Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
Niğde Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 5. yasama yılı · 2 Şubat 2011 · 531 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mümin İnan (MHP), 2 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 531 kelime.
Mümin İnan (MHP, Niğde). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2011-02-02-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MÜMİN İNAN (Niğde)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 606 sayılı Kanun Tasarısı’nın 58’inci maddesi için vermiş olduğumuz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Tasarının 58’inci maddesi için vermiş olduğumuz önergeyle madde metninin daha anlaşılır bir hâl alması, madde metninin yazımından kaynaklanan anlaşmazlığın giderilmesi amaçlanmaktadır.
Değerli milletvekilleri, tasarı, kamuoyu gündemine geldiği günlerde vergi ve sosyal güvenlik gibi amme alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler taşımaktaydı. Ancak tasarının bu faydalı ve masum görünen ilk hâli, Hükûmetin, kamuoyu baskısı neticesinde yıllardır çıkaramadığı bazı dayatmacı hükümlerin de tasarının içerisine eklenmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Buna göre, tasarı başlangıçta yüz yirmi dokuz madde ve geçici yedi maddeden oluşurken ek ve geçici maddeler ile iki yüz kırk yedi maddeye kadar çıkarılmıştır.
Tasarı bu hâliyle Türkiye Cumhuriyeti yasama sürecinin örneğine az rastlanacak şekilde otuz ayrı bakanlık ve kuruluşun çalışma alanını ilgilendirmektedir. Daha açık bir ifadeyle belirtmek gerekirse, vatandaşlarımızın vergi ve sosyal güvenlik primi aflarına dair beklentileri Hükûmet tarafından kullanılmıştır. Tasarı bu hâliyle üst üste yığılmış tuğlalara benzemektedir. Tasarının içerisinde ve ilgilendirdiği kanunlar içerisinde hiçbir sıkı bağ bulunmamaktadır.
Tasarının gündeme geldiği günden beri önemli olanın, vatandaşlarımızın gelir düzeyini yükseltecek, istihdamı artıracak yapısal önlemlerin alınması, diğer bir ifadeyle vatandaşlarımızın borçlarını düzenli ödeyebilir hâle getirilmesi olduğunu defalarca gündeme getirdik. Birçok kanun teklifi vermemize rağmen hiçbir zaman iktidar partisinden bunlara destek bulamadık. Hükûmetin sekiz yıllık uygulamaları vatandaşlarımızın kazançlarını düşürmüş ve onları borçlanmış bir hâle getirmiştir, borçlarını ödeyemez hâle getirmiştir.
Görüşmekte olduğumuz tasarının masum tarafı da borçlu vatandaşlarımıza borçlarını ödeme noktasında kolaylık vadetmesidir. Tam da genel seçim sürecinde gerçekleştirilmek istenen bu düzenleme, AKP’nin sorunları çözme değil de istismar etme alışkanlığının bir yansımasıdır. Ekonomiyi adam gibi bir sisteme kavuşturamazsanız bu çalışmaların hepsi yeniden boşa gidecektir diye ifade etmek istiyorum.
Hükûmetin ekonomi politikaları vatandaşlarımızı büyük bir borç batağının içine sürüklerken, rakamlarla çizilen sanal cennetler tek tek kararmaktadır. Bakınız, 25 Kasım 2010 tarihli Resmî Gazete’de parite hesabında gerçekleştirilen bir değişiklik ile kişi başına millî gelir bir gecede 2.350 dolar artmıştır. Kâğıt üzerinde yapılan bu artışların vatandaşın cebine bir lira bile yansımadığı apaçık bir gerçektir. Türkiye’nin hangi yöresinde kişi başına 10.500 dolar gibi bir millî gelir safsatası vatandaşların cebine yansımaktadır? Her gittiğimiz yerlerde bunları sormaktayız ancak aldığımız cevap da “hayır” olmaktadır. Ancak masum düzenlemelerin arkasına sığınarak zihnin arka, karanlık planlarından gelen düzenlemelere de karşıyız ve milletimiz adına karşı olmaya devam edeceğiz.
Bu kanun hazırlanırken vatandaşların önemli bir kısmının beklentisi olan “Ziraat Bankası, tarım kredi, Halkbank ve esnaf kefalet neden bu tasarıdan çıkarıldı ya da neden bunun içinde yoktur?” diye sosyal kesimlerce bu soru sorulmaktadır.
Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; şu anda Türkiye ekonomisi zordadır ve sıkıntılar yansımaktadır. Aslında, baktığımızda, AKP hükûmetleri hayali rakamlarla milletin algılamalarını değiştirmeye çalışmaktadır. Türkiye borç batağında çırpınırken Türkiye üretimden düşmüştür ve sorunların kaynağı da tam da burada yatmaktadır. AKP’nin yanlış ekonomik politikaları sonucunda Türkiye üretemediği için işsizlik cumhuriyet tarihinin zirvesindedir, esnaf perişan olmuştur, çiftçi toprağını terk etmiş, sanayici ithalatın karşısında çaresiz bir biçimde rekabetten düşmüştür, çalışanlar tedirgin hâle gelmiştir.
Sonuç olarak, ne düzenlemeler yaparsanız yapın üretmeden olmaz. Üretmek için de kurallarını doğru koymak ve bu kurallara da Hükûmet tarafından gerekli uygulamaların yapılması gerektiğini söylemek istiyorum.
Bu vesileyle çıkacak yasanın hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ederken önergemize de destek vermenizi temenni ediyor, hayırlı akşamlar diliyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
83 konuşma daha · 2 Şubat 2011