2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (enerji ve tabii kay.bak., enerji piyasası üst kurulu, ulusal bor araştırma enstitüsü, elektrik işleri etüd idaresi gen.müd., türkiye atom enerjisi kurumu, mta genel müd., petorl işleri gen.müd., devlet su işleri gen.müd.) 10 tur
Mardin Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 38. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Aralık 2006 · 1.174 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem Doğan (Anavatan Partisi), 20 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK., ENERJİ PİYASASI ÜST KURULU, ULUSAL BOR ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ, ELEKTRİK İŞLERİ ETÜD İDARESİ GEN.MÜD., TÜRKİYE ATOM ENERJİSİ KURUMU, MTA GENEL MÜD., PETORL İŞLERİ GEN.MÜD., DEVLET SU İŞLERİ GEN.MÜD.) 10 TUR); konuşma 1.174 kelime.
Muharrem Doğan (Anavatan Partisi, Mardin). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (enerji ve tabii kay.bak., enerji piyasası üst kurulu, ulusal bor araştırma enstitüsü, elektrik işleri etüd idaresi gen.müd., türkiye atom enerjisi kurumu, mta genel müd., petorl işleri gen.müd., devlet su işleri gen.müd.) 10 tur”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2006-12-20-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-enerji-ve-tabii-kay (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b038/tbmm221410380696.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHARREM DOĞAN (Mardin)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 2007 yılı bütçesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Şahsım ve Anavatan Partisi Grubum adına yüce heyetinizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. Değerli milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ülkenin kalkınması açısından büyük önem arz etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomisinin ve sanayisinin de lokomotifidir. Bu nedenle, enerjide dışa bağımlılığı en aza düşürmek için öz kaynaklarımız harekete geçirilerek inovasyon projelerin bir an önce yapılması gerekir. Aksi takdirde, Türkiye, elektrik kesintilerinin ve karanlığın ülkesi olabilir; millî ekonomimiz çöker, işsizlik ve yoksulluk artar.
Sayın Bakanım, Yüksek Planlama 2008 yılında -karanlık gösteriyor- "elektrik yetersiz." diyor. "Baraj yapacak su arıyoruz." diyorsunuz, ama, inovasyon projeleri üretemediniz. Ses çıkaracak yatırım projeleri şimdiye kadar hayata geçirmeniz gerekiyordu. Bunları sizden bekliyoruz.
Programda olduğu hâlde, Ilısu Barajı ve Cizre Barajı geciktirilmiş. Bunun nedenini soruyorum. Türkiye'nin elektrik ihtiyacını kömürden mi, gazdan mı, rüzgârdan mı, güneşten mi, nükleerden mi, sudan mı karşılayacak, buna Hükümet karar verecek. Ancak, ben diyorum ki, ülkeyi yönetenler, Türkiye'nin siyasetinden sorumlu olanlar, Türkiye'nin teknik hizmetinde olanlar sorumludur.
Sayın Bakan, sayın milletvekilleri; Anavatan olarak çözüm önerimiz şudur: Enerji pazarı reformu hemen yapılmalıdır. Bugün ülkemizde çalışan hidroelektrik santralleri sayısı 142'dir. İnşaat hâlinde 41 adet santral var; birisini bile işletmeye açsaydınız, önemli bir mesafe katedilirdi diye düşünüyorum.
Su kaynaklarımızdan 36 milyon 800 bin kilovat saat güç kazanabiliriz. Yine, aynı şekilde, 21 milyar kilovat saat enerji üretilebilir. Ülkemizde, dış kredili olarak yapılmak üzere, geçmiş hükümetler döneminde Bakanlar Kurulu kararınca karara bağlanmış 10 adet büyük proje var. Bu projelerle de yılda 13,5 milyar kilovat saat enerji üretilebilir. Parasal değeri 1 milyar dolar civarındadır. İşte size yatırım projesi. Lütfen, Sayın Bakanım, bunun üzerinde ciddiyetle eğitirseniz memnun olurum.
Başka bir konu, Doğu, Güneydoğu bölgelerimizde elektrik kesintilerinin had safhada olduğunu, enerji ve nakil hatlarının, trafoların yetersiz geldiğini ve elektrik kesintileri de bir iki gün süre zarfında ancak gelebildiğini size arz etmiştim. Siz, bana, Doğu, Güneydoğu'da tahsilat yapılamadığını söylemiştiniz. Ancak, yatırım veya önlem bakımından çözüm yapamadık. Sayın Bakanım, buna da bir çözüm bulursak çok iyi olur.
Ülkemizde enerji kayıp oranı yüzde 18'dir. Dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Buna da çok önem vermemiz lazım. Üzülüyorum, 10 barajdan elde edilen enerjinin 7'si kayıplara gitmektedir. Bunun için bir önlem alırsak çok iyi olur.
Anavatan Partisi olarak biz, hiçbir zaman barajlara karşı olmadık, karşı da değiliz. Anavatan iktidarlarında 7 tane baraj temelden yapılmış ve işletmeye açılmıştır, işte, Atatürk Barajı, Karaka- ya, Karakamış, Dicle Barajı, Birecik Barajı ve en son Batman Hidroelektrik Santralleri yapılmıştır ve üretime kazandırılmıştır. Ancak, Ilısu Barajının mevcut projesi yapılması durumunda, biliyorsunuz, on iki bin yıllık medeniyet ve tarih yok olacaktır. Bununla birlikte 95 köyümüz, 4 belde ve antik kent Hasankeyf ve 99 mezra da su altında kalacaktır ve ben, size, Anavatan Partisi olarak bir çözüm önerisi, bir proje sunmuştum. Ama, bu projeyi size sunmadan önce Büyük Önder Atatürk'ün bir sözünü tutanaklara geçmesi açısından arz ediyorum: "Milletimizi en geniş refah vasıta kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. "
Hasankeyf, millî kültürümüzdür Sayın Bakanım. Bu son yıllarda teknolojinin imkânlarından yararlanarak size sunmuş olduğum bu çözüm önerisi projemizi, ben, zatıalinize takdim edeceğim, ancak, şunu söylemek istiyorum: Bu proje, iki tane barajı öngörmektedir. Suçeken Barajı ve Ilıksu Barajının yapılması durumunda, hem Hasankeyf i kurtarıyoruz hem aynı enerjiyi elde ediyoruz. Aynı zaman ve aynı parasal değerde, değişmiyor. Dolayısıyla, on iki bin yıllık tarih ve kültür olan Hasankeyf i de kurtarmış oluyoruz.
Sayın Bakanım, sizi üzecek ve hepimizi üzecek bir hususu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Uyanış gazetesi, 3 Kasım 2006 tarihinde Karaman'da çıkan bir gazetenin haberine göre "Borç, çift- çiyi adliyeye taşıdı" diyor ve burada "Ayrancı ilçesine bağlı çeşitli köylerde 60'a yakın çiftçi, jandarma nezaretinde toplanarak Karaman Adliyesine sevk edilmiştir. Gönderen DSİ 4. Bölge Müdürlüğü" diyor ve "Adliyede borçlarının ödenmesi için haklarında hapsen tehzip kararı çıkarılan çiftçiler mal beyanında bulunarak imza attı." Burada, yine, aynı gazete haberinde, Ayrancı Belediyesine ait otobüs görünüyor. 60 kişi, insan toplanıyor, getiriliyor ve diğer taraftan da jandarma nezaretinde adliyeye sevk ediliyor ve burada çiftçi diyor ki: "Arpa buğday ekimiyle geçim sağlayan Ayrancı çiftçisi, şubat ayında ödemesi gereken borçları için 'Zaten işlerimiz iyi değil. Mahsulümüz kazandırmadı. Bir de mahkeme kapısına dayandık. Şubat ayı çalışma sezonumuz. Bize sıcak para lazım. Biz bu borcu nasıl ödeyeceğiz?"
Sayın Bakanım, size inanıyorum, iyi niyetinize de hiçbir şüphem yok, Sayın Genel Müdürüme de inanıyorum, ancak, bu konunun meydana gelmesi noktasındaki sorumluların üzerine gidilmesini talep ediyorum, çünkü, çiftçimiz bizim her şeyimizdir, çiftçimiz olmazsa biz hiçbir şey yapamayız, çünkü, onlar köyde ürettiklerinin bize en iyisini getirip sunmaktadırlar. Dolayısıyla, Ulu Önder Atatürk'ün de söylediği gibi, milletin efendisi köylüyü bu hâle getirenleri de cezalandırmamız gerekir diye düşünüyorum.
Bir başka hususa ben değinmek istiyorum. Değerli arkadaşlar -ben, burada- biliyorsunuz, Türkiye dinler ülkesidir, bir mozaiğiz, ama, yüz binlerce, öncesinde başka dine mensup insanlarımızın söylediklerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Sabah güneş doğarken "Allah'ım aydınlığı, güneşi verdin, bizi karanlıktan aydınlığa getirdin, sana teşekkür ediyoruz." öğle vakti olduğunda, tekrar "Allah'ım sırtımızı ısıttı güneş, üretim yaptık, size minnettarız." akşam olduğunda, tekrar Allah'a yal- vararak "Allah'ım güneş gitti karanlık başladı, karanlıkta yaşam olmaz, ne olur bir an önce güneşi getir." derlermiş.
Bu duygu ve düşüncelerle, Sayın Bakanım, Türkiye Cumhuriyeti'ni karanlıktan alıp aydınlığa getirecek şu anda yetkili, sizler ve yanınızdakilerdir. Ben ülkenin bir ferdi olarak, buraya gelmiş bir milletvekili olarak sizden istirhamım budur. İnovasyon projeleri yaratalım, ülkeyi karanlıktan çıkaralım. Gerçekten, şu anda, mevcut, Türkiye'nin kurulu gücü kâfi gelmemektedir. Türkiye 2008 yılında bir enerji darboğazıyla karşı karşıyadır. Siz benden daha iyi biliyorsunuz. Bu noktada, başarılı çalışmalar diliyorum ve şunu...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUHARREM DOĞAN (Devamla)Sayın Başkanım, iki dakikada bitireceğim.
BAŞKANLütfen konuşmanızı tamamlayın.
MUHARREM DOĞAN (Devamla)Teşekkür ediyorum.
Sayın Bakanım, biliyorsunuz, yaşamın kaynağı tarımdır. Tarımın da kaynağı gübredir. Bugün, ülkemizde gübrenin yüzde 70'ine yakını da ithaldir, dışarıdan geliyor. Ama, Mazıdağı'nda kurulan fosfat tesisleri büyük bir servettir, ülke için büyük servettir, GAP bölgesi için altyapıyı oluşturacak bir servettir ve gübre fabrikası kurulmamasıyla bu tesisler devlete 500 milyon dolar resmî zarar yaratmıştır. Ben bunu Sayın Maliye Bakanından sordum. 300 milyon dolar zarar. Fabrikanın maliyeti 147 milyon, yıllık 25 milyon. Ancak bir gübre fabrikası kurulursa bölgelerarası gelişmişlik farkının ortadan kalkacağını, istihdam yaratacağını ve her iki tesisi de çalıştıracağına olan inancım tamdır, çünkü, Büyük Önder Atatürk dedi ki: "İcra eden, tatbik eden, daima karar verenden daha kuvvetlidir."
Biz o bölgenin çocuğuyuz, o bölgede yaşıyoruz ve ben diyorum ki, ne olur bir gübre fabrikası kuralım. Bu tesisleri, her ne kadar özelleştirme kapsamına da aldıysak bile, alacak kişi bu tesisleri bedava bile alsa, ama bir gübre fabrikası kurarsa o her iki tesisi de çalıştıracaktır ve o bölge büyük kalkınma hamlesine sahip olacaktır.
Bir de, Suriye ve Türkiye hudutlarında -biliyorsunuz- petrol yatakları ve doğal gaz yataklarımız var. Suriye'yle sözleşmeler yapılabilir. Bunları yaparsanız memnun olurum. Türkiye'de en zen- gin doğal gaz yatakları biliyorsunuz Diyarbakır'ın Hazro ilçesindedir. Bunun üzerinde de bir çalışma yaparsak çok mutlu oluruz.
Türkiye için diyorum her şey. Teşekkür ediyorum.
Dolayısıyla, görüştüğümüz 2007 yılı Enerji Bakanlığımızın ve bağlı kuruluşlarının bütçelerinin milletimize, ülkemize hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu arada, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Size ve aziz milletime olan saygımı da arz ediyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
56 konuşma daha · 20 Aralık 2006