Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifleri (s.s. 546)
Yalova Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 139. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Temmuz 2010 · 405 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem İnce (CHP), 22 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFLERİ (S.S. 546)); konuşma 405 kelime.
Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifleri (s.s. 546)”. TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2010-07-22-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifl (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sabahın bu saatinde çok fazla zamanınızı almak istemiyorum. Ama az önce Sayın Vural’ın söylediği gibi halk otobüsünde oluyor, belediye otobüsünde oluyor, minibüste olmuyor. Bu, devletin bakış açısıyla ilgili bir şeydir. Demokrat devlet, hesap veren devlet, örnek olan devlet, adil devlet… Bakın, ben size böyle olmadığına, devletin yurttaşına, vatandaşına nasıl baktığına sadece minibüslerde değil, başka konularda da nasıl baktığına birkaç örnek vermek istiyorum.
Siz bir özel okul kurmak isteseniz devletin müfettişleri gelir, sizin müdür odanızı ölçer, der ki: “Şu kadar metrekare olacak, ”Pencerenizi ölçer “Şu kadar olacak”, tabanınızı ölçer; teneffüs saatini, metrekaresini bulur, pencerelerini, her şeyini ölçer. Eğer 10 santimetre azsa oraya ruhsat alamazsınız, mümkün değil ama devletin 55 bin okuluna bakın, 35 bin tanesi buna uymaz. Devlet hiçbirine uymaz çünkü devlet kabadayıdır. Sizin Hükûmetinizi kastetmiyorum, devletin bakış açısını kastediyorum.
Mesela, bir başka örnek vereyim: Sizin bir özel okulunuz var. Burada altı saat, yedi saat bir dersiniz boş, bu dersi dolduracaksınız. Bir öğretmen de iki günde bu dersleri yapabilir diyelim. Siz bir kişiye haftanın iki günü sigortasını ödeyerek o kişiyi orada çalıştıramazsınız, otuz gün sigortasını ödemeye mecbursunuz ama devlet kendisi çalıştırır. Devlet gelir usta öğreticiye hiç de otuz gün sigorta ödemez. Bakın, bu mantığı değiştirmemiz lazım. Yani vatandaşın yapamadığını devlet kendisi yapar.
Bir de şöyle yapar: Sanki parasını o vermiş gibi getirir böyle kapının önüne “Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı bilmem ne lisesi” diye yazar. Parasını sen vermedin, kendi uymadığın kuralların tümünü vatandaştan istersin, eğer vatandaş kurallara uyacaksa, devlet ondan önce uymalıdır. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Yani bu, bir ceberut devlet anlayışıdır. İçimizde burada Millî Eğitim Bakanlığında üst düzey yöneticilik yapmış arkadaşlarımız var, ben onları da görüyorum, yani beni onaylıyorlar, bu böyledir. Ben devletin kısmında değildim, vatandaşın kısmındaydım, bunları çok iyi biliyorum. Bunları toptan değiştirmemiz lazım, toptan, anlayışı değiştirmemiz lazım, felsefeyi değiştirmemiz lazım. (Alkışlar) Bu, bence demokrasi kültürüyle ilgili bir şeydir. Yani devlet, örnek olacak. Devlet…
MUSTAFA CUMUR (Trabzon)CHP politikalarına aykırı konuşuyorsun.
MUHARREM İNCE (Devamla)Bak bu saatte, sabahın beşinde bana, CHP’ye laf atarsan, ben yirmi dakikayı burada doldururum, ondan sonra bir yirmi dakika daha doldururum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Lokman Bey, ne diyorsun, sen mi attın? Sen atmadın değil mi?
LOKMAN AYVA (İstanbul)Hayır.
MUHARREM İNCE (Devamla)Tamam o zaman, peki.
Bu mantığın kayıtlara geçmesini istedim, bu örnekleri gerçekten çoğaltmak mümkün. Şu anda ilk etapta sabahın beşinde aklıma bunlar geldi.
Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
102 konuşma daha · 22 Temmuz 2010