Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı(1/884)
Plan ve Bütçe Komisyonu · 3. yasama yılı · 20 Ekim 2017 · 187 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Musa Çam (CHP), 20 Ekim 2017 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı(1/884)); konuşma 187 kelime.
Musa Çam (CHP, İzmir). “Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı(1/884)”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 20 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/musa-cam-26-2017-10-20-bazi-vergi-kanunlari-ile-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisi-7 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=17230
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MUSA ÇAM (İzmir)Sayın Başkan, bu maddeyle "Maden Kanunu Arama Faaliyetleri" başlıklı 17'nci maddesinin ikinci fıkrasının beşinci cümlesi değiştirilerek "jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik karot, kırıntı ve numune almaya yönelik faaliyetler için ÇED kararı aranmayacağı" düzenlemesi öngörülmekte.
Tasarının gerekçesinde de madencilik faaliyetlerinin her aşaması çevre kanununun izin ve lisans süreçlerine dâhil olduğu belirtilmektedir. Bu tasarının 54'üncü maddesiyle bu izin ve lisans süreçleri etkisiz hâle getirilmektedir. Bu maddeyle madencilik için sağlanmak istenen çevre koruma mevzuatı muafiyeti arama faaliyetleriyle başlatılmaktadır. Sözü edilen arama faaliyetlerinin çevreye zarar vermeyeceğine peşinen karar verilemez, verilmemelidir. Arama faaliyetlerinin yapılacağı alanın özellikle aramanın yoğunluğu gibi faktörler çevreye olası etkileri için belirleyicidir. Son yıllarda maden arama faaliyetlerinin Kaz Dağları'nda ve diğer bölgelerde, diğer hassas bölgelerde yarattığı çevresel zararlar göz önüne alındığında tasarının bu maddesiyle sağlıklı çevrede yaşama hakkını ortadan kaldıracak niteliktedir.
Bu nedenle, özellikle "Jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune almaya yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren faaliyetler için çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmaz." cümlesi özellikle tasarıdan çıkarılması gerekiyor. Çünkü bu çıkarılmadığı takdirde, gerçekten, büyük bir çevre katliamı ve doğa katliamının olacağı esastır. Bu nedenle bunu burada söylemeyi tarihî bir görev olarak biliyoruz.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
94 konuşma daha · 20 Ekim 2017
