İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Muharrem İnce

Yalova Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 93. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Nisan 2010 · 1.078 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem İnce (CHP), 24 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 1.078 kelime.

Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2010-04-24-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bu maddeyle memurlar ve diğer kamu görevlilerinin onlara verilen uyarma ve kınama cezalarını yargı denetimine açıyoruz. Buradan, uyarma ve kınama cezaları sanki yargı denetimine hiç açılmamış sonucu çıkarılmasın. Anayasa’nın 129’uncu maddesindeki bu hükme rağmen, Danıştay ve idare mahkemeleri uyarma ve kınama cezalarını denetime açmışlardır. Bunu da Anayasa’nın 36’ncı maddesindeki “Hak arama hürriyeti”ne bağlamışlardır.

İdarenin her tür işlemini yargı denetimine açmak demek, yargı kararlarına uymak demektir. Ne yazık ki bu konuda siciliniz çok bozuk. Şimdiden sonra vereceğim bütün örnekler delillidir. İşte burada, mahkeme kararları elimdedir ve bunlar bu Meclisin kötü hâl kağıdıdır aynı zamanda. Bu Mecliste mahkeme kararlarını uygulamayan Başbakan, bakan, milletvekilleri vardır. Haklarında fezleke olan milletvekilleri bu sıralarda oturmaktadır. Geçen dönem müsteşar, müsteşar yardımcısı olup da bugün bazılarının yirmi bir adet fezlekesinin olduğunu -yargı kararlarını uygulamamaktan dolayı- hepimiz biliyoruz. Kendilerine isnat edilen suçlar ise görevde keyfî davranmak, görevde yetkiyi kötüye kullanmak, zincirleme biçimde yetkiyi kötüye kullanmaktır.

Demokrasilerde keyfîlik yoktur, keyfîlik sultanlıklarda, padişahlıklarda ve totaliter rejimlerde vardır. Daha dün, 23 Nisan çocuğuna “Artık yetki sende, asarsın da, kesersin de.” diyen bir Başbakanımız var. Sembolik bir teslim töreninde, çocuklarda demokrasi bilincini geliştirmek için yapılan bu törende bile asmaktan, kesmekten söz eden bir Başbakanımız var.

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum)Mecazi anlamda dedi.

MUHARREM İNCE (Devamla)Asmak, kesmek demokrasilerde olmaz, padişahlıklarda, krallıklarda, sultanlıklarda olur. Türkiye’yi muz cumhuriyeti, kendisini padişah zanneden bir Başbakanın bu hâlini gördükçe dünkü Başbakan Sayın Elgin Koçubaba’nın -Sayın Başbakan Elgin Koçubaba’nın- keşke görevi devam etseydi, başbakanlığı hiç bırakmasaydı diyorum çünkü dünkü Başbakan Sayın Elgin Koçubaba “Başkanlık sistemini istemiyorum çünkü Ulu Önder Atatürk, ülkemiz için cumhuriyeti uygun gördü.” diyor.

Ben, size şu kürsüden şunu tavsiye etmek istiyorum: Anayasa’yı değiştirmek yerine önce kendiniz değişin, önce demokrat olun, demokrasiye inanın diyorum. Siz bu değişikliklerle bu dünyadaki mahkemelerdeki hâkimleri ayarlayabilirsiniz, dokunulmazlığın arkasına sığınabilirsiniz ama öbür mahkemede ne dokunulmazlığınız olacak ne ayarladığınız hâkimler olacak. Gerçi, merak etmeyin, öbür tarafa bunu bırakacak hâlimiz yok. Bu hesabı bu dünyada, önümüzdeki seçimden sonra hep birlikte göreceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)

MUHARREM SELAMOĞLU (Niğde)Göreceğiz!

MUHARREM İNCE (Devamla)Sayın milletvekilleri, Başbakan, Sayın Başbakan, yargı kararını uygulamadığı gerekçesiyle TÜBİTAK Başkanına 7 milyar lira tazminat ödedi. Başbakan, bu parayı ödemekte zorlanır mı diye düşündüm, mal varlığını araştırdım, baktım, beyanlarına baktım Sayın Başbakanın. Mal varlığı da, alacağı da artmış. 2007’de alacağı 312 milyarmış, 2010’da alacağı 500 milyar olmuş. Demek ki Başbakan 2007’den 2010’a alacaklarına 188 milyar lira faiz uygulamış, faiz işletmiş. Bunu da bilgilerinize sunmak istiyorum.

Demokratik bir anayasa yapabilmek için önce asgari düzeyde demokrasi inancı ve asgari düzeyde bir demokrasi bilgisi gereklidir. Size dünyanın en demokratik anayasasını versek siz oradan bir faşizm çıkarırsınız. Gerçek bir demokratsa demokratik olmayan bir anayasadan bile eksiksiz bir demokratik yapı kurabilir. Tıpkı uranyumdan elektrik enerjisi üretilebildiği gibi, uranyumdan atom bombası da yapılmasına benzer bu örnek.

Yargı kararlarını uygulamama rekorlarınıza devam edelim. Sayın Hüseyin Çelik, sadece Erzurum Millî Eğitim Müdürüne 54 milyar lira tazminat kaybetti. Bu para faiziyle birlikte 80-90 milyar yapmaktadır. Hüseyin Çelik bu parayı ödeyebilir mi diye baktığımda, araştırdığımda, daha düne kadar…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Kardeşi var, kardeşi, Ramazan Çelik.

MUHARREM İNCE (Devamla)…daha düne kadar mini market işleten kardeşleri, bugün ÇAYKUR bayiliği, Sarar bayiliği, Volkswagen bayiliği ve özel hastane işletmeciliği yaptıkları için bu parada zorlanmazlar diye düşünüyorum.

Yargı kararlarını uygulamayıp hukuku katlettiğiniz örnekler bununla sınırlı değil. Yahudi iş adamına sattığınız TÜPRAŞ hisseleriyle ilgili mahkeme kararını uygulamadınız. Çevrecinin daniskası kesilen Sayın Başbakan, HES’lerle ilgili mahkeme kararını uygulamıyor. Başbakan, Ofer’e yaptırılacak Galataport ve Dubai Şeyhine satılan İETT arazisi konusunda yargı kararlarını eleştiriyor. Başbakan diyor ki: “Yargıçların cebinden bir şey çıkmıyor, çok rahat hareket ediyorlar.” Oysa o yargıçlar olmasaydı, TÜPRAŞ’ın satışından bu milletin, bu fakir milletin 3,5 milyar dolar parası uçup gidecekti. Bu fakir millete 3,5 milyar dolar para kazandıran yargıçlara… İçinde biraz insaf, biraz merhamet, biraz vatan millet sevgisi olan herkes bu yargıçları eleştirmez, bu yargıçları ayakta alkışlar.

Bu pakette unuttuğunuz bir şey var. Bir geçici madde eklemeyi unutmuşsunuz. Şöyle diyebilirdiniz: “Geçici Madde 3- Başbakan Recep Erdoğan, Hüseyin Çelik ve onun müsteşarları yargı kararlarını uygulamama hakkına sahiptir.” diye bir geçici madde eklemeyi unutmuşsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, sizin amacınız hukuk devletini kökleştirmek, yargı bağımsızlığını sağlamak, bireyi özgürleştirmek, toplumu demokratikleştirmek değildir. Sizin amacınız üç tanedir:

1) Bu milletin varlıklarını “özelleştirme” adı altında talan ettiniz, şimdi yargıdan dönmesini istemiyorsunuz.

2) Yargı kararlarına dayanarak size direnebilen bürokratların olmasını istemiyor, kadrolaşmanızı tamamlamak istiyorsunuz.

3) Yüce Divan korkusu dört bir yanınızı sarmış, Habur’daki gibi hâkim ayarlamak istiyorsunuz.

Bu Anayasa paketinin hazırlanış biçimi, topluma sunuş biçimi, görüşmelerdeki dayatma mantığı ve içeriği bakımından darbe anayasasından farksızdır. 82 Anayasası’nda yürütme güçlendirilmişti, siz daha da güçlendiriyorsunuz. 12 Eylül Anayasası faşist bir anayasaysa bu paket iki kere faşisttir. 12 Eylülcüler darbe yaptılar, kendilerini korumak için geçici 15’inci maddeyi koydular. Siz darbe mi yaptınız ki ya da bizim bilmediğimiz hangi suçları işlediniz ki “İdarenin eylem ve işlemleri, odaklaşmanın tespitinde gözetilemez.” deyip kendinizi koruma altına alıyorsunuz?

Sayın milletvekilleri, bu değişiklik paketinin içinde çocuk hakları var ama 1 milyon çocuk sokaklarda çalışıyor. Bu paketin içinde engelliler var ama 53 bin engelli kadrosu boş, Millî Eğitim Bakanlığının engellilere açtığı sınavdan 110 lira sınav ücreti alıyorsunuz. Bu pakette şehitlerimiz var ama şehit anneleri al bayraklarla Meclise giremiyor. Değerli milletvekilleri, bu pakette kişisel verilerin korunması var ama Sayın Başbakan Tekel işçilerinin hesabından para çektiğini biliyor. Bu pakette ailenin bütünlüğünün korunması var ama sözleşmeli öğretmenlerin ailesi parçalanmış durumda. Bu pakette memurlara toplu sözleşme hakkı var ama grev hakkı yok hatta eylem yapan memurlara “Sonuçlarına katlanırsınız.” diyen bir Başbakan var.

Sizin demokrasi anlayışınız tramvay demokrasisi anlayışıdır. Sizin yargı reformunu savunan Bakanınız, cemaatler için başsavcıya baskı yapan Bakandır. Geçici 15’in kaldırılmasını önerdiğimizde “sulu şaka” diyenler bugün aynı şeyi öneriyorsa, bilin ki onlar Dolmabahçe’de sırdaş olup, Genelkurmay Başkanıyla paslaşıp, e-muhtırayı verenlere trilyonluk araç alanlardır. Onların biber gazıyla Hitler’in gaz odaları arasında hiçbir fark yoktur. Onlar ki “Ofer’le sabah görüşmedim.” deyip akşam görüştüğünü kabul edenler bu milleti kandırmaktadır. Milleti kandıranların millet iradesinden söz etmeye hakları yoktur. Milleti kandırmaya devam ediyorsunuz. Bu paketle hap yutturmayacaksınız, millete hapı yutturacaksınız. Bu paketle yürütmeyi yargı karşısında güçlendirerek milletin parasını yürütmeyi kolaylaştıracaksınız.

Bu paketin amacı, Sayın Recep Erdoğan’ın başkanlığa, sultanlığa giden yoluna taş döşemektir. Halk tabiriyle bu paketi ete benzetirsem, 29 kilogram ete benzetirsem, 26 kilogramı dana etidir, kuzu etidir, 3 kilogramı domuz etidir. Biz bunu yemeyiz, Türk milleti de yemez, siz isterseniz yiyin.

AHMET YENİ (Samsun)Oy bile kullanamıyorsunuz.

MUHARREM İNCE (Devamla)Sayın milletvekilleri, size son olarak şunu söyleyeceğim: Siz sürekli demokrasiden, insan haklarından, özgürlüklerden söz ediyorsunuz. Bakınız, Anayasa’nın 6’ncı maddesi ortada.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

104 konuşma daha · 24 Nisan 2010

104 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook