Türkiye-ab karma parlamento komisyonunun batı trakya ziyaretiyle,müslüman türk azınlığın sorunları hakkında
Bursa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 123. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Temmuz 2005 · 471 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Dündar (AK Parti), 1 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE-AB KARMA PARLAMENTO KOMİSYONUNUN BATI TRAKYA ZİYARETİYLE,MÜSLÜMAN TÜRK AZINLIĞIN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 471 kelime.
Mustafa Dündar (AK Parti, Bursa). “Türkiye-ab karma parlamento komisyonunun batı trakya ziyaretiyle,müslüman türk azınlığın sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-dundar-22-2005-07-01-turkiye-ab-karma-parlamento-komisyonunun-bati-trakya-ziyaretiyle-muslu (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA DÜNDAR (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu üyesi milletvekilleriyle birlikte, Türkiye-Yunanistan Dostluk Grubu Başkanı olarak, 27 ve 28 Haziran 2005 günlerinde, bazı temaslarda bulunmak üzere Batı Trakya'yı ziyaret ettik. Bu ziyaret çerçevesinde tespitlerimizi, siz değerli milletvekilleri ve Türkiye kamuoyuyla paylaşmak üzere söz aldım.
Batı Trakyalı olmam vesilesiyle, başta Karma Parlamento Komisyonu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Aydın Dumanoğlu ve geziye katılan diğer arkadaşlar adına bu konuşmayı yapıyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gümülcine ve İskeçe'de gerçekleşen ziyarette, soydaşlarımızın seçmiş olduğu temsilcileri, dernek başkanları, seçilmiş müftüler, milletvekili, Yunan yetkililerle görüşmeler yapılmış ve soydaşların yaşamış oldukları köylerde birebir temaslarımız olmuştur.
Batı Trakya'da yapmış olduğumuz tespitler neticesi edinmiş olduğumuz izlenimleri anlatmadan önce, Türkiye'nin 3 Ekimde Avrupa Birliğiyle başlayacağı müzakereler öncesinde ziyaretin ne kadar isabetli olduğu aşikârdır. Daha müzakereler başlamadan, belirli çevrelerin, özellikle İstanbul'daki azınlıkları gündeme getirerek bazı taleplerde bulunmaları, Türk kamuoyunun dikkatini, İstanbul Rumlarının karşılığı olarak Yunanistan'da kalan Batı Trakya Türklerinin üzerine çevirmiş ve bu durum da, ziyaretin önemini bir kat daha artırmıştır.
Değerli milletvekilleri, heyet, yapmış olduğu ziyaret ve temaslar neticesi aşağıda anlatacağım sorunları tespit etmiştir.
Batı Trakya'da, etnik kimlik sorunu vardır. Yunan yönetimi, Lozan Antlaşmasında "Türk azınlık" ifadesinin bulunmadığını ileri sürerek, Batı Trakya azınlığını "Müslüman azınlık" olarak tanımlamaktadır.
Bu düşünceyle, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği ve Gümülcine Türk Gençler Birliği, isminde "Türk" kelimesi bulunduğu gerekçesiyle kapatılmıştır. En son, İskeçe Türk Birliğine, 1984 yılında açılan kapatma davasıyla kapanma kararı verilmiş ve Yunanistan Yargıtay Genel Kurulunun 7 Şubat 2007 tarihinde kapatılma kararını onanmasıyla sonuçlanmıştır.
Yerel yolların tükenmiş olması nedeniyle İskeçe Türk Birliği yetkilileri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gideceklerini ziyaretimizde bizlere bildirmişlerdir.
Bu konu, Yunanlar tarafından o kadar millî bir hassasiyetle takip edilmektedir ki, gezi süresinde, İskeçe'de Muzaffer Salihoğlu Azınlık Lisesinin 40 ıncı mezuniyet yılı törenlerinde, emekli olan bir Yunan öğretmenin plaketini alırken konuşmasında "azınlık lisesinde eğitim Elence ve Müslümanca yapılmaktadır" şeklindeki ifadesi komisyon üyelerince de müşahede edilmiştir.
Türkiye'deki Rum azınlık böyle bir sorun yaşamamakla birlikte, İstanbul'da Rum kelimesi rahatlıkla kullanılmaktadır. Örnek olarak, Balıklı Rum Hastanesi, Rum Zoğrafyon Lisesi gibi.
Avrupa Birliği üyeliğini kazanmış bir ülke olarak ve hâlâ insan hak ve özgürlüklerinde belirlenen kriterleri aşamayan Yunanistan Hükümetinin bu çağdışı tutumlarının Avrupa Birliği Parlamentosunda ne şekilde ele alınacağı konusunu doğrusu merak ediyoruz.
Yine, bu gezide tespit etmiş olduğumuz önemli bir sorun da, eğitim sorunudur. Batı Trakya'da eğitim kalitesi oldukça düşmüştür. Okullarda araç gereç eksikliği, Türkiye'den gelmesi gereken Türkçe kitapların ve öğretmenlerin zamanında Batı Trakya'ya girişlerine müsaade edilmemesi, eğitimin kalitesinin düşük olmasının temel gerekçeleridir.
Türkiye ile Yunanistan arasında varılan mutabakata göre, her yıl, karşılıklı olarak, azınlık ortaokul ve liselerine gönderilmesi kararlaştırılan 35 kontenjan öğretmenden ancak 16 öğretmene müsaade edilmektedir.
Yine, Yunanistan'da, zorunlu temel eğitim 9 yıl iken, azınlık okullarında 6 yıldır.
Yine, Türkiye'den gelmesi gereken 50 kitaptan, incelenmesi tamamlanan sadece 21'ine 2003 yılında müsaade edilmiştir. Oradaki öğrenciler, hâlâ, 1960'lı yıllardan kalan kitapları fotokopiyle çoğaltarak eğitimlerini sürdürmektedirler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 1 Temmuz 2005