İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 129. BİRLEŞİM · SALI

Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)

Muharrem İnce

Yalova Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 129. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Temmuz 2010 · 585 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem İnce (CHP), 6 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DISİŞLERİ BAKANLIIĞININ KURULUŞ VE VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.524)); konuşma 585 kelime.

Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)”. TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2010-07-06-disisleri-bakanliiginin-kurulus-ve-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-524-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, dış politikamızda sıkıntılı günler yaşıyorsak, bunu tek bir cümlede özetlemek gerekirse, sorun aslında sizin düşünsel temelinizden kaynaklanıyor. Yani, bir insan düşünün, ilk gençlik yıllarından orta yaşlı olana kadar sürekli olarak Avrupa Birliğine “Hristiyan kulübü”, “Batı kulübü” diyecek, sonra, belli bir yaşa geldikten sonra milletvekili, bakan, başbakan olacak ve yıllarca aşağıladığı, küçümsediği, eleştirdiği, karşı çıktığı bir yapıyı savunmak zorunda kalacak. Tabii, böyle bir çelişki olunca sorun da oluyor. Onun için, işte, dış politikamızı yürüten kişilere bir anda “monşerler” diyerek onları aşağılayacaksınız. Yani Dışişleri Bakanlığından AKP Genel Merkezine bir geçiş yaparsanız yapmanız gereken iş şu… O zaman bu iş kime kalır? “Süpürmeyin, kullanın.” diyen danışmanlara kalır. Bu fikrî temelde bir problem olduğu için gazete patronlarına seslenirsiniz: “Köşe yazarlarını kovun.” Rektörlere, gelir, “Kafası basmıyor.” dersiniz. Sendikacılar “dinozor”, eczacılar “Çok kazanıyor.”, doktorlara laf etmek gerekirse “İğne yapmayı bile bilmiyorlar.” der, işin içinden çıkarsınız.

Şimdi, mademki Türkiye Cumhuriyeti sekiz yıldır onurlu, dik duruş sergileyen, diklenmeden dik duran bir politika izliyor, o zaman şu sorularıma lütfen Sayın Bakan cevap versin: Bu ülkenin askerlerinin Kuzey Irak’ta başına çuval geçirildiği zaman siz Amerika Birleşik Devletleri’ne bir nota verebildiniz mi? Bu ülkenin onurunu kurtarabildiniz mi, koruyabildiniz mi?

İki: Sizden başka hangi iktidar döneminde -60’ıncı Hükûmetsiniz- hangi hükûmet döneminde bizim bir gemimiz esir alındı? “Şu dönemde, şu gemi.” diye lütfen açıklayınız.

Üç: Hangi iktidar döneminde büyükelçimiz daha alçak bir koltuğa oturtuldu?

Bir başkası: Hangi dönemde, hangi iktidar döneminde uluslararası sularımızda vatandaşlarımız öldürüldü?

Şimdi, değerli milletvekilleri, iç politikaya dönük Filistin çabalarınız da çelişkilerle dolu. Yani 60’lı, 70’li yıllarda biz, bizlerin ağabeyleri, solda düşünenler, solda görüş bildirenler, dünyaya soldan bakanlar Filistin’i savunurken siz ne yapıyordunuz?

BURHAN KAYATÜRK (Ankara)Siz ne yapıyordunuz?

MUHARREM İNCE (Devamla)Hanginizin gençlik yıllarında, 60’lı, 70’li yıllarda Filistin’le ilgili bir eyleme katılmışlığınız var? Hiçbirinizin yok.

MUHARREM SELAMOĞLU (Niğde)Sizin var mı?

MUHARREM İNCE (Devamla)Siz Filistin’i savunmuyorsunuz, sizin neyi savunduğunuz belli.

Yine Sayın Bakandan şunu istiyorum: Sayın Bakan “Kudüs’ün kaderiyle Ankara’nın kaderi aynıdır.” dedi, “Ramallah’ın kaderiyle Bursa’nın kaderi aynıdır.” dedi.

Sayın Bakan, siz “Bağdat’ın kaderiyle Ankara’nın kaderi aynıdır.” diyebilirseniz sizi alkışlarım. Irak’ta, oradaki kara gözlü Arap çocuklarının, Kürt çocuklarının üzerine Amerikan bombaları yağarken siz Amerikan askerlerine tezkere geçirmek için buralarda kulis yürütüyordunuz. Siz, 64 bin Amerikan askerini Türkiye'nin güneydoğusuna konuşlandırmak için tezkere peşinde koşan Hükûmet siz değil misiniz?

Bakınız, bir başka önemli konu. Yine, Sayın Bakan, siz burada cevap verirken şunu demenizi istiyorum: Siz, İsrailli Bakanla otelde kaç numaralı odada görüştünüz? Bunu da doğrusu çok merak ediyorum. Dört şart üç şarta neden düştü?

Son olarak da şu konuyu açıklamanızı istiyorum: Değerli milletvekilleri, Başkan Obama “Uluslararası bir komisyonla Türkiye başına iş açar.” dedi. Dedi değil mi bunu? “Kurulmasın” dedi.

Peki, ben, size şunu söyleyeyim: Siz bu talimatı yanlış mı anladınız acaba? Biz, Meclis araştırması istemiyle, Sayın Akif Hamzaçebi ve Muharrem İnce olarak, iki Grup Başkan Vekili olarak Meclis araştırma önergesi verdik.

OKTAY VURAL (İzmir)Bizim de var…

MUHARREM İNCE (Devamla)Siz bunu reddettiniz. Yani o “Uluslararası bir komisyon kurulmasın.” dedi. Siz herhâlde bunu emir telakki ettiniz, Türkiye Cumhuriyeti’nin Parlamentosunda bile bunun görüşülmesini engellediniz. Yani Türkiye'nin Parlamentosunda, Büyük Millet Meclisinde böyle bir komisyon kurulmayacak, bu konu görüşülmeyecek, sonra iç politikaya dönük söylemlerde bulunacaksınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın İnce.

MUHARREM İNCE (Devamla)Sayın Bakan, çok net olarak istiyorum: Siz “Kudüs’ün kaderiyle Ankara’nın kaderi aynıdır.” derken, aynı söylemi Bağdat için söyleyebiliyor musunuz?

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

DIŞİŞLERİ KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH ÇALIŞKAN (Kırşehir)Söyledi zaten.

MUHARREM İNCE (Yalova)Nerede söyledi?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 6 Temmuz 2010

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook