2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mahkemesi)birinci tur
Kayseri Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 32. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Aralık 2005 · 845 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Duru (AK Parti), 15 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(TBMM,RTÜK,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAHKEMESİ)BİRİNCİ TUR); konuşma 845 kelime.
Mustafa Duru (AK Parti, Kayseri). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mahkemesi)birinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-duru-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-tbmm-rtuk-cumhurbaskanligi-sayista (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA DURU (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 2006 malî yılı bütçesi bünyesinde yer alan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Bütçesiyle ilgili olarak AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle, Yüce Meclisi Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, sorumlu olduğu görev alanı itibariyle ülkemizin en stratejik kurumlarında biri olma özelliğine sahiptir. Bilindiği gibi, içinde bulunduğumuz 2005 yılının temmuz ayında, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ortak iradesiyle Anayasamızda ve kurum yasasında gerekli değişiklikler yapılmıştır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, çok şükür ki, anayasal bir kurum haline getirilmiştir. Yeni Üst Kurul üyeleri de Yüce Meclisin iradesiyle seçilmiş ve görevlerine başlamışlardır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizde 24 ulusal, 16 bölgesel ve 213 yerel olmak üzere toplam 253 televizyon kuruluşu; 36 ulusal, 102 bölgesel, 952 yerel olmak üzere de 1 090 radyo kuruluşu bulunmaktadır. Bunların dışında, çeşitli illerde kablo üzerinden 66 kuruluş televizyon yayını yapmaktadır. 1 kuruluş da uydu platform işletmecisi olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Uydu üzerinden televizyon yayını yapan 87, radyo yayını yapan da 48 radyo kuruluşu bulunmaktadır. Bu kuruluşların yasaya uygun yayın yapıp yapmadıkları Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından denetlenmektedir.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, kamuoyunun ve Yüce Meclis üyelerinin şikâyetlerine neden olan yayınların da daha sıkı denetlenmesine yönelik olarak da çalışmalar yapmaktadır. Bu kapsamda, Türkiye'de yayın yapmakta olan bütün yerel ve bölgesel yayın kuruluşlarını da, ulusal yayın kuruluşları gibi Ankara'daki merkezden takip edebilmelerine yönelik bir proje, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ve TÜBİTAK'ın işbirliğiyle yürütülmektedir. Bu projenin hayata geçirilmesi halinde, yayın denetiminin daha etkili hale getirilmesinin, daha az sayıda uzmanla daha fazla yayının denetlenmesinin, böylece kamuoyunun yayınlarla ilgili bütün şikâyetlerinin takip edilebilmesi mümkün olabilecektir.
Türk Telekomünikasyon Kurumunun verilerine göre, ülkemizde yaklaşık 5 000 000 çanak anten olduğu ifade edilmektedir. Uydu kanalıyla iletilen ve çanak antenlerle alınabilen yurtdışı kaynaklı yüzlerce sakıncalı yayın evlerimize serbestçe ulaşmaktadır. Çanak antenler, gelişmemiş yörelerde daha yaygın olarak kullanılmakta ve bu yayınlar çoluk çocuk herkes tarafından izlenmektedir. Bu yayınları izleyebilmek için gereken şifre çözücüler, piyasada hiçbir kısıtlama olmaksızın satılmaktadır. Yalnızca ülkemizde yayın yapan radyo ve televizyonları denetlemekte görevli olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun çanak antenlerle iletilen yurtdışı kaynaklı yayınları denetlemesi veya önleyebilmesi hukuken de teknik olarak da mümkün değildir. Bu konuda, İçişleri Bakanlığı tarafından veya ilgili kurumlar tarafından gerekli tedbirlerin alınmasını özellikle temenni ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yazılı ve görsel basın, demokrasimizin, demokratik toplumların vazgeçilmez, olmazsa olmaz kurumlarındandır. Ancak, kültürel yaşamımızın, toplumsal yaşamımızın, manevî değerlerimizin ve günlük yaşam değerlerimizin, maalesef, ulusal veya mahallî televizyon veya basın yoluyla aile yapımız ve ahlakî değerlerimiz tahrip edilmektedir. Bazı ulusal televizyonlar, millî ve manevî değerlerimizle, sözde yarışma programı adıyla toplumumuzun değerlerini tahrip etmektedir. Bu tür kurum ve kuruluşların tek amacı ve gayesi reyting yapmaktır. Türk Milleti var olduğundan beri kullanmakta olduğumuz güzel Türkçemiz dejenere edilmekte, tahrip edilmektedir. Bu kurum ve kuruluşların başında olan yönetenler veya sahiplenenler, Türk Dili, Türkçemiz ve manevî, kültürel değerlerimizle hiçbir bağı yok gibi davranmakta, tek gaye ve amaç olarak da reklam gelirleri ve reyting düşünülmektedir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; etik ve kültürel değerlerimizi tahrip eden bu anlayış, maalesef, ahlakî dejenerasyona da sebep olmaktadır. Bazı programlarda yayınlanan aile içi konular, seyirciyle diyalog kurma adına, istenmeyen birçok olaya sebep olmakta, hatta cinayetler işlenmektedir. Bu tür programları yapanlar, acaba, bu olayların neticelerinden dolayı vicdanî sorumluluk adına neler yapıyorlar; şahsen ben ve bütün Türk Milleti, bu konuları merak etmekte ve kınamaktadır. Televizyon yayınları konusunda, gerçekten halkımız çok şikâyetçi. Burada, şikâyetçi olduğu konuları tek tek söylemekten, inanın ki, üzüntü duyuyorum; şikâyet edilen o kadar çok program var ki!
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun, ekranları işgal eden bu kötü ve çirkin yayınlarla mücadele konusunda da gerekli kanunî düzenlemelerinin yaptırım ve caydırıcılık gücünün artırılması gerekmektedir. Eğer, bu konuyla ilgili olarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yasasında bir eksiklik veya noksanlık varsa, en kısa zamanda düzenlemesi yapılmalıdır.
Bizler, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak, hiçbir zaman ekranların karartılmasını isteyen bir anlayışta olmadığımız gibi, ekranların ve medyanın ak bir görüntü vermesini arzu etmekteyiz. Türk Halkının televizyon programları konusunda seçiciliğinin artırılması için çalışmalar yapılmalıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yıllardır yapamadığı frekans ihaleleri hâlâ yapılamamıştır. Bu ihalelerin yapılamamasından dolayı, ülkemiz kaynakları yıllardır heba edilmektedir. Bu kaynakların parasal büyüklükleri milyarlarca YTL ile ifade edilmektedir. Bu paralar anılan kuruluşlardan alınamamıştır; fakat, bu güzel ülkemin, dış kaynaklardan ve malum iç rant çevrelerinden yüzde 100'e varan faizlerle borçlanmasına sebebiyet verilmiştir. Bu borçlanmaların vebalini acaba kimler üzerine alacak ve hesaplarını nasıl vereceklerdir?
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son olarak da, TRT kurumu hakkında birkaç söz söylemek istiyorum.
Maalesef, TRT, şişirilmiş kadrosuyla, atıl hale gelmiş çalışanlarıyla, Türk Milletinin istediği çalışma performansını gösterememektedir. Halen, Genel Müdürlük için teklif edilen değerli Genel Müdür adayımızın kararnamesi Cumhurbaşkanınca geri gönderilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın duru, konuşmanızı tamamlayınız.
MUSTAFA DURU (Devamla)Kurum bir kaos ortamına çekilmekte ve geri gönderme sebebi olarak da, basından öğrendiğimize göre, Yüce Meclisin seçmiş olduğu bir üyenin yaş sebebi ileri sürülmektedir. Bu konuda endişelerimi ifade etmekten üzüntü duymaktayım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 malî yılı bütçesinin Türk Milletine hayırlar getirmesini diliyor, AK Parti ve şahsım adına hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
45 konuşma daha · 15 Aralık 2005