İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

GENEL KURUL · 98. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Mustafa Bilici

İzmir Milletvekili · Yeni Yol (konuşma tarihinde; bugün AK Parti)

Genel Kurul, 98. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Haziran 2025 · 303 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

YENİ YOL GRUBU ADINA MUSTAFA BİLİCİ (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada yalnızca bir hukuk ilkesini konuşmuyoruz, çürümekte olan bir yargı düzenini, siyasi hesaplara dayanan bir adalet mekanizmasını, medya eliyle itibarsızlaştırılan belediye başkanlarını ve belediye bürokratlarını konuşuyoruz.

Değerli arkadaşlar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesi ve Anayasa'mızın 38'inci maddesi çok açık ve tartışmasız şekilde der ki "Suçluluğu mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar hiç kimse suçlu sayılamaz." Bu sadece bir hukuk normu değildir; bu, insan onurunun, birey hak ve özgürlüklerinin ve demokratik hukuk devletinin temel taşıdır ancak ne yazık ki bugün Türkiye'de bu temel ilke, özellikle muhalefet mensupları ve kamuoyu önünde görev yapan seçilmiş belediye başkanları için kâğıt üzerinde kalmaktadır. Henüz iddianame dahi düzenlenmeden, daha dava açılmadan, basına servis edilen belgelerle, manşetlerle, televizyon yayınlarıyla insanlar peşinen suçlu ilan edilmektedir. Kur'an-ı Kerim'de Rabb'imiz buyurur ki: "Ey iman edenler, zannın çoğundan kaçının çünkü zannın bir kısmı günahtır." Bu ayet, bugün medyada, siyasette ve yargı çevrelerinde alışkanlık hâline getirilen "önce suçla, sonra ispatla" anlayışının ilahî düzlemde ne kadar ağır bir vebal olduğunu göstermektedir. Soruşturma evresindeki belgeler, deliller, ifadeler basına servis edilmektedir; MASAK raporları manşetlere çekilmektedir, yargının gizliliği pervasızca ihlal edilmektedir, vatandaşlarımızın kişilik hakları ayaklar altına alınmaktadır, adil yargılanma hakkı hiçe sayılmaktadır. Unutulmamalıdır ki masumiyet karinesi olmadan yargı adil olmaktan çıkar, medya mahkemesi olur, sokak infazcısı olur. Bu hakkın ihlali sadece mağdurlarını değil tüm toplumu çürütür.

Değerli arkadaşlar, bu ihlallerin artık münferit olmadığını, bir sistematiğe bağlandığını görüyoruz. İktidara yakın medyanın, yargı süreçlerini siyasi birer silah hâline getirerek hedef gösterme aracı olarak kullandığını görüyoruz. Yargı ve medya aracılığıyla muhalefeti sindirme çabasını görüyoruz. Bu, baskı rejiminin en büyük alametlerindendir. Bu, demokrasimizin ve hukuk sistemimizin geleceği için derin bir tehdittir. Biz, YENİ YOL Grubu olarak bu hukuksuzluğa teslim olmayacağız. Bu ülkede herkes için adil yargılanma hakkını, herkes için temel insan onurunu savunmaya devam edeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

116 konuşma daha · 18 Haziran 2025

Günün kaydı →
116 konuşmanın tamamı →