İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 123. BİRLEŞİM · CUMA

Aile sorunları ve çözüm önerileri hakkında

Bayram Özçelik

Burdur Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 123. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Temmuz 2005 · 520 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bayram Özçelik (AK Parti), 1 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 520 kelime.

Bayram Özçelik (AK Parti, Burdur). “Aile sorunları ve çözüm önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ozcelik-22-2005-07-01-aile-sorunlari-ve-cozum-onerileri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; aile sorunları ve çözüm önerileri hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Ekonomik değerler, sosyal dengeler, ruhsal ihtiyaçlar ve daha sayamayacağımız birçok temel dinamik esaslar hep aileden alır gücünü. Bu noktadan hareketle denilebilir ki, ülkenin geleceğini belirleyen ve ülkenin olmazsa olmazı ailedir. Aile, sağlamlık derecesiyle milletlerin geleceğini şekillendirmek gibi zor bir görevi de üstlenmiştir. Aileyi oluşturan bireyler mikro seviyede 4-5 kişiyi geçmiyor gibi görünse de, aslında, bir ülke gibidir. Aile denilen bu ülkedeki huzur, istikrar, karşılıklı saygı, sevgi, hoşgörü, fikir özgürlüğü, bireysel ve toplumsal haklara riayet derecesine göre gelişebilir ya da aksi durumda, aile denilen ülkenin ekonomisi ve sosyal dengeleri altüst olur ve bir çıkmaza doğru hızla sürüklenmeye başlar. Aile denilen ülke bir kaosla karşı karşıyadır; artık, bu kaos, mahkeme koridorlarının soğuk duvarlarının şahitliğinde ve geride bıraktığı biryığın hatırayla sözde son bulur; ama, aslında, bu, bir son değildir, bir felaketin başlangıcıdır.

Boşanan bir ailenin bu ülkeye nasıl bu kadar zararı olabilir diye düşünenler için, yaş grubu ve cinsiyete göre boşanma yüzdesi incelendiğinde, boşanma olaylarının yaklaşık yüzde 58'inin 25 ve 39 yaş grubu erkeklerde, 20 ve 34 yaş grubu kadınlarda meydana geldiği görülmektedir. Sadece bu istatistikî veriden yola çıkarak, bakın nasıl dehşete düşürücü sonuçlara ulaşıyoruz; yani, bu bize nasıl bir mesaj verir ya da vermelidir; işte film burada kopuyor.

Yaşları 25 ve 39 arasında değişen bu insanlar, hayatlarının en önemli ve en verimli çağında, hayatları boyunca karşılaşabilecekleri en önemli duygusal buhranla karşı karşıya kalınca, otomatikman, üretkenlik ve verimlilik noktasında bu ülkenin ekonomik dengelerini etkilemeye başladıkları gibi, ruhsal sarsıntıları nedeniyle, karşı cinse kin ve öfke duyarak, toplumsal çatışma ya da cins ayırımcılığı noktasına işi götürebiliyor ve yeni evlenecek insanlar üzerinde de evliliğe karşı olumsuz fikirlere yol açabiliyor.

Boşanmalar, sadece erkek yönüyle değil, aynı zamanda, kadınların etkilemesiyle de tedavisi imkânsız yaralar açıyor. 20-34 yaş grubu arasında yer alan kadınlar da boşanma sonrası, ekonomik ve ruhsal dengeler açısından, bu ülkenin asla gözardı edilemeyecek önemli problemlerinin arasına giriyor.

Evlilik süresine göre boşanma yüzdesi incelendiğinde, Türkiye'de, boşanmaların yüzde 44,89'u evliliğin ilk beş yılında meydana geldiği görülmekte; bu sonuç da, bizi, evliliğin, bireyler arasında iletişim noktasında sağlıklı hale gelebilmesi için, zamana ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.

Nedenlere göre boşanma yüzdesinin son on yıllık trendi incelendiğinde, Türkiye'deki boşanmaların en önemli nedeninin geçimsizlik olduğunu ve boşanma davalarının son on yılda yüzde 72 arttığını da görmekteyiz.

Özellikle, erkeklerin büyük paralara kavuştuklarında, kadınların ise yoksulluk içinde yaşamak zorunda kaldıklarında boşandıkları da elde edilen şaşırtıcı sonuçlardandır. Boşanma nedeni olarak ikinci ve üçüncü sırada ise, terk ve zina gelmektedir.

Yukarıdaki sebepler nedeniyle evlilik sorunları yaşayan bir çiftin, anne-baba olarak da çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilmeleri zordur. Anne ya da baba, ayrı ayrı, çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kursalar bile, birlikte, çocuklarına karşı tutarlı, dengeli tutum ve davranışlar sergilemekte güçlük çekiyorlar.

Son zamanlarda, Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarımız arasında da boşanmaların arttığını görüyoruz. Almanya'da, evlenen çiftlerin yüzde 50'si boşanıyor. Almanya'daki vatandaşlarımızından 1993 yılında 156 425 çift boşanırken, 2003 yılında 213 975 çift boşandı. Her yıl, dikkatinizi çekiyorum, her yıl 170 000 çocuk, boşanma ve ayrılmalar yüzünden ebeveynlerinin birinin yanında kalıyor. Araştırmaya göre, her 7 çocuktan 1’i, anne-babadan birinin yanında yetişiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 1 Temmuz 2005

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook