İşşizliğe karşı alınan önlemlere ilişkin(6/611)soru önergesi
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 20. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Kasım 2004 · 1.166 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Murat Başesgioğlu (AK Parti), 23 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞŞİZLİĞE KARŞI ALINAN ÖNLEMLERE İLİŞKİN(6/611)SORU ÖNERGESİ); konuşma 1.166 kelime.
Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “İşşizliğe karşı alınan önlemlere ilişkin(6/611)soru önergesi”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 23 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2004-11-23-issizlige-karsi-alinan-onlemlere-iliskin-6-611-soru-onergesi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'ün soru önergesini cevaplandırmak üzere huzurunuzdayım; bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, soru önergesinde de değinildiği üzere, şu anda, toplum olarak, önümüzdeki çözüm bekleyen en önemli sorunların başında işsizlikle mücadele konusu gelmektedir. İşsizlik konusu, maalesef, Türk ekonomisinin yaşamış olduğu önemli travmalardan sonra, yapısal bir sorun haline gelmiştir. Şu anda, Devlet İstatistik Enstitüsünün verilerine göre, işsizlik oranımız, 2004 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 9,3 olarak açıklanmıştır. Bir önceki yılın, yani 2003 yılının aynı dönemiyle kıyaslandığında işsizlik oranı, 2003 yılı ikinci döneminde yüzde 10'dur. Dolayısıyla, bu bir yıllık süreçte, nispî de olsa, işsizlik oranında bir gerileme olduğunu görmekteyiz.
Türkiye'nin her yıl yaklaşık 750 000-800 000 civarında iş bekleyen genç nüfusuyla işsizlik sorununun bir an önce çözümlenmesi konusunda hem kamunun hem de özel sektörün ve ilgili bütün kuruluşların işbirliği yapma ihtiyacı ortadadır. Kamu olarak, her yıl, yaklaşık 35 000-40 000 civarında yeni istihdam alanı yaratabilmekteyiz. Bunun dışında, demin de ifade ettiğim gibi, 750 000-800 000 kişinin geriye kalan bölümüne iş bulmak için, mutlaka, Türkiye'de yatırım ortamının ve yeni istihdam alanlarının açılmasına ihtiyaç vardır.
Değerli arkadaşlarım, işsizlik sorunu, sadece Türkiye'nin sorunu değil; gelişmiş ekonomilerin, gelişmekte olan ekonomilerin, bütün ekonomilerin en önemli sorunlarının başında gelmektedir. Örneğin, Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 7-8 civarında işsizlik oranı söz konusudur. Türkiye gibi, bir Polonya, bir İspanya'da da işsizlik oranlarının yüksek olduğunu görmekteyiz; ancak, bu ülkelerde sosyal koruma sistemlerinin daha gelişmiş olması nedeniyle, bu ekonomiler, işsizlik oranlarının yaratmış olduğu sosyal rahatsızlığı daha yumuşak, daha ılımlı geçirme imkânına sahip bulunmaktadır.
Hükümet olarak, karşı karşıya bulunduğumuz bu sorunun ve tablonun bilinci içerisindeyiz. Bu sebeple de, Hükümetimiz, işsizlikle mücadeleyi ve istihdamı artırmayı öncelikleri arasına almış bulunmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, bir ülkede işsizliği makul seviyelere çekebilmenin en önemli yollarından birisi, o ülkedeki ekonomik büyüme performansının sürekli bir şekilde pozitif değer yaratmasından geçmektedir. Eğer ekonominiz her yıl yüzde 5'ler, yüzde 6'lar seviyesinde bir büyüme performansı sergileyemezse, bu yüzde 9'lar, yüzde 10'lar nispetindeki işsizlik oranlarını daha aşağıya çekmeniz mümkün değildir.
Memnuniyetle ifade etmek gerekir ki, Türk ekonomisi, büyüme açısından, iki yıldır iyi bir performans sergilemektedir. Hükümet olarak kararlılığımız, ekonomideki bu büyümeyi sürekli hale getirmek ve kalıcı bir şekilde devam etmesini sağlamaya yönelik tedbirleri almaktır. Şu anda hepinizin de yakinen izlediği gibi, makro ekonomik dengelerdeki göstergeler, bize, ekonomimizin bu iyiye doğru gidişatının, gelecekte işsizlik oranlarını indirme konusunda büyük faydaları olacağını göstermektedir.
Bunun dışında, işsizliği önleme konusunda, elbette, yatırım ortamının iyileştirilmesinin, işgücü piyasalarındaki çeşitli düzenlemelerin de yapılması gereğine işaret etmekte fayda var. Hükümet olarak bu bilinçle, özellikle işgücü piyasalarına yönelik olmak üzere, Yüce Meclisimizin desteğiyle, geçmiş dönemde önemli yasalar çıkardık. Bunların başında, 1475 sayılı Yasanın yerine kaim olacak yeni İş Yasasını çıkardık.
Değerli arkadaşlarım, bu yasa, hem çalışanın hukukunu koruma işlevini üstlenmiş durumdadır hem de yeni iş arayanlara iş arama kanallarında yardımcı olmayı -yani, işsizleri de düşünen, işsizlerin de iş bulmalarında yardımcı olmayı- amaçlayan bir misyonu yüklenmiş bulunmaktadır.
Bunun dışında, İŞKUR Yasası önemli bir yasamızdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Bakan.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla)İş Kurumu, geleneksek olarak iş hizmetlerine aracılık etmesi yanında, meslekî eğitim fonksiyonunu yüklenmesi ve diğer aktif işgücü programlarını uygulamak suretiyle de işsiz vatandaşlarımızın işe kavuşmaları konusunda önemli bir görevi üstlenmiş bulunmaktadır.
Diğer önemli bir yasa, ülkemizde çalışacak yabancıların izinlerinin verilmesine dair bir yasadır. Ülkemizde, hepinizin bildiği gibi, kaçak yabancı istihdamı hepimizin şikâyetleri arasında yer almaktadır. Hem bu şikâyetleri aza indirmek hem de kendi vatandaşlarımızın açık işlerde daha fazla çalışma imkânı bulabilmelerini temin edebilmek için bu konudaki dağınık mevzuat bir disiplin altına alınmış ve birkaç istisna dışında, ülkemizde çalışacak yabancılara Çalışma Bakanlığı tarafından izinler verilmeye başlanmıştır. Şu ana kadar yaklaşık 6 000 civarında yabancıya çalışma izni verilmiştir. Bununla birlikte, yaklaşık 4 500 civarındaki vatandaşımıza da, yabancıların çalışma izinleriyle birlikte, bu sektörlerde iş imkânı, çalışma imkânı sağlanmış bulunmaktadır.
Yine, İŞKUR vasıtasıyla "Özelleştirme Sosyal Destek Projesi" adı altında işsiz vatandaşlarımıza uygulanan bir program hâlâ devam etmektedir.
Yine, Yüce Meclisimizden çıkan bir yasayla, özelleştirme sonucunda işsiz kalan, emekliliğini hak etmemiş işçi arkadaşlarımıza da, memurlarda olduğu gibi, diğer kamu kurumlarında çalışma imkânı sağlanmış bulunmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabiî, işsizlikle mücadele konusu çok kapsamlı bir konudur; sadece yatırım ortamının iyileştirilmesiyle sınırlı değildir; bunun dışında, ülkedeki kayıtdışı istihdamla mücadele ve diğer sosyal politikaların da birlikte uygulanması gerekmektedir. Hükümetimiz de, bu anlayış içerisinde, çıkarmış olduğu bütün yasalarda istihdam odaklı bir anlayışı kendisine rehber edinmiş bulanmaktadır.
Türkiye'de ekonomik büyümenin performansının gayet yüksek olmasına rağmen, bu büyümenin istihdam oranlarına çok kısa sürede ve bire bir yansımaması konusunda bazı tereddütler vardır, doğrudur; ekonomideki büyümeye paralel olarak istihdam oranlarında bir artış gözlenmemiştir; ancak, ekonomideki bu büyümenin, daha yeni yeni, 2004'ün ikinci çeyreğinde istihdama yansıdığını görmekteyiz. Bu, sadece bizde değil değerli arkadaşlar, aynı süreci yaşayan bütün ülkelerde de ekonomik büyümenin istihdama yansıması tedricî bir süreçten geçmiş bulunmaktadır; aynı sürecin Türkiye'de de yaşanacağını gözlemlemekteyiz.
Bunun dışında, yine işletmeler üzerindeki işgücü maliyetlerinin önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. İşletmelerin, gerek ulusal pazarlarda gerekse uluslararası pazarlarda rekabet edebilmelerine imkân sağlayacak bir maliyet yapısının da oluşturulması önem kazanmaktadır. Buna yönelik olarak da Hükümetimiz, hem bürokratik manada işlemleri azaltma yanında hem de Sosyal Sigortalar Kurumunda yapmış olduğu düzenlemelerle bu konuda önemli adımlar atmıştır. Örneğin, iki yıldır işsizlik sigortası işçi ve işveren hissesi prim oranları 1'er puan düşürülmek suretiyle uygulanmaktadır. Hükümete ilk geldiğimizde Sosyal Sigortalar Kurumu prim oranlarının artışı yüzde 40 mesabesindeydi; biz, bunu iki kademeye bölerek bir ölçüde işverene maliyetini azaltmış olduk. 2004 yılı başında yüzde 26 nispetinde artış uygulanması gerekirken, bu oranı yüzde 20'ye çektik. Yine, 2004 yılında, asgarî ücretteki yüzde 34 nispetinde net artışın yükünü tamamen işletmelere yıkmadık, bunun yüzde 20'yi aşan bölümü Hazine tarafından karşılandı.
Diğer önemli bir düzenleme, asgarî ücret ile -ki, ülkemizde çalışanların büyük çoğunluğu asgarî ücret üzerinden çalışmaktadır, çalıştırılmaktadır- SSK primine esas alt kazanç sınırını eşitledik; yani, işletmelerimizin yakındığı, işçisine ödemediği paranın primini verdiklerim yolundaki bütün şikâyetlerini de bu şekilde önlemiş olduk.
Değerli arkadaşlarım, bu yapmış olduğumuz düzenlemeleri alt alta koyduğumuz zaman, sadece Sosyal Sigortalar Kurumu bünyesinde yapılan bu değişikliklerin parasal maliyeti 3,6 katrilyon liradır; yani, 3,6 katrilyon liralık bir yük, bu yapmış olduğumuz düzenlemeler neticesinde işletmelerimizin sırtından alınmış bulunmaktadır. Tabiî, bütçe imkânları çerçevesi içerisinde, gerek Sigorta olarak gerekse Maliye olarak bu işgücü maliyetlerini daha hafifletmek, elbette düşüncelerimiz arasındadır; ama, takdir edersiniz ki, burada, tabiî, bir bütçe yapısı, bir malî disiplin de söz konusu olduğu için, bu adımların da tedrici olarak atılmasında fayda mülahaza etmekteyiz.
Evet, bu özet bilgileri sizlerle paylaştıktan sonra, sözlerimi şöyle bitirmek istiyorum:
İşsizlik konusu, sadece Çalışma Bakanlığının, sadece hükümetin sorumluluk alanıyla sınırlı değildir. Bu konuyu, bütün toplum olarak, kendi sorumluluğumuz içerisinde görmemiz lazım. Kamu, özel sektör ve bütün ilgili kuruluşların, bu manada, mutlaka, bir koordinasyon altında işbirliği yapmasının da, ihtiyaç olduğunu sözlerime eklemek istiyorum ve ekonomimizdeki bu iyiye gidişat devam ettiği sürece, önümüzdeki yıllarda, önümüzdeki dönemde Türkiye'deki işsizlik oranının da makul seviyelere çekilebileceğini birlikte göreceğimizi, bunun mutluluğunu birlikte yaşayacağımızı ifade ediyorum; ama, karşı karşıya kaldığımız sorunun çok zor bir sorun olduğunu, yapısal bir sorun olduğunu, bir anda mucizevî bir şekilde, sihirli bir değnekle işsizlik oranının çok düşük seviyelere inmesinin mümkün olmadığını da bilmemiz gerektiğini ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 23 Kasım 2004