Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)
Mardin Milletvekili ·
Genel Kurul, 54. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Ocak 2006 · 491 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem Doğan, 25 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 491 kelime.
Muharrem Doğan (Mardin). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 25 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2006-01-25-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHARREM DOĞAN (Mardin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1009 sıra sayılı yasa tasarısının 16 ncı maddesi üzerinde görüş belirtmek üzere Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi ve sizleri tekrar saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, eğitim temel bir insan hakkıdır. İnsanlığın en temel paylaşımı bilgi ise, ilim ve irfan yuvaları ise bunun üzerinde konuşmamız gerekir. Ben, buradan bir şey arz etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, biz, Anavatan Partisi olarak, her zaman yapıcı muhalefet yapmaktan yanayız, parçalayıcı, yıkıcı muhalefet yapmaktan yana değiliz; ancak, çözüm önerilerimizi de sunmaktan yanayız; çözüm önerimizi sunacağız, ister yaparsınız ister yapmazsınız, bu sizin takdirinize kalmış bir şeydir; ancak, ben, izninizle bazı önerilerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.
2005 ÖSS sınavını kazananların yüzde 16,8'i meslek lisesi öğrencileridir. Bir lisans programına girmeye hak kazananların oranı ise toplamda 13,5'tir, meslek liseleri ve meslek yüksekokullarının cazibesi düşüktür.
Sanayi toplumunun meslek eğitim oranı Türkiye'de tersine dönmüş durumdadır. Meslek liselerine dönük dezavantajlarla birlikte üniversite önündeki yığılma katlanmış ve genel lise oranı, dünyadakinin tersine yüzde 68,5 düzeyine çıkmıştır. Son beş yılda, meslek liselerini tercih eden öğrenci kalitesi trajik şekilde düşmüştür. Endüstriyel ve teknikeğitim, matematik, fen alanında üniversiteye girenlere en yakın kalitedeki öğrencilerin girmesi lazım gelen alanlar olması gerekirken, mevcut sistemde meslekî eğitime yönlendirme eğilimi sağlıklı olmadığı için kalite düşmüştür.
Bugün, meslek yüksekokullarına ve meslekî eğitime öğretmen yetiştiren kurumlara sadece meslek lisesi mezunları gidebilmektedir. Meslek liselerindeki müfredat uygulamaları, eğitim, çağdaş teknolojiye ve yeni ekonominin ihtiyaçlarına uygun tasarlanmamıştır.
En başarılı okullar, devlet fen liseleri ve sonra Anadolu liseleri iken, en başarısız okullar, endüstri meslek liseleri, ticaret liseleri ve teknik liseler olmuştur. Meslekî eğitim cazip hale getirilmeden, uluslararası sertifikasyon programları uygulanmadan hiçbir sorun çözülemez.
AB ülkelerinde, ilköğretimden başlayarak ciddî bir yönlendirme vardır; ancak, bilgi toplumuna geçişte bu süreç değişmektedir; birincisi, yönlendirme daha yukarı sınıflara kaymıştır, ikincisi, katı meslek eğitim yapısı bilgi toplumu için işlevsel olmadığından, bir yandan yüksekokullar güçlendirilmekte, diğer yandan sürekli meslek değiştirmeye ve yaşama, yaşam boyu öğrenmeye adapte olabilecek bir sistem tasarlanmaktadır. Avrupa ülkelerinde, orta ve yükseköğretimdeki çağ nüfusu, Türkiye'dekinin aksine sürekli azalmaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak, bu alanlardaki kaynaklar sürekli eğitim ve yaşam boyu eğitim alanlarına kaydırılmak istenmektedir.
Türkiye, meslekî eğitim diplomalarını, AB standartlarına uygun biçimde düzenlemek zorundadır. Bu nedenle, bunun yapılmasını istiyoruz.
Değerli arkadaşlar, 11 muhtarın imzasını taşıyan bir mektup aldım dün. Ben, bu mektubu okuyarak sizin değerli vaktinizi de almak istemiyorum; ancak, Sayın Bakanıma vermek istiyorum. Sayın Bakanımın bunu değerlendireceğine eminim; çünkü, burada, muhtarların isteği şu: Taşıma merkezlerinde sadece sekiz yıllık ilköğretim öğrencilerimiz okumaktadır, lise okuma şansları yoktur; bunu da talep ediyorlar. Bunun yapılmasında büyük bir fayda olduğunu ifade ediyorum.
İkinci bir teklifim şu: Değerli arkadaşlar, son zamanlarda futbol, benimsenen ve sevilen bir meslek haline gelmiştir. Çocuklarımız daha ilköğretim okurken futbolla ilgilenmeleri için ve futbolumuzun Avrupa ve dünyada söz sahibi olabilmesi, onlarla rekabet edebilme imkânı bulabilmesi için, ben, ilköğretimde başlamak üzere, seçmeli ders olarak futbolun okutulmasını öneriyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, sizleri tekrar selamlıyorum ve bu yasanın milletimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum, saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 25 Ocak 2006