İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 129. BİRLEŞİM · SALI

Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)

Muharrem İnce

Yalova Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 129. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Temmuz 2010 · 465 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem İnce (CHP), 6 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DISİŞLERİ BAKANLIIĞININ KURULUŞ VE VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.524)); konuşma 465 kelime.

Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)”. TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2010-07-06-disisleri-bakanliiginin-kurulus-ve-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-524 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHARREM İNCE (Yalova)Solcular Filistin’e sahip çıkarken bize “Komünist” diyordunuz. Siz neredeydiniz o zaman?

DIŞİŞLERİ BAKANI AHMET DAVUTOĞLUHayır. Tebrik ediyorum.

MUHARREM İNCE (Yalova)Bizim Filistin’e sahip çıktığımız günlerde siz neredeydiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI AHMET DAVUTOĞLUTebrik ediyorum, çok doğrudur ve bu konuda da her türlü çalışmayı birlikte yapmaya hazırız.

Dolayısıyla, geçmiş hükûmetlerin katkılarını da takdir ediyoruz. İleride de bunun birlikte yürütüleceğine inancımız tamdır.

MUHARREM İNCE (Yalova)Kudüs’ün kaderiyle ilgilendiğiniz kadar Bağdat’ın kaderiyle de ilgilenseniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI AHMET DAVUTOĞLUSayın Beşar Esad’ın ifadeleriyle ilgili iki soru geldi. Onu da açıklığa kavuşturmakta fayda var.

Sayın Beşar Esad dün İspanya’da yaptığı açıklamada, hiçbir şekilde Türkiye'nin arabuluculuk rolünün sona erdiğini söylememiştir. Aksine, İngilizce metin önümde- ifadeleri “Türkiye bu arabuluculuk rolünü iki yıl boyunca başarıyla ifa etmiştir. Bu konuda birçok tarafla tecrübemiz oldu. Ancak, hiç kimse bu rolü Türkiye kadar başarılı şekilde sürdürmemiştir. Çünkü, bölge ülkesi olan Türkiye konunun tüm ayrıntılarına vakıftır. Bölgede eğer bir istikrarsızlık varsa bu istikrarsızlığın temel sebebi İsrail’in saldırıları, tehditleri ve Gazze’ye dönük ablukalarıdır.” demiştir ve burada sadece vurguladığı “İsrail’in bu tutumu sebebiyle bugün, maalesef, Türkiye'nin arabuluculuğu istenilen neticeyi üretememektedir.” demiştir. Aksi takdirde, hiçbir şekilde Türkiye'nin arabuluculuğu konusunda bir şüphe beyan edici, izhar edici bir tutum takınmamıştır. Aksine, hemen hemen her oturumda, her vesileyle bu konu gündeme geldiğinde, başka ülkeler devreye girmek istediğinde açık bir şekilde tavrını ortaya koymuştur.

Sayın Kürşat Atılgan’ın küresel, bölgesel güçler analizi benim de katıldığım, birçok çalışmada da ele aldığımız konu. Ama şu hususu, uluslararası literatürü şu anda takip etseler dahi görürler ki, Türkiye’nin şu anda oynadığı rol herhangi bir bölgesel güç rolü değil, hemen hemen her diplomatik alanda yürütülen son derece etkin ve bölgesel gücün üstüne çıkan bir roldür. Bugün sadece uluslararası literatürü, uluslararası ilişkiler literatürünü takip etmeniz durumunda bile Türkiye’nin bu konuda aldığı mesafeyi çok yakından fark ederseniz.

İki kere vurgulandığı için bir hususa daha açıklık getireyim: “Komşularla sıfır sorun” ilkesel bir politikadır ve doğru bir politikadır. Ancak biz hiçbir zaman bunu realist politikanın dışında düşünmedik. Buradan da ütopik bir dış politika anlayışı çıkarmamanız gerekir. Nasıl ki, cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk “Yurtta sulh, cihanda sulh” derken, o kadar çok savaşı bizzat idare etmiş bir komutan olarak bunun nihayet bir ideal olduğunun farkında olarak söylemiştir. Ama bu ilkeyi ortaya koymak, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin temel yaklaşımını ortaya koyan bir perspektif katmıştır Türkiye Cumhuriyeti dış politikasına. Bizim de komşularla sıfır sorun ilkesi, komşularla sorunların tümüyle biteceği ütopik bir dünyayı öngörmemektedir. Aksine, son yıllardaki gelişmelere bakarsanız, sadece Suriye ile değil, Yunanistan’la, Rusya’yla, Irak’la kurduğumuz stratejik iş birliği konseylerinde yapılan anlaşmalara bakarsanız çok açık bir şekilde Türkiye’nin bu konuda aldığı mesafeyi görürsünüz. Sadece Yunanistan’la, evet Ege problemlerimiz var, evet birçok sorun devam ediyor ama bir günde 22 anlaşma imzaladık. Bütün Türk-Yunan ilişkileri tarihinde 35 anlaşma var, 15 Mayısta Atina’da 22 anlaşma imzalandı. Benzer durum Rusya için, Irak için geçerlidir.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 6 Temmuz 2010

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook