İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 69. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 69. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Nisan 2021 · 553 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Murat Sarısaç (Halkların Demokratik Partisi), 7 Nisan 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 553 kelime.

Murat Sarısaç (Halkların Demokratik Partisi, Van). “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 7 Nisan 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-sarisac-27-2021-04-07-guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-kanunu-teklifi-munasebetiyl (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=96797

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MURAT SARISAÇ (Van)Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında bütün Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Şaşalı döneminde kendine yönelik eleştirilere her seferinde seçimi ve seçim sandığını gösteren AKP artık, halkın rızasını kaybetmeye başladığından beri seçim ve sandığı hiçbir şekilde dile getirmiyor.

Bir beka sorunu var, sürekli beka sorunundan bahsediliyor. Evet, kesinlikle bir beka sorunu var ama bu beka sorunu kesinlikle Türkiye’nin değil tamamen AKP’nin beka sorunudur çünkü artık, halkın rızasını kaybetmiş bir AKP söz konusu. Bunun için de sürekli halklara saldıran, seçme ve seçilme hakkına saldıran bir tarzla kendisini ve iktidarını ayakta tutmaya çalışıyor.

Evet, bu gelinen nokta şunu gösteriyor ki: Artık, deyim yerindeyse, neredeyse yolun sonuna gelindi. Bunun için sürekli Kürtlere, muhaliflere, kadınlara, gençlere bir şekilde saldırarak bunu engellemeye çalışsa da hiçbir şekilde başarılı olamadı. Bugün, artık, sokaklarda, meydanlarda, her yerde halkların sesi gün geçtikçe daha bir gür hâlde ortaya çıkıyor.

Yine, aynı şekilde, binlerce Kürt siyasetçi, yine, muhalif siyasetçi bu şekilde gözaltına alındı, tutuklandı ama ona rağmen yine, Cizre’den Nusaybin’e, Van’dan Amed'e, İzmir’den İstanbul’a çıkan Nevruz'un sesini hiçbir şekilde bastıramadı, hiçbir şekilde buna mani olunamadı. Bu yüzden de halkın rızasını kaybettiği için şimdi, AKP Hükûmeti bu tür düzenlemelerle halkı, toplumu fişleyip ondan sonra bunu kontrol etmeye çalışıyor.

Yine, aynı şekilde, kamusal alanın iktidarın keyfine göre ayarlanması amaçlanmaktadır. Bununla “total devlet” anlayışı yerleşik hâle getirilmeye çalışılarak rejim tahkim edilmeye çalışılmakta, 28 Şubatın sınırlarını dahi aşacak şekilde fişlemeler devreye koymak istenmektedir.

Öte yandan, hukuk ve insan hakları alanında son dönemlerdeki tartışmalardan biri olan bu düzenlemeyle karşı karşıya bulunduğumuz açıktır çünkü AKP iktidarının kendisi gibi düşünmeyen, iktidar ortaklarının hassasiyetini taşımayan ve hatta bu düşünce hassasiyetini desteklemeyenlerin kamu alanının dışında bırakılması öngörülmektedir. Antidemokratik ve hukuk dışı bu talep; suçlu suçsuz, sabıkalı sabıkasız gibi modern hukukun temel unsurlarını yerinden etmekte, bunun yerinde AKP’li olan, olmayan kategorisini var etmektedir.

Sayın milletvekilleri, 15 Temmuz 2016’da bir darbe girişimi yaşandı. Hemen bir gün sonra bu çatı altında tüm siyasi parti grupları ortak bir bildiriyle “Kahrolsun darbeciler, yaşasın demokrasi.” dediler ama siyasi iktidar demokrasi ve hürriyeti tercih etmeyerek OHAL ilan etti ve “Allah’ın lütfu” diyerek OHAL’i Kürtlere ve muhaliflere karşı sınırsızca kullandı. Ülkenin bir bölümünde Kürtlerin yaşadığı kentlerde halkın iradesi kayyumlarla ortadan kaldırıldı, belediye meclisleri feshedildi, demokratik işleyiş bitirildi. İlk seçimde halkın sandıkta verdiği cevaba AKP iktidarı devletin kamu gücünü kullanarak siyasi bir darbeyle karşılık verdi. Belediyeler bünyesinde faaliyet gösteren tiyatro grupları dağıtıldı. Tiyatro sanatçılarının işlerine son verildi. Binlerce çalışan insan belediyelerden atıldı çünkü AKP’ye göre onlar makul yurttaş değildiler. Yine seçim bölgem Van’da -bunu birkaç defa daha dile getirmiştik- 306 işçi bütün haklarını kazanmalarına rağmen, 3 defa mahkemeyi kazanmalarına rağmen işlerine alınmadılar hukuksuz bir şekilde. Bunların birçoğu bu süreç içerisinde ya geçim sıkıntısından dolayı intihar etti ya Bahçesaray’da yaşanan çığda hayatını kaybetti ya da sosyal yaşamları altüst oldu. Bunun sebebi AKP’nin insan haklarını tanımayan, anayasal haklarını tanımayan ve onları açlıkla terbiye etmeye çalışan politikalarından yani vicdansızlığından kaynaklanıyordu.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP iktidarı rant dağıtmadan ayakta kalamayacağını ve toplumla arasında bağ kalmadığının farkında; bu yüzden nepotizmde ısrar eden siyaset tarzı ve düşmanlıktan beslenen bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız. Gelinen aşamada bu köhnemiş iktidarın düşman yaratmadan siyaset üretemediği açıktır. Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi’nin hazırlanmasının nedeni de budur çünkü birçok defa örneğine tanık olunduğu hâliyle kamu görevlerine girmek isteyen yurttaşlar önceden fişlenmek suretiyle yürütme erkinin kontrolündeki birimler yoluyla bertaraf edileceklerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

109 konuşma daha · 7 Nisan 2021

109 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook