Kuzey ankara girişi kentsel dönüşüm projesi kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1114)
Mardin Milletvekili ·
Genel Kurul, 83. Birleşim · 4. yasama yılı · 4 Nisan 2006 · 1.704 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem Doğan, 4 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KUZEY ANKARA GİRİŞİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1114)); konuşma 1.704 kelime.
Muharrem Doğan (Mardin). “Kuzey ankara girişi kentsel dönüşüm projesi kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1114)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 4 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2006-04-04-kuzey-ankara-girisi-kentsel-donusum-projesi-kanununda-degisiklik-yapil (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHARREM DOĞAN (Mardin)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5014 sayılı Yasayla sınırları belirlenen Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin olarak, 1114 sıra sayılı yasa tasarısının üzerinde görüş belirtmek üzere Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; öncelikle, Yüce Meclisimizi ve aziz milletimizi, şahsım ve Grubum adına saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde, konut ve kentleşme konusundaki en önemli sorun, kaçak ve ruhsatsız yapılaşmadır. Dargelirli vatandaşlarımızın sağlıklı bir çevrede her türlü modern standartlara sahip konut edinebilme sorunu büyük boyutlardadır. Özellikle, kentlerimizin çevresinde meydana gelen salaş ve kaçak yapılaşma alanları, kentler için sosyal ve fiziksel açıdan büyük problemler yaratmaktadır. Bunun için, kentsel dönüşüm projelerinin yapımında, sorunları çözecek, en ileri teknolojiyle donatılmış mimarlık ve mühendislik hizmetleridir. Dolayısıyla Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi, geleceği sağlam temeller üzerine inşa etmenin taahhütlerini bugünden vermelidir.
Altyapısıyla, üstyapısıyla, peyzaj ve çevre düzenlemesiyle, rekreasyon alanlarıyla, otoyol ve alt temelleriyle, drenaj kanallarıyla, bu projede özel mühendislik hizmetleri uygulanmalı ve güvenli yapılar hedef alınmalıdır; çünkü, güvenli yapılar deprem riskini ortadan kaldırır, amaç da, burada, bu olmalıdır.
Bu yasa tasarısı, sadece Başkentimiz Ankara'nın değil, Türkiye'nin de giriş kapısı olması nedeniyle, Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi için önem arz etmektedir. Ancak, Ankara'nın doğu girişi de kuzey Ankara'dan farklı bir görünümde değildir. Oranın da buna benzer bir düzenlemeye ihtiyacı vardır. Bu tasarı kapsamında niçin o bölge dikkate alınmamıştır?.. O bölgede oturanlar üvey evlat mıdır?.. Onların günahı nedir?.. Yaptığınız projeler bütünsel olmalıdır.
Değerli arkadaşlar, Kuzey Ankara Kent Girişi Esenboğa Protokol Yolu Projesi, yaklaşık 4 000 000 metrekare alan üzerinde inşa edilecektir. Bu alan üzerinde 18 000 konut yapılacaktır; 7 000 adet konut hak sahiplerine, 7 000 adet konut -takribi- yapan müteahhitlere bırakılacaktır; geriye kalan 4 000 adet konut ve iş merkezinden 2 000 adedi Belediye ve TOKİ'ye kalacak, kalan 2 000 konuttan elde edilecek gelirler de rekreasyon alanı, altyapı ve sosyal aktivitelere harcanacaktır.
Bu proje maliyetinin 1,5 milyar dolar olacağı hesaplanmışsa bile, bu rakamla bitmeyeceği açıktır. Bu alanın kapsayacağı toplam nüfusun ise 70 000 kişi olarak planlaması; ayrıca, buralar AKP'nin ve Melih Gökçek'in oy deposu haline getirilmek mi isteniyor sorusunu akla getirmektedir.
Bu proje kapsamında; 2 otel, 1 kongre merkezi, 14 cami, 8 ilköğretim okulu, 4 lise ve 2 sağlık ocağıyla 1 hastane tasarlanmıştır. Bu hastanenin standart yatak kapasitesi nedir; gün hastanesi midir değil midir, bu da belli değildir.
Bu proje kapsamında yapımı tasarlanan 14 adet cami kâfi gelebilir. Ancak, buna karşılık, eğitim ve sağlık için ayrılan alanlar yetersizdir. 70 000 nüfus için, 8 ilköğretim, 4 lise, 2 sağlık ocağı ve 1 hastanenin tasarlanması, ihtiyacı karşılaması mümkün değildir. 5 yıldızlı otel için tahsis edilen 25'er dönümlük 2 arsa, İhale Kanununa göre değil, keyfe göre, bedelsiz olarak verilecektir. Bu da ayrı bir endişe meydana getirmektedir. Halbuki, İçişleri Bakanlığının mutlaka olurunun alınması gerekir.
Değerli arkadaşlar, bu bölgede 2 adet 5 yıldızlı otel tasarımı yanlıştır; çünkü, bu bölgede 2 adet 5 yıldızlı oteli kaldıracak potansiyel yoktur. Ayrıca, bu bölge, oteller bölgesi dışındadır. O bölgede mevcut 5 yıldızlı 2 otel var; onlara doluluk derecesi bakımından danışıldı mı; danışılmadı; çünkü, burada büyük bir rant var. Anavatan olarak, kentleşme ve kentlerdeki bu tür dönüşüm projelerine bakışımız, eğitim ve sağlık kurumlarının ihtiyaca cevap verebilecek düzeyde olmasını ve dengeli bir şekilde dağılmasını sağlamaktır. Bu nedenle, bir otel için ayrılan 25 dönümlük alanın eğitim ve sağlık için ayrılmasını öneriyorum.
AKP İktidarı, büyükşehir belediyeleri ellerinde olduğu için rahat hareket etmemelidir. İktidar, buralarda büyük imar rantları var, bunları biz kullanalım, biz paylaşalım zihniyetiyle çalışmamalıdır. Yeni rantlar uğruna yeşil alanlar işgal edilmektedir, daha doğrusu, yeşil alanlar katledilmektedir. Burada 140 dönümlük sunî gölet yaparak sorun çözülemez. Yurt dışından milyarlarca dolar ödeyerek ağaç ithal edileceğine, Türk köylüsünü destekleyecek şekilde, sözleşmeli, yerli ağaç üretiminin projeye dahil edilmesini, ayrıca, Anavatan olarak, teklif ediyoruz.
Balgat'taki gecekonduları yıktınız, imara açtınız, beton yığını halinde bir yapılaşma oluştu. Yeşil alan azlığı dikkatinizi çekti mi arkadaşlar? Kendi genel merkezinize giderken, sırt sırta vermiş, kibrit kutusu gibi beton yığınları sizleri rahatsız etmiyor mu? Bizim endişemiz, orada da böyle bir hataya düşmenizdir.
Değerli arkadaşlar, şurada -ben size haritayı gösteriyorum, bu haritada emeği geçenlere teşekkür ediyorum; ancak, bu harita düzenlenirken biraz acele edilmiş ve tek taraflı yapıldığına inanıyorum- Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi. Ben de diyorum ki: Kuzey ve Doğu Ankara girişi kentsel dönüşüm projesi olabilirdi; ama, yine de, birinci öncelikli olarak, yine kuzey Ankara girişinden başlanabilirdi; çünkü, şu anda protokol yolu olarak düşünülen yol, ara yol olarak kalacaktır. Keçiören tarafından, gidiş-geliş olarak, dört şerit halinde, 3 kilometrelik yol yapılacaktır ve bu bağlantı yapılacaktır. Bu nedenle, kuzey ve doğu Ankara girişi olarak, bu projenin değiştirilmesi noktasında, Anavatan olarak, bir önerge vereceğiz; desteğinizi bekliyorum. Aksi takdirde, kaş yapayım derken göz çıkarmış olursunuz.
Değerli milletvekilleri, bu tasarı, 8 Mart 2006 tarihinde, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda görüşülürken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih Gökçek şu ifadeyi kullanmıştır: "Türkiye'de şimdiye kadar yapılmış olan rekreasyon alanlarının en canlı, en ışıklı, en fazla su oyunu olduğu bir alan olacaktır. Sebebi de, girerken kente, dost düşman görsün istiyoruz Ankara'yı" ifadesini kullandı.
Değerli arkadaşlar, Sayın Melih Gökçek'e katılıyorum, sonuna kadar katılıyorum; ancak, Ankara'nın bir girişi yoktur. Konya Yolundan, Eskişehir Yolundan, İstanbul Yolundan ve en önemlisi, Samsun Yolundan da girişleri vardır. Burada da, şehre girerken ve çıkarken, salaş yapılaşma, kaçak ve gecekondular vardır. Yoksa, buralar Sayın Melih Gökçek'in ilgi alanına girmiyor mu, ben merak ediyorum.
Çifte standart, adaletsizlik olmamalıdır. Türkiye'nin diğer büyük illerinde de aynı durum mevcut ve kentsel dönüşüm projelerine ihtiyaç vardır. Sayın Erbakan için çıkardığınız özel kanun gibi, bu kanun tasarısı da özel olmamalıdır. Bu yasa tasarısının, özellikle, İzmir, İstanbul, Bursa, Adana, Antalya ve Gaziantep gibi daha büyük kentler için de geçerli olması gerekir.
Kentsel dönüşüm için, köklü bir şekilde, imar değişikliği kanunu çıkarılmalıdır. Bayındırlık ve İskân Bakanımız buradayken, 75 maddelik imar değişikliğinin içerisinde buna yönelik faaliyetler vardır; ama, bunları, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçmesinin zor olacağı kanaatiyle getirmiyorsunuz. Bu, spekülatif bir politikadır, kamu arazileri ve kamulaştırılabilir araziler üzerinden rant spekülasyonu yapmaktır. İmar rantı hak sahibine, kentsel rant da kente bırakılmalıdır. Anavatanın anlayışı budur. Anavatan olarak, komisyon oluşturduk, oradaki hak sahipleriyle ve muhtarlarla görüştük; hepsi endişeli ve mağduriyetlerinin nasıl giderileceğinden endişe ediyorlar. Halbuki, burada, iyi bir kent perspektifinin ve işin piyasaya bırakılması gerekirdi.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak bu konutların dağıtımı nasıl yapılacak? Kimin, nerede ev sahibi olacağının bilgisi bulunmamaktadır. Bu yasa gereğince belediye başkanlarına büyük yetkiler verilmiştir. Bir hak sahibini, bir yerden alıp, istediği yere verebilir. Hak sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında olumlu ve adil bir çözüm yapıldığına dair bir çalışma görülmemektedir.
Ayrıca, gecekonduları yıkılan tüm hak sahiplerine kira ödemesi yapılmakta mıdır değil midir, bugüne kadar ödenmiş midir? Bizim, Anavatan olarak bu işin takipçisi olacağımızı buradan tekrarlıyorum.
Değerli arkadaşlar, başka bir sorun ise, hak sahiplerinin konutları teslim edilene kadar nerede ve nasıl ikamet ettirileceklerine dair sözleşme yapılmamıştır. Bu nedenle, proje alanındaki gecekondu sahiplerinin bir kısmı daha önce arsa bedellerini ödemişken, bazıları uygulamaların geçikmesi ve belirsizlikler nedeniyle bugüne kadar ödeme yapmamışlardır. Özellikle, yol kenarında arsası bulunan hak sahiplerinin arsalarının bulunduğu yerden uzak yerlerde evlere yerleştirilme planları bir tarafta, diğer taraftan da, 3 kilometrelik yeni protokol yolunda bulunan bu alanlara kimlerin yerleşeceği sorusunu akla getirmektedir.
Başka bir husus ise, hak sahiplerinin müşterek düşüncesi, bu proje çıkar ve menfaat sağlama projesine dönüştürülebilir mi kaygısı mevcuttur. Hak sahipleriyle yapılan sözleşmeye göre "150 metrekare arsası olana net 60 metrekare konut, 200 metrekare arsası olana net 80 metrekare; yani, 50 metrekarelik arsaya, net 20 metrekarelik konut tahsisi öngörülüyor, 250 metrekarelik arsası olana net 100 metrekare ve 300 metrekare tapulu arsası olana 120 metrekare konut verilecektir" diyor; ama, 300 metrekare üzerinde olan arsanın sahibine de, herhangi bir öneri getirmemiştir.
Ancak, bu konutların nerede ve hangi semtlerde verileceği konusunda da bir çalışma yapılmamıştır. Yıkılması öngörülen ilköğretim okullarının öğrencilerinin nerede okuyacakları belli değildir. Evet, şimdi, bir yerde toplanılmış ve orada bir okula verilmişseler de mutlu değildirler. Çünkü, sınıflar çok kalabalık ve okuma, eğitim konusunda da çok sıkıntılar doğduğu, duyduğumuz haberler arasında. Yoksa, bu rant uğruna, okul çağındaki çocuklarımızı feda mı ediyorsunuz veya edeceksiniz?
Değerli milletvekilleri, TOKİ İdaresince yapılan bir araştırmaya göre, ülkemizde kasaba ve şehirlerde olmak üzere, toplam 13,5 milyon civarında konut vardır. Bu tespit benim değildir, Sayın TOKİ Başkanının tespitidir. "Bunun yüzde 70'e yakını iskânsızdır. Yapı kullanma ruhsatı yoktur. Gerçek anlamda, yüzde 50'si ya salaş yapıdır ya gecekondudur ya da kaçak yapıdır." Bu ifade bana ait değildir, Sayın TOKİ Başkanımıza aittir. Bunu bildiğiniz halde, belediyelerin yüzde 90'ı AKP'de olduğuna göre, bu tür kentsel dönüşüm projelerini tüm illerde niçin uygulamaya koymuyorsunuz? Sizi engelleyen mi var? Sayınız mı yetmiyor? Eğer, sayıya ihtiyacınız varsa, biz, Anavatan Partisi olarak, her zaman size söylüyoruz ve buradan da tekrar ediyorum, ülkenin ve milletin hayrına yapacağınız her şeyle size karşılıksız destek vereceğimizi tekrarlıyorum.
TÜİK ve Devlet Planlama Teşkilatı verilerine göre, 2,5 milyon civarında acil konut ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir. Bugünkü ekonomik koşullarda fakir ve dargelirli vatandaşlarımızın uygun fiyatlarla nitelikli konut sahibi olmaları mümkün değildir. Bu da beraberinde kaçak, plansız, salaş yapılaşmayı ve gecekondulaşmayı getirmektedir. Bununla birlikte, ülkemizde konut üretimi açısından bölgesel farklılıklar da görülmekte olup az gelişmiş bölgelerimizde acil olarak nitelikli konut ihtiyacı duyulduğu aşikârdır.
Bu tedbirlerle ekonominin canlandırılması, üretimin artırılması ve işsizliğin azaltılması hedeflenmesi gerekirken siz bunun tersini yapıyorsunuz, yaptığınız bazı toplu konut ihalelerini de iptal ediyorsunuz. Örneğin, Mardin Midyat'ta 16 Ocak 2006 tarihinde -Sayın Bakanım, Sayın TOKİ Başkanı, lütfen, dikkatinize sunuyorum- ihale ettiğiniz 300 konutluk işin sözleşmesini, imar planları onaylanmadığı gerekçesiyle iptal ettiniz. Halbuki, söz konusu arsa TOKİ adına geçmeden, kanuna aykırı olarak ihale ettiniz ve suç işlediğinizi görünce de iptal ettiniz; bu nedenle sözleşme yapılmadı, müteahhit başladığı gibi bırakıp gitti. Bu bir haksızlıktır. 6 milletvekili çıkaran Mardin size 3 milletvekilini bağışlamıştır; ama, bunun karşılığında, siz, 300 adet konutu Midyat halkına çok gördünüz, ihaleyi iptal ettiniz. Lütfen, bu ihaleyi yeniden yapın, Midyat gibi 100 000'in üzerinde nüfuslu ilçeyi bu konutlardan mahrum etmeyiniz.
Alternatif uygulamalarla konut üretiminin belli bir model çerçevesinde gerçekleştirilmesini sağlayınız. İhtiyaç sahibi ve alt gelir grubu vatandaşlarımıza ulaşarak, ayırım yapmadan, eşit olarak, kira öder gibi uzun vadelerle ev sahibi olmalarını sağlayınız. Anavatan olarak önerimiz budur.
Değerli arkadaşlar, en kapsamlı kanun, rahmetli Turgut Özal tarafından çıkarılan 2981 sayılı Kanundur biliyorsunuz. Hesabınıza gelince rahmetli Turgut Özal'ı örnek almaya çalışıyorsunuz, ama, icraata gelince farklı şeyler yapıyorsunuz.
Değerli milletvekilleri, 2981 sayılı Toplu Konut Yasasının temel iki amacı vardır: Bunun bir tanesi ucuz arsa üretmek ve kooperatiflere satmaktır; ikinci amaç ise, kurulan kooperatiflere düşük faizlerle kredi desteği sağlamaktır; ama, bunu yapmıyorsunuz. Ama, şimdi, Toplu Konutu da…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 4 Nisan 2006