İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 34. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay başkanlığı, anayasa mahkemesi başkanlığı) birinci tur

Mustafa Duru

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 34. Birleşim · 5. yasama yılı · 16 Aralık 2006 · 954 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Duru (AK Parti), 16 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (TBMM,RTÜK,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI, ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI) BİRİNCİ TUR); konuşma 954 kelime.

Mustafa Duru (AK Parti, Kayseri). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay başkanlığı, anayasa mahkemesi başkanlığı) birinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-duru-22-2006-12-16-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-tbmm-rtuk-cumhurbask (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b034/tbmm221410340008.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA DURU (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 2007 mali yılı bütçesi bünyesinde yer alan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu bütçesiyle ilgili olarak AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle, yüce Meclisi Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, sorumlu olduğu görev alanı itibarıyla ülkemizin stratejik kurumlarından biri olma özelliğine sahiptir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; karasal bazda, ülkemizde, 23 ulusal, 16 bölgesel ve 214 yerel olmak üzere toplam 253 televizyon kuruluşu; 36 ulusal, 100 bölgesel, 951 yerel olmak üzere de 1087 radyo kuruluşu bulunmaktadır. Bunların dışında, çeşitli illerde, kablo üzerinden 65 kuruluş » televizyon yayını yapmaktadır. Bir kuruluş da uydu platform işletmecisi olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Uydu üzerinde televizyon yayını yapan 91, radyo yayını yapan da 48 radyo kuruluşu bulunmaktadır. Bu kuruluşların yasaya uygun yayın yapıp yapmadıkları Radyo ve Televizyon Üst Ku

p rulu tarafından denetlenmektedir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, kamuoyunun ve yüce Meclisin üyelerinin şikâyetlerine neden olan yayınların da daha sıkı denetlenmesine yönelik olarak da çalışmalar yapmaktadır. Bu kapsamda, Türkiye'de yayın yapmakta olan bütün yerel ve bölgesel yayın kuruluşlarını da, ulusal yayın kuruluşları gibi Ankara'daki merkezden takip etmektedirler. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ve TÜBİTAK'ın iş birliğiyle yürütülmekte olan bu takip, bu projenin hayata geçirilmesi hâlinde - yayın denetiminin daha etkili hâle getirilmesinin, daha az sayıda uzmanla daha fazla yayının denetlenmesinin- böylece kamuoyunun yayınlarla ilgili bütün şikâyetlerinin takip edilebilmesi mümkün olacaktır.

Türk Telekomünikasyon Kurumunun verilerine göre, ülkemizde, yaklaşık olarak beş milyonun üzerinde çanak anten olduğu ifade edilmektedir. Uydu kanalıyla, çanak antenlerle alınabilen yurt dışı kaynaklı yüzlerce sakıncalı yayın evlerimize serbestçe ulaşmaktadır. Çanak antenler, gelişmemiş yörelerde daha yaygın olarak kullanılmakta ve bu yayınlar çoluk çocuk herkes tarafından izlenmektedir. Bu yayınları izleyebilmek için gereken şifre çözücüler, piyasada, hiçbir kısıtlama olmaksızın satılmaktadır. Yalnızca ülkemizde yayın yapan radyo ve televizyonları denetlemekte görevli olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun çanak antenlerle iletilen yurt dışı kaynaklı yayınları denetlemesi veya önleyebilmesi hukuken de, teknik olarak da mümkün değildir. Bu konuda, İçişleri Bakanlığı tarafından veya ilgili kurullar tarafından gerekli tedbirlerin alınmasını özellikle temenni ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yazılı ve görsel basın, demokrasimizin, demokratik toplumların vazgeçilmez, olmazsa olmaz kurumlarındandır. Ancak, kültürel yaşamımızın, toplumsal yaşamımızın, manevi değerlerimizin ve günlük yaşam değerlerimizin, maalesef, ulusal veya mahallî televizyon veya basın yoluyla aile yapımız ve ahlaki değerlerimiz tahrip edilmektedir. Bazı ulusal televizyonlar, millî ve manevi değerlerimizle, sözde yarışma programı adıyla toplumumuzun değerlerini tahrip etmektedirler. Bu tür kurum ve kuruluşların tek amacı ve gayesi reyting yapmaktadır. Türk milleti var olduğundan beri kullanmakta olduğumuz güzel Türkçemiz dejenere edilmekte, tahrip edilmektedir. Bu kurum ve kuruluşların başında olan yönetenler veya sahiplenenler, Türk dili, Türkçemiz ve manevi kültürel değerlerimizle hiçbir bağı yok gibi davranmakta, tek gaye ve amaç olarak da reklam gelirleri ve reyting düşünülmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; etik ve kültürel değerlerimizi tahrip eden bu anlayış, maalesef, ahlaki dejenerasyona da sebep olmaktadır. Bazı programlarda yayınlanan aile içi konular seyirciyle diyalog kurma adına istenmeyen birçok olaya sebep olmakta, hatta cinayetler işlenmektedir. Bu tür programları yapanlar, acaba bu olayların neticelerinden dolayı vicdani sorumluluk adına neler yapıyorlar? Şahsen ben ve bütün Türk milleti bu konuları merak etmekte ve kınamaktadır. Televizyon yayınları konusunda gerçekten halkımız çok şikâyetçi. Burada, şikâyetçi olduğu konuları tek tek söylemekten inanın ki üzüntü ve hicap duyuyorum. Şikâyet edilen o kadar çok program var ki...

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun, ekranları işgal eden bu kötü ve çirkin yayınlarla mücadele konusunda gerekli kanuni düzenlemelerin yaptırım ve caydırıcılık gücünün artırılması gerekmektedir. Eğer, bu konuyla ilgili olarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulumuzun Yasası'nda bir eksiklik veya noksanlık varsa, en kısa zamanda düzenlenmesi yapılmalıdır.

Bizler, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak hiçbir zaman ekranların karartılmasını isteyen bir anlayışta olmadığımız gibi, ekranların ve medyanın ak bir görüntü vermesini arzu etmekteyiz. Türk halkının televizyon programları konusunda seçiciliğinin artırılması için çalışmalar yapılmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çocuklarımız en değerli varlıklarımızdır. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın içerisinde büyüyüp, geliştikleri ortamı en uygun hâle getirmek, ailelerin ve bizlerin en önemli görevimiz ve sorumluluğumuzdur. Eğer çocuklarımızın fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişmeleri için uygun şartları sağlayamazsak, elverişli ortamı yaratamazsak, geleceğe de güvenle bakamayız.

Çocuklar, içinde yaşadıkları toplumun sahip olduğu değerleri geleceğe taşırlar. Çocuklarımıza değerlerimizi öğretmezsek, zamanla, sahip olduğumuz toplumsal hassasiyetlerimizi de kaybederiz. Çocukların daha iyi yetişmeleri için yapılan bütün çalışmalar, atılan bütün adımlar aynı zamanda toplumun geleceği içindir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yaptığı kamuoyu araştırmalarına göre, ülkemizde yetişkinler günde ortalama beş buçuk saat, çocuklar ise üç saat televizyon izlemektedirler. Çocuklar program seçimlerini bağımsızca yapabilmekte, ebeveynler çocukların program seçimine genellikle müdahale etmemektedirler. Pek çok çocuğun odasında televizyon bulunmaktadır. Bu nedenle, çocuklar televizyon karşısında etkiye en açık, en hassas grubu oluşturmaktadırlar. Çocuklar televizyon programlarındaki karakterleri örnek almakta, programlarda izledikleri olumsuz davranışları ya taklit etmekte ya da zamanla bu davranışları kanıksamaya başlamaktadırlar. Bu bakımdan, televizyon programlarının çocukların hassasiyetleri ve yararları gözetilerek hazırlanması önem taşımaktadır. 3984 sayılı Yasa'nın "Yayın İlkeleri"nin 4'üncü maddesinin (z) bendine göre, gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden programların, bunların seyredilebileceği zaman ve saatlerde yayınlanmaması esastır. Yayın ilkelerini ihlal eden kuruluşlar Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından önce uyarılmakta, ihlalin tekrarı hâlinde kuruluşlara 1 ile 12 kez arasında program durdurma cezası verilmekte, ihlalin devamı hâlinde idari para cezası uygulanmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANEfendim, bir dakikada konuşmanızı tamamlar mısınız.

MUSTAFA DURU (Devamla)Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, yasa hükümlerine aykırı yayın yapan kuruluşlara müeyyide uygulamasına yönelik kararlar almaktadır. Ancak, mevcut müeyyidelerin yayın kuruluşları açısından ne kadar caydırıcı olduğu tartışmalıdır.

Radyo ve televizyon programları konusunda yayın kuruluşları ve RTÜK kadar, izleyiciler de sorumluluk taşımaktadırlar, çünkü, şikâyet edilen ve bilhassa çocuklar için zararlı programlar, aynı zamanda en çok izlenen programlardır. Bu nedenle, izleyicilerde seçicilik yaratılması, bilinç oluşturulması önemlidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2007 mali yılı bütçesinin ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini diliyor, hepinize saygı ve sevgiler sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 16 Aralık 2006

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook