İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 14. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Mustafa Bilici

İzmir Milletvekili · Yeni Yol (konuşma tarihinde; bugün AK Parti)

Genel Kurul, 14. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Kasım 2025 · 528 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Mustafa Bilici (Yeni Yol), 6 Kasım 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 528 kelime.

Mustafa Bilici (Yeni Yol, İzmir). “Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 6 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-bilici-2025-11-06-vakiflar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=138581

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MUSTAFA BİLİCİ (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündemimizdeki Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi 19 maddede değişiklik öngören ve 10 ayrı kanunu bir torbaya dolduran tipik bir torba yasadır. Torba yasa tekniği konu bütünlüğünü dağıtmakta, komisyonların ihtisaslaşmasını boşa düşürmekte ve Meclisin denetim kapasitesini zayıflatmaktadır. Dahası, bu teklif, Anayasa'ya aykırılık iddialarıyla Komisyon aşamasında yok sayılmış, İç Tüzük'ün 38'inci maddesi uyarınca yapılması gereken Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılmamıştır.

Usul yönünden altını çizmek istediğim bir diğer husus da şudur: Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce iptal edilmiş benzer düzenlemeler ufak değişikliklerle torba kanunun içine yerleştirilerek tekrar önümüze getirilmektedir. Bu husus iktidarca bir gelenek hâline getirilmiştir. Kuvvetler ayrılığına ve mahkeme kararlarına saygı yükümlülüğüne aykırı olan bu eğilim yalnızca yargıyı değil Meclisi de işlevsizleştirmektedir. Bu çerçevede özellikle 11 ve 15'inci maddelerde üzerinde durulması gereken hususlar var. Zira bu maddeler Anayasa’nın temel ilkeleriyle ve hukuk devletinin vazgeçilmez esaslarına aykırı ve çelişki doğurmaktadır. Teklifin 11'inci maddesi incelendiğinde "vakıf kültür varlığı" tanımı öyle geniş ve muğlak biçimde yeniden kaleme alınmıştır ki tarihinin herhangi bir döneminde bir vakıftan onarım ya da katkı görmüş binlerce yapı artık vakıf yoluyla meydana gelmiş sayılabilecek ve mazbut vakıflara devrin önü açılabilecektir. Bu, kamulaştırma hukukunu dolanarak hazinenin belediyelerin ve diğer kamu kurumlarının mülkiyetindeki kültür varlıklarını Vakıflar Genel Müdürlüğünün idari tasarrufuna geçirme riskini büyütmektedir. Anayasa’nın 127'nci maddesinde teminat altına alınan yerel yönetim özerkliğini zedeleyen, kamusal mülkiyeti merkezî bir bürokrasiye bağlayan bu yaklaşım şeffaflığı azaltmakta, hesap verilebilirliği zayıflatmakta ve şehirlerin müştereklerini tek elde toplayan bir varlık transferi mekanizmasına dönüşmektedir. Bu madde vakfedenin iradesini korumaktan ziyade ekonomik değeri yüksek taşınmazların merkezîleştirilmesini teşvik eden ölçüsüz bir yetki genişletmesi yaratmaktadır.

Değerli arkadaşlar, 15'inci maddeye geldiğimizde ise karşılaştığımız model Gelibolu Yarımada'sında kurulmak istenen alan başkanlığı modelidir. Bölgenin yerel yönetimlerin ve birden çok bakanlığın standart yetki, denetim ağından çıkarılıp tek merkezli bir başkan idaresine devredilmesi istenmektedir. Gelibolu gibi stratejik bir konuma öncelikli yerlerde yetki sınırlarının açık, denetimin gerçek, hesap verilebilirliğin ise etkin olması gerekirken teklifin yetkiyi tekelleştirerek objektifliği zayıflattığı görülmektedir. Bu model, daha önce Kapadokya ve Uludağ örneklerinde de görüldüğü üzere yargısal denetimi etkisizleştirme ve Anayasa Mahkemesi kararlarını dolaşma amacı taşımaktadır. Teklifin savunucuları, genel gerekçelerinde etkinlik ve verimlilikten söz etmektedir. Oysa, etkinlik merkezi bir avuç kişi ya da kuruma sınırsız yetki vermek değildir. Etkinlik, açık, ölçülebilir, öngörülebilir kurallar ve bağımsız denetim mekanizmalarıyla sağlanabilir. Bu teklifte ise Vakıflar Genel Müdürlüğü ekseninde bir gayri menkul düzeni kurmanın taşları döşenmektedir.

Sonuç olarak, bu teklif gelişmelere paralel verimlilik söylemine sığınıp özü itibarıyla idari gücü merkezileştiren, kamu servetini daha az şeffaf kanallara yönlendiren ve yargısal denetimi zayıflatan bir çizgide ilerlemektedir. Meclis çoğunluğuna yaslanarak Anayasa Mahkemesi kararlarını baypas etmek iktidarın kolayına gelebilir fakat hukuk devletinde esas olan kolay olan değil hukuka uygun olandır. Gelin, bu hukuksuz yasa yapma anlayışına hep birlikte "Dur!" diyelim. Torba yasa tekniğini terk edip her başlığı ayrı ve kapsamlı bir yasama denetimine tabi tutalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANLütfen tamamlayın.

MUSTAFA BİLİCİ (Devamla)11 ve 15'inci maddeler başta olmak üzere "belirlilik" "ölçülülük" ve "denetime açıklık" ilkeleri doğrultusunda teklifi ya geri çekelim ya da kökten tadil edelim. Millet iradesinin tecelligâhı olan bu çatı altında yerinden yönetimi, kamusal müşterekleri, temel hakları ve yargının üstünlüğünü savunalım diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

76 konuşma daha · 6 Kasım 2025

Günün kaydı →
76 konuşmanın tamamı →