Kültür ve turizm bakanlığının bir açıklaması hakkında
Yalova Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 98. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Mayıs 2008 · 681 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem İnce (CHP), 1 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ BİR AÇIKLAMASI HAKKINDA); konuşma 681 kelime.
Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Kültür ve turizm bakanlığının bir açıklaması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 1 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2008-05-01-kultur-ve-turizm-bakanliginin-bir-aciklamasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce tüm emekçilerin 1 Mayısını kutluyorum ve bugün İstanbul’da ceberut devlet anlayışını, faşist devlet anlayışını şiddetle kınıyorum. Bu görüntüleri hak etmediğimizi düşünüyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Ve eğer İstanbul’un meydanlarında milletvekillerine omuz atılıyorsa, milletvekillerine biber gazı sıkılıyorsa iktidarın buradan payını alması gerektiğini düşünüyorum. Bugün, İstanbul’da sokağa çıkma yasağı var, kara ulaşımı, deniz ulaşımı felç ve böyle bir ortamda 12 Eylülcülerin bile yapmadığını bugün İstanbul’da devleti yönetenler yapmaktadır ve bu milletin kürsüsünden o pala bıyıklı Emniyet Müdürünü uyarıyorum “Gün gelecek bu hesabı sana soracağız.” diyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Ve yine, buradan, bu milletin kürsüsünden, sürekli olarak orantılı güç kullanmaktan söz eden İstanbul Valisine de “Orantılı güç kullanmanın yanında orantılı zekâ kullanmak da devlet görevlilerinin işi olmalıdır.” diyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, Kültür Bakanlığıyla ilgili gündeme taşıdığım konu, her şey 14 Kasım 2007 günü başladı. Bir soru önergesi verdim. Soru önergesinde bir tarihî eserin akıbetini sordum. Bana gelen cevapta 1976’dan beri akıbetinin bilinmediği şeklindeydi. Heykelin envanter numarası ise 83’le başlıyordu. Soru önergesini yineledim. İkinci gelen cevapta, 1986 ve 1993 yıllarında muhtelif zamanlarda tutanaklarda yazıldığı, muhafaza edildiği söyleniyor. Yani ikisi arasında müthiş bir çelişki vardı. “76’dan beri akıbeti bilinmeyen bir heykel 86’da ve 93’te nasıl tutanaklarda olur?” diye olayın üstüne gitmeye devam ettim ve soru önergesine cevap hazırlanırken elime bir belge geçti.
Sayın milletvekilleri, iktidar milletvekilleri de muhalefet milletvekilleri de, biz, yürütmeyi denetlemekle görevliyiz, hepimiz aynı görevi yapıyoruz.
Bakın, sayın genel müdür yardımcısı vekili kendi el yazısıyla şöyle bir not düşüyor: “Müze müdürlüklerinde yanlışlıklar var. Bu kadar ayrıntıya gerek var mı? Sayın Ayaz ve Sayın Yılmaz ile görüşüp daha yuvarlak ve geçiştirici ifadelerle cevap vermesini sağlayalım.” diyor.
Bakın arkadaşlar, sayın milletvekilleri; bu, Meclis iradesine, millet iradesine, demokrasiye, hukuka saygısızlıktır. Bu, hepinize saygısızlıktır, hepimize saygısızlıktır. Neyi geçiştiriyorsunuz, neyi saklıyorsunuz? Sayın Bakan ne kadar millet iradesini temsil ediyorsa ben de o kadar millet iradesini temsil ediyorum. Sayın Bakanı denetlemek benim hakkım.
Şimdi, biliyorum ki “Bu belge Muharrem İnce’nin eline nasıl geçti?” diye onun peşinde koşacaklar. Oysa, Bakan, gerçek demokrat bir Bakan, kırmızı plaka demokratı olmayan bir Bakan derhâl o genel müdürü görevden almalıdır.
Değerli arkadaşlarım, Bakanlık 25/04’te bir açıklama yapıyor, böyle bir belgenin varlığını inkâr ediyor. 26/04’te ise Gazeteport Yazarı Sayın Melike İlgün’e bir açıklama gönderiyor ve bu belgenin, bu notun başka bir konuyla ilgili olduğunu söylüyor. Peki, diyelim ki benimle ilgili “Geçiştirici ifadeler kullanın.” değil. Peki, kiminle ilgili “Geçiştirici ifadeler kullanın.” talimatı verildi? Bu ülkenin Parlamentosunda bir muhalefet milletvekilinin yazılı soru önergesine bir bürokrat nasıl olur da “Yuvarlak ifadelerle, geçiştirici ifadelerle cevap verin.” diye not düşebilir, bunu takdirlerinize sunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, yine Bakanlık bu konuda bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında benim de adım vardı. Ben basın açıklamasında benim de adım vardı. Ben basın açıklamasını ajanslardan aldım. Bir gün sonra, danışmanım aracılığıyla ilgili Bakanlığı arattırdım, basın açıklamasını istedim, “Sayın Bakanın talimatı var, veremeyiz.” dediler.
Yine “27/03 tarihinde Genel Müdür Vekili kimdi?” diye sordurdum, “Sayın Bakanın talimatı var, bu konuda bilgi veremeyiz.” diyorlar.
Değerli arkadaşlarım, ben ihale istemiyorum, ben genel müdürlük istemiyorum, ben iş takipçiliği yapmıyorum, millet adına hesap soruyorum, millet adına denetim hakkımı kullanıyorum ama Sayın Bakan, ne yazık ki bunları yapamıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın İnce.
MUHARREM İNCE (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Bana gönderilende müze sayısı 98, resmî İnternet sayfasında 97. Kaç tane müzesinin olduğunu bile bilmeyen bir Bakanlıkla karşı karşıyayız.
Antalya Müze Müdürü boş görülüyor. Meğer, Sayın Abdülkadir Aksu’nun yakını orada müdürmüş. Bir kişi üç yerde müdür görülüyor, bazı yerlerde ikişer müdür görülüyor. Verilen cevapların hiçbirisi doğru değil.
23’üncü Dönemde 3.111 yazılı soru önergesi verilmiş ama bunların 1.077 tanesine zamanında cevap verilmemiş. Sayın Başbakan, 632 soru önergesinin muhatabı, 280 tanesini zamanında yanıtlamamış.
“Millet iradesi demek yüzde 47 oy demek.” diye, her zaman “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” diye, milletin önünde devamlı söylüyorsunuz. Biz de millet iradesini temsil ediyoruz, anayasal hakkımızı kullanıyoruz, soru önergelerimize zamanında, adam gibi, doğru bir şekilde cevap verilmesini istiyoruz. Meclis Başkanlığının da bu konuda bakanları, Sayın Başbakanı uyarmasını talep ediyoruz.
Örnekleri çoğaltmam mümkün. İçişleri Bakanına üç yüz yetmiş üç soru önergesi verilmiş…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 1 Mayıs 2008