İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 122. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle

Muharrem Varlı

Adana Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 122. Birleşim · 1. yasama yılı · 3 Ağustos 2016 · 550 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem Varlı (MHP), 3 Ağustos 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 550 kelime.

Muharrem Varlı (MHP, Adana). “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 3 Ağustos 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-varli-26-2016-08-03-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasina-iliskin-kanun-teklifi-muna (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=51553

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MUHARREM VARLI (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grubumuz adına vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, 15 Temmuzda yapılan darbe girişimini kınıyorum. Bu darbe girişimi, siyaset kurumunun dik ve net duruşu, halkımızın alanları doldurması ve demokrasinin yanında yer almasıyla önlenmiştir. Bu açıdan, siyaset kurumunun ne kadar önemli olduğunu, siyasi partilerimizin ne kadar önemli olduğunu ve bunun adresinin de parlamenter demokrasi olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Parlamenter demokrasi Türkiye’de yerleşmiştir, siyasi partiler de parlamenter demokrasinin kurumlarıdır ve bu darbe girişiminin karşısında net duruşu da siyasi partilerimizin tamamı göstermiştir. Bu açıdan, bütün siyasi partilerimize de teşekkür ediyorum.

Tabii, burada darbeyi yapmak isteyenler, dünden bugüne devletin içerisinde çöreklenmiş, bu devleti ele geçirmeye çalışanlarla mücadeleyi en sert şekilde yapmak hepimizin hakkıdır. Bunların cezasını, bunların cezalandırılmasını istemek hepimizin hakkıdır ama şuna da dikkat etmemiz lazım: Lütfen, kurunun yanında yaşı da yakmayalım arkadaşlar. Burada hepimizin vicdan sahibi olması, hukuktan ayrılmaması, adaletten ayrılmaması en önemli bir gerekçe olacaktır. Dün çocukları dershaneye gitti diye, bunların okullarına gitti diye bir sürü devlet memuru bugün açığa alınıyor. Peki, bu dershanelerin cazibe merkezi hâline gelmesini kim sağladı acaba? Bunu da kendimize bir sormamız lazım değil mi arkadaşlar? Bu dershanelerin cazibe merkezi hâline gelmesini kim sağladı? Onun için, sırf çocukları dershanelere gitti, bunların okullarına gitti diye devlet memurları açığa alınıyor. Bu konuda da vicdanlı ve duyarlı olmamız lazım.

Biz burada bir önerge verdik. Bu önergeyle diyoruz ki: Vergisini geciktirmeden ödeyen ve vergi borcu bulunmayanlara bir ödül verelim. Ne yapalım? Bir dahaki vergi tahakkukunda onlara yüzde 5 indirim sağlayalım.

Şimdi, inanıyorum ki, biraz sonra “Kabul edenler... Kabul etmeyenler...” denildiğinde reddedeceksiniz ama ben yine de buradan şunu izah etmek istiyorum: Değerli arkadaşlarım, insanlar vergilerini ödemeyerek bugüne kadar devlete bir sürü borç biriktirmişler. Bir tarafta da her gün cebinden, çoluğunun çocuğunun rızkından artırmış, az yemiş, alın teriyle çalışmış çabalamış, götürmüş vergisini her defasında sağlıklı ve sıhhatli ödemiş. Şimdi, siz bunları cezalandırıyorsunuz ama öbür tarafta vergisini ödemeyenleri de ödüllendiriyorsunuz. Böyle bir adalet anlayışı olmaz; bu, yanlış bir bakış açısıdır. Onun için gelin, vergisini bugüne kadar ödemiş, devlete hiç vergi borcu olmayanlar ile vergi borcu birikmiş insanları bir tutmayalım, bunları birbirinden ayırt edelim ve gerçekten vergisini devlete ödemiş insanları da bir defaya mahsus ödüllendirelim. Bunu da 50 bin lirayla sınırlı tutuyoruz yani yüksek meblağdaki vergileri de bunun içerisine dâhil etmiyoruz. Niye? Daha az ölçekteki insanlar bundan faydalansın diye bunu 50 bin lirayla sınırlandırıyoruz. Ama, tabii, bakıyorum, sizler bunları dinlemiyorsunuz bile, anlamak da istemiyorsunuz, birazdan da el kaldırıp reddedeceksiniz. Buradan da milletimize şimdiden şikâyet ediyorum sizi. Bakın, vergisini ödeyenleri cezalandırıyorsunuz, vergisini ödemeyenleri de ödüllendiriyorsunuz.

Sayın Bakan, gariban Mehmet ağa vergisini ödemediği zaman traktörünü bağlıyorsunuz, 10 dönüm tarlası, 20 dönüm tarlası varsa haciz koyuyorsunuz vergi dairesi vasıtasıyla. Ne Ziraat Bankasından kredi alabiliyor ne traktörle tarlasını sürebiliyor ama milyarlarca lira birikmiş borcu görmezden gelip bugün de onları taksitlendirmeye çalışıyorsunuz. Bu, adaletli bir uygulama değil, doğru bir uygulama değil. Onun için gelin, bu önergemizi kabul edin, vergi borcu olmayanların vergisinde bir daha tahakkuk ettiğinde yüzde 5 indirim yapalım. Bunu kabul edin, niye kabul etmiyorsunuz? İşinize gelmiyor.

Öbür taraftan, ecrimisil fiyatlarını çok yüksek tutuyorsunuz, çiftçimiz bu konuda çok şikâyetçi, çiftçimizin bu manadaki şikâyetini de gidermek zorundasınız. Bu pakette herkese bir şeyler var ama çiftçiye gene bir şey yok. Gelin, bu ecrimisil fiyatlarını da bir daha gözden geçirin, bürokratlarınıza talimat verin diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

92 konuşma daha · 3 Ağustos 2016

92 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook