İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 14. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

YÖK'ün kuruluş yıl dönümüne, hasta mahpuslara ve cezaevlerindeki sorunlara, Hakkâri'den Van'a tedavi için giden Hikmet Çapraz’ın yaşadıklarına, gözaltına alınan ve ifadeye çağırılan gazetecilere, cezaevindeki Tayfun Kahraman’a ve İsias Otel davasına ilişkin açıklaması

Sezai Temelli

Muş Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 14. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Kasım 2025 · 529 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Sezai Temelli (DEM Parti), 6 Kasım 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÖK'ün kuruluş yıl dönümüne, hasta mahpuslara ve cezaevlerindeki sorunlara, Hakkâri'den Van'a tedavi için giden Hikmet Çapraz’ın yaşadıklarına, gözaltına alınan ve ifadeye çağırılan gazetecilere, cezaevindeki Tayfun Kahraman’a ve İsias Otel davasına ilişkin açıklaması); konuşma 529 kelime.

Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “YÖK'ün kuruluş yıl dönümüne, hasta mahpuslara ve cezaevlerindeki sorunlara, Hakkâri'den Van'a tedavi için giden Hikmet Çapraz’ın yaşadıklarına, gözaltına alınan ve ifadeye çağırılan gazetecilere, cezaevindeki Tayfun Kahraman’a ve İsias Otel davasına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 6 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2025-11-06-yok-un-kurulus-yil-donumune-hasta-mahpuslara-ve-cezaevlerindeki-sorun (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=138553

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SEZAİ TEMELLİ (Muş)Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün 6 Kasım, YÖK'ün kuruluş yıl dönümü. Biliyorsunuz, YÖK, 12 Eylül cuntasının faşizmi kurumsallaştırmak adına yapılandırdığı en önemli kurumlardan biri.

Tabii, YÖK hâlâ hayatta yani o zihniyet hâlâ kendini yaşatıyor ve o zihniyet yaşadığı sürece de Türkiye'de özerk, demokratik üniversiteden bahsetmek mümkün değil, zaten artık böyle bir üniversite de yok. Bilimsel özgürlüklerden de bahsetmek mümkün değil ve karşımızdaki üniversite tablosu artık çoraklaşmış bir tablodur ve Türkiye'nin bugün birçok sorununun çözümsüz kalmasında da bu bilim fukaralığının etkisi büyüktür.

YÖK'ten kurtulamadık, YÖK'ten kurtulamadık ama 12 Eylülün zihniyetinden de kurtulamadık çünkü 12 Eylülün zihniyeti sadece YÖK'le devam etmedi; birçok yapıda, birçok kurumda kendisini sürdüregeldi; bunlardan biri de tabii ki cezaevleri. "Cezaevleri" deyince, burada defalarca dile getirdiğimiz en önemli sorun, çok iyi bildiğiniz gibi, hasta mahpuslar sorunu.

Yine bir örnekten bahsedeceğim; bu vesileyle, aslında sayıları 1.600'ü geçmiş tüm hasta mahpusların ortak sorunundan bahsetmiş olacağım: Patnos L Tipi Cezaevinde bulunan Selahattin Öktem yirmi yıldır cezaevinde; 2 defa anjiyo oldu, artık yardımı almadan lavaboya bile gidemez hâlde, bu denli vahim bir durumu var, bu denli ciddi bir sorun içinde yaşıyor fakat hâlâ cezaevinde kalmaya devam ediyor. Neden? Çünkü hasta mahpusların durumuna çözüm getirecek bir adımı Adalet Bakanlığı hâlâ atmış değil.

Hem hasta mahpusların durumu hem idari gözlem kurullarının almış olduğu hatalı, yanlış kararlar hem cezaevlerinde kapasite sayılarının aşılmış olması, cezaevlerindeki hak ihlalleri, işkenceler; bütün bunlar ortada. Bütün bunlara karşı ne bekliyoruz? Onuncu yargı paketinden sonra iktidarın verdiği sözün yerine gelmesini bekliyoruz. Ne denmişti o zaman? "Evet, bu pakette infaza dair, bu konulara dair düzenlemeyi yetiştiremedik ama on birinci, on ikinci yargı paketlerinde bunları yetiştireceğiz, 1 Ekimde Meclis açıldığında bu konularda düzenleme yapacağız, 'infazda eşitlik' dediğimiz meseleyi gündemimize alacağız." Fakat şu anda ortada bir on birinci yargı paketi taslağı dolaşıyor, bunların hiçbirine dokunmadığını görüyoruz. Çağrımız şudur: Verdiğiniz sözün gereğini yapın, biran önce cezaevi sorununa çözüm üretecek bir yargı paketini Meclise getirin.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; mesele tabii, sadece cezaevinde hasta olmakla bitmiyor, dışarıda hastaysanız da meseleleriniz var. Mesela, bir örnek vereceğim: Hakkâri'den Van'a tedavi için giden bir yurttaşımız, Hikmet Çapraz. Neden? Çünkü Hakkâri'de doğru dürüst hastane yok. Muş'ta hastane yok, adı "hastane" diye bir bina var ama ona hastane demeye bin şahit lazım; içinde doktor yok, alet yok. Muş'ta bir hastane yapılıyor, Araştırma hastanesi olsun diyoruz; yok, olmasın diyorlar. Araştırma hastanesi olmadığı sürece Muş'ta, Hakkâri'de, Ağrı'daki hastanelerin sağlık sorunlarını giderme vasfını kazanması mümkün değil, bunu biliyoruz. Peki, Hikmet Van'a gidiyor, Van'a giderken yolda çevriliyor; kimlik kontrolü, bir, iki, üç... Ya, Hakkâri ile Van arası kaç defa kimlik kontrolü yapacaksınız? Derdiniz ne sizin? Adam hasta, hastaneye yetişmeye çalışıyor, beş saat gözaltında tutuyorlar, sonra bırakıyorlar. Bu nedir? Bu nasıl bir anlayıştır? Neyin kimlik kontrolünü yapıyorsun? Hikmet Çapraz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, artık bunu içinize sindirin. Kürt olması onun vatandaşlık haklarından yararlanmasına engel değil. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Sonra, işte, bu ülkede, yok "o bölücü" yok "bu ayrımcı..." Bölücü de sizsiniz, ayrımcı da sizsiniz çünkü vatandaşlar arasında bu ayrımcılığı, bu nefreti hâlâ yaşatıyorsunuz hem de bugünlerde.

Sayın Başkan, bitmiyor, tabii, sorunların bitmesi mümkün değil, hukuk talan ediliyor çünkü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gazetecileri gözaltına alıyor, Ruşen Çakır ve bir grup gazeteci ifadeye çağırılıyor. İfade gerekçeleri nedir?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

76 konuşma daha · 6 Kasım 2025

Günün kaydı →
76 konuşmanın tamamı →