyebiliriz. Ne yazık ki, özürlü vatandaşlarımızın da yüzde 90'ı işsizdir. Söz konusu madde, eski hükümlü ve terör mağduru vatandaşlarımız da eklendiğinde, 10 000 000'dan fazla insanımızı kapsamaktadır.
Sosyal devlet olmanın gereği, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, özürlüleri işsiz bırakmamaktır; aksi takdirde, var olan özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarını dilenciliğe veya hırsızlığa itmiş oluruz. Bu nedenle, 30 uncu maddede, işverenlerin, 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde özürlü, eski hükümlü ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca istihdamı zorunlu olan terör mağduru işçiyi meslek, beden ve ruhî durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlü oldukları hükmü yer almaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 7 Mayıs 2003