Genel Kurul · Açıklamalar
Ankara Milletvekili · Yeni Parti
Genel Kurul, 6. Birleşim · 5. yasama yılı · 14 Ekim 2026 · 870 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Murat Emir (Yeni Parti), 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AÇIKLAMALAR); konuşma 870 kelime.
Murat Emir (Yeni Parti, Ankara). “Genel Kurul · Açıklamalar”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2026-10-14-aciklamalar (erişim: 14 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148856
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MURAT EMİR (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün yine alışageldiğimiz bir şafak operasyonuyla bu kez de Türkiye'nin en çok izlenen haber kanalı Halk TV'ye el kondu, TMSF'ye devredildi. Anayasal hakların ihlal edilmesi, demokrasimize ağır bir darbe niteliği taşıyan bu kararla aslında sadece Halk TV çalışanları, Halk TV'nin sahibi değil Türk halkı cezalandırılmıştır. Her tarafından yolsuzluğun, haksızlığın, vurgunun aktığı bir siyasi iktidar, her türlü zorbalıkla, her türlü baskıyla seçim sürecinde koltuğuna sahip çıkabilmek için göze alamayacağı hiçbir şey kalmadığını açıkça ortaya koymuştur. Bu kez hedef, halkın haber alma hakkıdır, basın özgürlüğüdür, ifade özgürlüğüdür ve özellikle de milletin denetim hakkıdır. Değerli arkadaşlar, bugün Halk TV'ye böylesine bir el koyma yaşanmasaydı fon krizini konuşuyor olacaktık, o 187 milyar lirayı götüren ve sizin özene bezene, büyük bir özenle sakladığınız 217 kişinin kim olduğunu ve bu listeyi niye hâlâ sakladığınızı soracaktık, sormaya devam ediyoruz. Aynı şekilde, 401 milyar lirayı kaçıran 440 yatırımcı kimdir? Bunların SPK'deki, bunların Maliye Bakanlığındaki, bunların saraydaki yakınları, eşleri dostları kimdir, sarayın zenginleşen o gözde yavruları kimlerdir, kimi saklıyorsunuz? Bu soruların cevabı tartışılmasın, duyulmasın diye her şeyi yaptınız.
Bu süreçler başladığında, T24 başta olmak üzere haber kanallarına, hesaplara engel koydular ve bugün de Halk TV'ye el koyarak aslında bu fon vurgununu millet duymasın, görmesin istiyorlar. Onlar, millet duymazsa, millet görmezse, millet fark etmezse, bizim burada tartıştığımızı saklayabilirlerse bunca yolsuzluğu gizleyebileceklerini zannediyorlar ama boğazlarına kadar yolsuzluğun, bataklığın içerisindeler.
Yine, bu sabah İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu savunmasına başlayacaktı. Değerli arkadaşlar, İmamoğlu beş yüz seksen dokuz gündür cezaevinde, demir parmaklıklar arkasında, hakkında bir kuruşluk bir rüşvet bulunamadı; tarlalar kazıldı, su depolarına girildi, kasalar kaldırıldı, açıldı, bir kuruş bulamadılar, bir kör kuruş, bir tek lira bulamadılar ama hâlâ 2,2 milyar götüren eski Bakanlarını saklamaya, korumaya devam eden bir siyasi iktidar var. (CHP sıralarından alkışlar) İşte, Ekrem İmamoğlu'nun savunması duyulmasın, fark edilmesin istiyorlar çünkü beş yüz seksen dokuz gündür bekliyor, savunma yapma hakkı verilmedi "Feragat ettin." dediler, "Dört saatte cevap ver." dediler, "Dört saatte cevap veremem." deyince de tutanağa geçirdiler, olmayacak bir biçimde "Feragat etti." dediler feragat etmemiş kişiye. MHP Grubu, AKP Grubu; başta söylüyordunuz, "TRT'den yayınlansın." diyordunuz, güveniyordunuz dosyalara; "Bir ay içerisinde göz göze bakamayacaklar." diyordunuz, "Sokağa çıkamayacaklar." diyordunuz. Bakın, TRT'de yayınlama meydan okumalarından geldiğiniz yer Halk TV bile yayınlayamasın da o iddianame ve sizin düştüğünüz o pespayelik milletçe görülmesin derdine düştünüz, işte siz bu noktadasınız.
Bakın, bugün o Mehmetçik'i Yemen çöllerine sürmeyi konuşacaktık Halk TV muhabiri dün akşam soruyor Trump'a, "Erdoğan'dan katılmasını isteyecek misiniz?" diyor; o da "Erdoğan beni kırmaz, iyi adamdır, severim, beni kırmaz." diyor. Mehmetçik Yemen'e gidip ne yapacak? Suudi Arabistan'ın petrol kuyularını bekleyecek, İsrail'in güvenliğini artıracak. Kimin planı? Trump ile Netenyahu'nun planı. İşte bu planı burada konuşacaktık ve millet bunu duyacaktı. Bunun için Halk TV'ye el koydular. Daha önce Tele1'e el koymuşlardı. İddia ne? Merdan Yanardağ'dan casus üretecek kadar saçma sapan bir iddia ve böyle bir iddiayla alıyorlar, kişiyi, tutukluyorlar, cezaevine koyuyorlar; aslında hiç hukukta olmadığı bir biçimde de malını müsadere ediyorlar; anımsayacaksınız, Tele1'i satmaya kalktılar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Ankara)Toparlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKANTamamlayın lütfen.
MURAT EMİR (Ankara)Değerli arkadaşlar, bütün bunlarla aslında Türkiye'yi bir darbe döneminden geçirdiklerini itiraf etmiş oluyorlar. Normalde şirketlerin, medya kuruluşlarının, kanalların TMSF'ye devredilmesi hukuka aykırıdır. Darbe döneminde geldiler buraya "Üç aylığına OHAL çıkartacağız." dediler, üç aylığına izin istediler, OHAL'i 7 kere uzattılar ve OHAL'deki yetkilerle, kanallara, şirketlere, tüm muhaliflere, kimi beğenmiyorlarsa ona kayyum atadılar; OHAL bitti ama bu yasa bitmedi. Nitekim, 4 Şubat 2025'te bir yasa geçirdiler, bir sulh ceza hâkiminin kararıyla TMSF'ye istemedikleri şirketi, istemedikleri kanalı devrediyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANLütfen tamamlayın.
MURAT EMİR (Ankara)Aslında burada da Anayasa'yı çiğniyorlar, Anayasa'yı umursamıyorlar.
"Anayasa" demişken, bugün yine İstanbul'daki 13. Ağır Ceza Mahkemesinin Osman Kavala hakkındaki AİHM'in verdiği 2'nci ihlal kararını da tanımamasını konuşacaktık. Öyle bir mahkeme ki ilk derece mahkeme ki ne Anayasa Mahkemesi tanıyor ne AİHM tanıyor. AİHM diyor ki: "Siz bu kararları, bu tutukluluk ve mahkûmiyet kararlarını siyasi saiklerle veriyorsunuz. Siyasi rakiplerinizi susturmak, siyaset yapamaz hâle getirmek için cezaevine koyuyorsunuz." Bunu AİHM bile görüyor. İşte, bu nedenle Osman Kavala'yı da yeniden yargılamıyorlar. Anayasa Mahkemesinin Tayfun Kahraman hakkında verdiği 3 ihlal kararını da görmezden gelen yine 13. Ağır Ceza Mahkemesi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANSon kez uzatıyorum, buyurun.
MURAT EMİR (Ankara)Türkiye bir darbe sürecinin içerisinden geçiyor. Seçime giderken, seçim yılında mıntıka temizliği yapıyorlar. Ömer Çelik demişti ya "Hukuki ve siyasi en üst seviyede mücadele edeceğiz." Ömer Çelik neyle mücadele edeceksin? Senin ilgili şahısla resmini gösterdiler, koydular diye 2 gazeteci hapiste, 2 gazeteci ev hapsinde. İşte sizin demokrasi anlayışınız bu, işte sizin yolsuzluklarla mücadele anlayışınız da bu ve bununla bu milleti susturmak, sindirmek, duymazlarsa, görmezlerse bir şekilde bize destek olurlar diye uğraşıyorsunuz ama çabanız nafile. Unutmayın ki 86 milyon 1 kişiden büyüktür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Ankara)Cümlemi toparlıyorum Başkanım.
BAŞKANBuyurun.
MURAT EMİR (Ankara)86 milyonun iradesi ve 86 milyonun hakkı sizin koltuğunuza yapışmanızdan da, koltuk hırsınızdan da, adliyelerinizden de, o sahte, içi boş iddianamelerinizden de, o yargı kollarınızdan da, o kolluğunuzdan da hepsinden daha büyüktür. Milletin önüne o sandık gelecek ve siz de o hak ettiğiniz tokadı yiyeceksiniz. Ne yaparsanız yapın, bütün o zorbalar gibi, bütün zulmedenler gibi siz de eninde sonunda demokrasinin yumruğunu yiyeceksiniz. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 14 Ekim 2026