İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 36. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

Muharrem İnce

Yalova Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 36. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Aralık 2009 · 704 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem İnce (CHP), 19 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 704 kelime.

Muharrem İnce (CHP, Yalova). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2009-12-19-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, Silifke halkına yaşadıkları selden dolayı geçmiş olsun diyorum ve Kültür Bakanlığı bütçesi üzerinde öncelikli olarak söyleyeceklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kültür, bir toplumun tarihsel gelişim süreci içerisinde oluşturduğu değerler bütünüdür. Bir topluluğu ulus yapan ve ona sosyolojik kimlik kazandıran bir unsurdur. Temeli kültür olan cumhuriyetimizin kültür politikaları bu mantıkla oluşturulmuştur. Ne yazık ki, bu coğrafyada, Hacı Bektaş Veli’nin, Yunus Emre’nin, Mevlânâ’nın coğrafyasında “Öfke bir hitabet sanatıdır.” diyen yöneticilerimiz de olmuştur.

Türkiye’nin son zamanlarda tartıştığı bu ikili yapı, direngen yapı, karşılıklı itişip kakışmalar ancak bu ülkenin sağlıklı, etkin bir kültür ve eğitim politikalarıyla düzeltilebilir.

Kültür varlıklarımızı koruyacak, turizm politikamıza yön verecek Bakanlığın payı binde 39, 2001’de bu oran binde 48. Binde 39’luk bir payla bu politikalar geliştirilebilir mi, takdir yüce Meclisin olacaktır.

Gazanfer Özcan devlete borçlu ölüyor ama Kültür Bakanlığı Maliye Bakanlığından rüsum gelirlerinden dolayı 20 trilyonunu alamıyor. Sinema desteği kapsamında aldığı maddi katkıyla filmini zamanında teslim edemeyenlerin daha önce çektiği iki filmine haciz geliyor. Sinemaya Destek Yasası “sinemaya köstek yasası” hâline geliyor. Sinema Platformunun ve sinema sektörünün “Türkiye sinema kurumu” kurulması talebi görmezden geliniyor. Telif haklarının kurumsallaşması sağlanamıyor. Tüm dünyada telif harçları eser sahiplerine, icracılara pay edilirken bizde Bakanlık el koyuyor. Geçen yıl 40 kütüphane kapanmıştı, bu yıl kapalı olan kütüphane sayımız 62’ye çıkıyor. Önceden bu Mecliste Kültür Bakanlığı bütçeleri konuşulurken açılan kütüphanelerden söz edilirdi, bugün, kapatılan kütüphanelerden söz ediyoruz. 70’li yıllarda il halk kütüphanelerinin tabelasındaki “halk” sözcüğü sessiz sedasız indirilmişti, bugün de kütüphanelerimiz kapatılıyor. Eskiden öğretmenler müzelere bedava girerdi, şimdi Müzekart ile giriyorlar. Bu Bakanlıkta Kazılar Daire Başkanı edebiyat öğretmenidir, hayatında bir gün dahi kazı yapmamıştır, Avrupa Kültür Başkenti Ajansında edebiyat yönetmeni olarak görev yapan kişi ihale yasaklısıdır. Konservatuvar mezunları günlük 40 liraya çalışmaktadır. Yasalara göre müdür yardımcısı olamayan iç denetçiyi Sayın Bakan müdür yardımcısı yapıyor, sonra da o kişiyi Şam’a ataşe olarak atıyor ama bu icraatta Sayın Bakanın sorumluluğu ortadan kalkmaz. Adana ve Antalya belediyelerini AKP alamayınca bu belediyelerin festivallere olan desteğini Bakanlık azaltıyor.

Peki, neden böyle oluyor? Böyle olmasının bir tane nedeni var: Sayın Bakanın kafası karışık, Sayın Bakan net değil. Nereden çıkarıyorum bunu? TRT muhabirini azarlıyor, valiyi azarlıyor ama Anadolu Ajansı muhabirini bir yılbaşı gecesi Anadolu Ajansında ziyarete gidiyor.

Mesela Kültür Bakanı olduğunu unutuyor, Büyük Millet Meclisi salonuna diyor ki: “Sanki burası bir konser salonu.” Unuttuğu şey şu: Konser salonları dünyanın en prestijli salonlarıdır, en itibarlı salonlarıdır. (CHP sıralarından alkışlar) Bunu bir kültür bakanının bilmemesi yani Meclisi küçümsemek için konser salonuna benzetmesi herhâlde dünya kültür bakanlığı tarihinde bir ilktir diye düşünüyorum.

Bir bakıyorsunuz, kültür merkezleri konusunda konuşuyor Sayın Bakan, mimar, ders kitapları konusunda öğretmen, Kıbrıs konusunda diplomat, Ergenekon konusunda savcı…

KADİR URAL (Mersin)Hâkim…

MUHARREM İNCE (Devamla)…domuz gribinde doktor, polemiklerde taraf, her şeyden konuşuyor ama Bakanlığın hâli içler acısı.

Bakın, 2 Aralık 2009, “Başbakan Nobel’e aday gösterilmelidir.” diyor, Ordu Valiliğinde. Yine aynı Bakan, çok değil yedi yıl önce, 3/10/2002 tarihinde, “Milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmayan birisi -Tayyip Erdoğan- kendi partisinin 550 milletvekilinin belirlenmesinde etkili oldu. Böyle demokrasi olabilir mi?”

ALİ KOÇAL (Zonguldak)Kim diyor onu?

MUHARREM İNCE (Devamla)Sayın Günay…

ALİ KOÇAL (Zonguldak)Güzel!

SUAT KILIÇ (Samsun)Orada, hukuk sistemini eleştiriyor.

KADİR URAL (Mersin)Nereden nereye!

MUHARREM İNCE (Devamla)Yine -bunların hepsi kitaplarda- bakın, tarih 22 Mayıs 1999, yer Atatürk Kapalı Spor Salonu, Cumhuriyet Halk Partisinin 9’uncu Olağanüstü Kurultayı, konuşmacı Sayın Ertuğrul Günay: “Birtakım arkadaşlarım ellerinde çiçeklerle her cumartesi günü Taksim’den Galatasaray’a kayıp yakınlarının acılarını paylaşmak için elbette yürüyecekler ama bütün Cumhuriyet Halk Partililer, Türkiye'nin dört bir tarafında, bu vatanın varlığı, bütünlüğü, özgürlüğü için canlarını feda eden çocuklarımızı, bayraklara sarılı köylü çocuklarımızı da aynı sevgiyle, aynı şefkatle kucaklayacaklar. Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, biz demokrasinin partisiyiz, biz sosyal demokrasinin partisiyiz ama bütün bunlardan önce, biz Kuvayımilliye’nin partisiyiz.”

RÜSTEM ZEYDAN (Hakkâri)Öyle zannediyorsunuz!

MUHARREM İNCE (Devamla)Aradan zaman geçmiş, 2/12/2009 tarihinde…

SUAT KILIÇ (Samsun)O zamanlar öyleydi demek ki.

MUHARREM İNCE (Devamla)Suat Kılıç, bana laf atma! Kayınpederin Başbakanlıkta Başdanışman, eşin İstanbul Belediyesinde yönetim kurulu üyesi…

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Mahzuru mu var?

MUHARREM İNCE (Devamla)…sen milletvekili. AKP sana çalışıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Bana laf atma!

SUAT KILIÇ (Samsun)Yanlış bilgi! Yanlış bilgi!

MUHARREM İNCE (Devamla)Bana laf atma!

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

63 konuşma daha · 19 Aralık 2009

63 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook