İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 4. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Niğde ilinde ulukışla ilçesi ve köylerini etkileyecek siyanürle maden arama faaliyetleri hakkında

Mümin İnan

Niğde Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 4. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Ekim 2009 · 570 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mümin İnan (MHP), 8 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NİĞDE İLİNDE ULUKIŞLA İLÇESİ VE KÖYLERİNİ ETKİLEYECEK SİYANÜRLE MADEN ARAMA FAALİYETLERİ HAKKINDA); konuşma 570 kelime.

Mümin İnan (MHP, Niğde). “Niğde ilinde ulukışla ilçesi ve köylerini etkileyecek siyanürle maden arama faaliyetleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 8 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2009-10-08-nigde-ilinde-ulukisla-ilcesi-ve-koylerini-etkileyecek-siyanurle-maden (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MÜMİN İNAN (Niğde)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; Niğde ilimizin Ulukışla ilçesinde Bolkar Dağlarında siyanürle altın aranmasıyla ilgili gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, Meclisimize yeni dönemin hayırlı olmasını Cenabı Allah’tan temenni ediyorum.

Uzun bir vadi içinde kurulan Ulukışla ilçemizde, köy ve beldeleriyle birlikte 30 binden fazla insan yaşamaktadır. En büyük geçim kaynağı tarım, hayvancılık, yayla ve dağ turizmi ile E-90 kara yolu üzerindeki işletmelerdir.

Bu bölge, tabiat güzelliği bakımından ülkemizin ender yörelerinden birisidir. Bolkar Dağlarının zirvesindeki doğal göllerle, sadece bu göllerde bulunan canlı türleriyle, dünyanın dört bir yanına ihraç edilen son turfanda kirazlarıyla, Çiftehan kaplıcalarıyla, ülkemizin her tarafında içme suyu olarak satılan doğal kaynak sularıyla bünyesinde bütün tabii güzellikleri barındırmaktadır.

Ayrıca, Türkiye'nin en yoğun trafiğini taşıyan, günlük 18-20 bin adet araç kapasitesiyle ortalama 100-150 bin vatandaşımıza bölgenin havasını teneffüs ettiren E-90 kara yolu bu vadiden geçmektedir.

Bölgenin özelliklerine ve yöre halkının ısrarlı karşı çıkmasına rağmen, bir şirketin Bolkar Dağlarında siyanürle altın arama ve işletmeye yönelik çalışmaları, bölgede yaşayan vatandaşlarımızı büyük bir kaygı ve endişeye sevk etmiştir.

Şirketin işletmeyi önce Bolkar Dağlarının zirvesindeki Maden köyüne yapacağını açıklaması, daha sonra da bu bölgede kuracağı işletmenin çıkaracağı zehirli ve öldürücü atıkların bölgenin yer altı sularına karışacağına yönelik verilen bilimsel raporlar sonucu, işletmeyi bu kez aynı bölgedeki Porsuk ve Hasangazi köylerine taşımaya karar vermesi, siyanür atık havuzu olarak kullanılmak üzere de Porsuk sulama göleti için kamulaştırılan araziyi il özel idaresinden satın alması bölgede yaşayan vatandaşlarımızın şiddetli tepkilerine neden olmuştur. Maalesef, iktidar partisine mensup Niğde İl Genel Meclisi üyeleri ve Niğde Valiliği yöre halkının tepkilerini dikkate almayarak maden şirketi lehine kararlar almışlardır.

Bölgede yaşayan vatandaşlarımız, “ÇED İçin Halkın Katılımı” toplantısını boykot ederek, Maden köyünde geniş katılımlı miting yaparak, binlerce imza toplayıp “Siyanürlü altın işletmesi istemiyoruz.” diyerek Valilik ve ilgili yerlere müracaat ederek, ihalenin iptali için Niğde Valiliği önünde gösteri yaparak, E-90 kara yolunu kesip bir süre trafiğe kapatarak siyanürlü altın arama faaliyetine topluca tepkilerini dile getirmişlerdir. Vatandaşlarımızın bu tepkilerine rağmen tesis için sulama gölet alanı altın madeni şirketine satılmıştır.

İhaleden önce Niğde Valiliğinin girişimleriyle Ulukışla yöresindeki köy ve mahalle muhtarlarını ikna etmek için iktidar partisine mensup il genel meclisi üyeleriyle beraber Bergama’daki siyanürlü altın işletme tesislerine gezi düzenlenmiştir. Bu gezinin masraflarının altın arama şirketi tarafından karşılandığı kamuoyu tarafından bilinmektedir. Arazi ihalesinden önce böyle bir yola başvurulmasının ne derece etik ve hukuki olduğunu sizlerin takdirlerine bırakıyorum. Bu konuda, muhtarlara siyanürle altın arama işine karşı çıkan köylüleri ikna etmedikleri takdirde köylerine kamu hizmeti götürülmeyeceği şeklinde dolaylı tehditlerin yapıldığı yöre halkı tarafından ifade edilmektedir.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; ülkemiz son yıllarda altın şirketleri için çok kârlı bir yatırım alanı hâline getirildi. Bergama’da, Eşme’de, Tunceli’de, Kaz Dağlarında bu acı gerçeği yakından gördük ve yaşıyoruz. Buna karşın, devleti yönetenlerin antidemokratik yönetim anlayışıyla altın madencilerine karşı halkın tepkisini görmezden gelerek tarımsal sulama göleti için geçmişte kamulaştırılan bir araziyi bile bu şirketlerin menfaatine uygun hâle getirdiklerini görmekteyiz.

Doğal yaşama büyük zarar veren, telafi edilemez çevre kirliliğine yol açarak tarım ve hayvancılığı bitirip bölge halkını ekonomik ve sosyal açıdan mağdur eden, tarihî ve kültürel değerleri faydalanılamaz hâle getiren siyanürlü altın madenciliğinin ülkemize bir katkısının olmadığı, tam tersi büyük zararlar verdiği görülmektedir.

Bu durum Ulukışla için de geçerlidir. Ulukışla bölgesinin temel geçimi tarım ve hayvancılıktır. Bölgede kiraz halk için altından çok daha değerlidir. Ulukışla’da üretilen kirazın tamamına yakını yurt dışına ihraç edilmektedir. Kirazın yurt dışından yoğun talep görmesinin en büyük nedeni yörenin toprak, su ve havasıyla, doğallığını hâlâ korumasıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 8 Ekim 2009

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook